Alfa lipoik asit ve l-karnitinin sinerjistik etkisinin flep yaşayabilirliğini arttıran klasik yöntemlerle karşılaştırılması
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Ali Gökkaya
Abstract (TR)
Plastik cerrahinin temel unsurlarından biri rekonstrüktif cerrahidir. Rekonstrüktif cerrahi kaybedilmiş bir dokunun bir benzeri ile tekrar yapılandırılma işlemini tanımlar. Bu noktada tüm plastik cerrahların ortak fikri kaybedilmiş dokunun fonksiyon ve doku özellikleri bakımından en yakın dokular kullanarak onarılmasıdır. Flep ile doku defektlerinin onarımında en büyük problemlerden biri, defekt olan bölgeyi kapatmak amacıyla hazırlanan fleplerin ön görülemeyen kayıplarıdır. Bu kayıpları engellemek ya da minimize etmek için çok çeşitli yöntemler öne sürülmüş ancak altın standart sayılabilecek ortak bir fikre ulaşılamamıştır. Oksijen radikallerinin yarattığı hasarın engellenmesi adına antioksidan ajanların kullanımı özellikle nörolojide iskemi temelli hastalıkların yarattığı dejenerasyonun engellenmesi, genel cerrahide barsak damar tıkanıklıkları sonrası oluşan hasarın geri döndürülmesi, ürolojide ise infertile tedavisi için üstüne düşülmüş bir konudur. Ancak cilt fleplerinin kan akışında azalma sonrası ortaya çıkan kayıpların engellenmesi için antioksidanların kullanımı sıklıkla araştırılmış bir konu değildir. Araştırmamızdaki amaç sıçan sırtlarında hazırlanacak Mcfarlane fleplerine oksijen radikal hasarını engellemek amacıyla güçlü antioksidan maddeler olan l- carnitin ve alfa lipoik asidin (ALA) lokal enjeksiyonu sonrası uygulamanın flep yaşayabilirliğine olası olumlu etkilerini araştırmaktır. Çalışmamızda 49 adet dişi, erişkin, 250 – 350 gr ağırlığında Wistar Albino sıçan kullanıldı. Denekler kontrol, flep delay-1, delay-2, antioksidan -1, antioksidan – s, prp – 1 ve prp – s olmak üzere 7 gruba bölündü, her grupta 7 denek olacak şekilde eşit bölüştürme yapıldı. Delay – 1 ve Delay – 2 gruplarının sırtında tasarlanan Mcfarlane flebinin her iki longitudinal kenarı boyunca panniculus karnosusu da içerecek şekilde tam kat kesiler yapıldı, flepler tabanlarından ayrılmadı. 1 hafta beklendikten sonra diğer gruplarla beraber tüm grupların sırtlarında planlanmış Mcfarlane flepleri panniculus carnosusu da içerecek şekilde tam kat kaldırılıp yerlerine iade edildi. Ardından PRP – 1 ve PRP-S grupları fleplerine PRP enjeksiyonu, antioksidan – 1 ve antioksidan – s grubuna 200mg/kg l-karnitin ve 100mg/kg alfalipoik asit enjekte edildi. Delay – 1 ve delay – 2 gruplarına enjeksiyon yapılmadı. Ayrıca PRP – s, antioksidan – s ve delay – 2 grupları flep tabanlarına silikon tabaka yerleştirilerek tabandan kanlanma, vaskülarizasyon engellendi. Ratlar 1, 3 ve 7. günlerde takip edildi, 7. günün sonunda sakrifiye edilerek makroskopik değerlendirme için fotoğraflama yapıldı, histopatolojik değerlendirme için fleplerin sağlıklı doku – nekroz geçiş alanlarından 1,5 cm çaplı tam kat cilt biopsileri alındı. Biopsilerde hematoksilen eosin ve masson 3'lü boyama ile inflamatuar hücre, fibroblast ve kollajen yoğunlukları ölçüldü. Ayrıca yeni damar oluşumunu tespit etmek üzere vasküler endoteliyal büyüme faktörü (VEGF) immün boyaması yapıldı. Çalışma sırasında prp – 1 ve prp – s gruplarından birer denek kaybedildi. Diğer denekler çalışmayı iyi tolere etti. Çekilen fotoğraflarda AutoCad ve Photoshop programları ile yaşayan flep alanının toplam flep alanına oranı yapıldı. Tüm elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirildi. Delay uygulanan ve antioksidan enjeksiyonu yapılan gruplarda kontrol grubuna oranla yaşayan flep alanında istatistiksel olarak anlamlı artış tespit edildi. PRP uygulanan gruplarda ise istatistiksel fark bulunmadı. Cerrahi delay fenomeni halen en sık kullanılan ve en başarılı sonuç veren, flep yaşayabilirliğini arttırmakta kullanılan bir yöntemdir. Ancak iki aşamalı operasyon ihtiyacı, ilk operasyon sonrası takiplerde enfeksiyon, ağrı, rutin pansuman ihtiyacı, uzun takip süresi, akut durumlarda kullanılamaması dezavantajlarıdır. ALA ve L-karnitinin uygulama kolaylığı, kolay temin edilebilir olması, ek cerrahi gereksinimi olmaması ve güvenilirliği nedeniyle geniş kullanım alanına sahip olabilir. Bu çalışmada ALA ve L-karnitinin random kan akımına sahip flep modellerinde flep yaşayabilirliğinde artış yarattığı gösterilmiştir.
Author
Dr. Jehat Kızılkan
Institution
How to Cite
Jehat Kızılkan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Alfa lipoik asit ve l-karnitinin sinerjistik etkisinin flep yaşayabilirliğini arttıran klasik yöntemlerle karşılaştırılması, 2019, Bolu Abant Izzet Baysal University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bolu Abant Izzet Baysal University
- Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının demokratik katılım düzeyleri ve demokratik katılıma ilişkin görüşleri(2023)
- Modernleşme ve toplumsal değişim bağlamında Türk ordusunun sosyolojik analizi(2025)
- Seçim kampanyalarında amerikanlaşmanın seçmenin oy verme davranışına etkisi-Düzce örneği(2025)
- Zihinsel yetersizliği olan öğrencilere çarpma öğretiminde somut-yarı somut-soyut öğretim stratejisinin etkililiği(2016)
- Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre sorunlarına ilişkin görüşlerinin farklı teknikler kullanılarak tespit edilmesi(2010)
- Mühimme Defterleri'nde Bolu Sancağı ve Bolu'da eşkıyalık ( H961-993, M 1553-1585)(2010)
