Antenatal hidronefroz tanısı alan olguların postnatal izlem bulgularının değerlendirilmesi
2016
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Yılmaz Tabel
Özet (TR)
Antenatal dönemde ultrasonografinin (US) kullanımının yaygınlaşması ile hidronefrozlu olguların tanınmasında dramatik değişiklikler olmuştur. Antenatal hidronefroz (AH) tanısı alan bir olguda hastalığın gidişi daha çok alta yatan tanı ile ilişkilidir. Burada öncelikli olan acil cerrahi girişim gerektiren hidronefroz (HN) olgularını belirlemektir. Diğer önemli bir nokta uzun dönem izlem veya elektif şartlarda cerrahi girişim gerektiren HN olgularını minimal invaziv görüntüleme ve girişim gerektiren geçici HN olgularından ayırt etmektir. Bu çalışmada antenatal dönemde sonografik olarak pelvikaliksiyel dilatasyon saptanan hastalarda üriner sistem malformasyonlarının tedavisinde erken tanının önemini belirlemek, ayrıca ürolojik malformasyonların saptanmasında antenatal ultrasonografik değerlendirmenin önemini belirlemek yanında bu hastaların izleminde kullanılmakta olduğumuz tanı ve tedavi protokolünü etkinliğini yeniden değerlendirmeyi amaçladık. Bu çalışmaya 2012-2015 yılları arasında AH tanısı ile başvuran ve takip-tedavi edilen toplam 250 hasta alınmıştır. Antenatal US ile fetal böbrek ön-arka pelvis çapları gebeliğin 2. trimesterinde 4 mm ve üzeri, 3. trimesterde 7 mm ve üzeri olgular antenatal hidronefroz olarak kabul edilmiştir. Gebelik haftası bilinmeyen olgularda ise herhangi bir prenatal US'de pelvis ön-arka çapları 7 mm ve üzeri olanlar antenatal HN olarak kabul edilmiştir. Postnatal ilk 4-6 hafta içerisinde kontrol üriner sistem ultrasonografisi olan ve pelvis ön-arka çapı 7 mm ve üzeri olan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Etkilenmiş her bir böbrek bir ünite olarak adlandırıldı ve sonuçta toplam 333 böbrek ünitesi izlenmiştir. Hastalar US, miksiyosistoüreterografi (MSUG) ve gerekli görüldüğünde diğer görüntüleme yöntemleri ile izlenmişlerdir. Hastaların 196'sı (%79) erkek, 54'ü (%21) kız olup erkek/kız oranı 3.6 olarak bulundu. Tüm hastalar yenidoğan döneminden itibaren izlenmiş olup ortalama izlem süresi 26.38±4.62 ay (en az 3, en fazla 36 ay) olarak saptandı. İki yüz elli olgunun postnatal dönemde 144'ü (%57.6) normal olarak değerlendirilirken, 106'sında (%42.4) ise ürolojik bir patoloji saptandı. Normal saptanan 144 olgunun 126'sı (%50.4) geçici pelviektazi, 18'i (%7.2) ise ekstrarenal pelvis olarak değerlendirildi. Ürolojik patoloji tespit edilen olguların 67'si (%26.8) üreteropelvik darlık (UPD), 29'u (%11.6) vezikoüreteral reflü (VUR), 5'i (%2) üreterovezikal darlık (UVD), 3'ü posterior üretral valv (PUV) (%1.2), 1'i polikistik böbrek hastalığı (PBH) (%0.4), 1'inde ise multikistik displastik böbrek (MDB) (%0.4) saptandı. Çalışmamızda VUR tespit edilen olguların 7'sine subüreterik enjeksiyon ve 3'üne üreteroneosistostomi uygulanmıştır. Geri kalan 19 olgu ise izlemde kendiliğinden normale dönmüştür. Obstrüktif hastalık saptanan 75 olgunun 23'ü (%30.6) opere edilmiş, 20'si (%26.7) aynı tanı ile izleme devam edilmiş ve 32 (%42.7) hasta izlemde normle dönmüştür. OÜ nedeniyle opere edilenlerden 19 (%82.6) olguya piyeloplasti, 3 (%13.1) olguya PUV rezeksiyonu ve 1 (%4.3) olguya UVD cerrahisi uygulanmıştır. Sonuç olarak antenatal hidronefroz tanısı alan bir olguda hastalığın gidişi daha çok alta yatan patoloji ile ilişkilidir. Günümüzde kolaylıkla uygulanabilen antenatal ultrasonografinin tüm gebelere uygulanması üriner sistem patolojilerinin çok erken dönemde saptanmasında önemlidir. Üriner sisteminde dilatasyon saptanan bebeklerin postanatal yaşamlarının birinci haftasından itibaren seri US ve diğer radyolojik görüntüleme yöntemleri ile değerlendirilmesi üriner sisteme ait mevcut patolojinin erken dönemde tanınmasını sağlayacaktır. Ayrıca AH tanılı bebeklerden OÜ tanısı alanlar US ile kolaylıkla anlaşılsa da VUR için bunu söylemenin oldukça zor olduğunu düşünmekteyiz. Bundan dolayı AH'lu olguların postnatal İYE takibiyle VUR'un erken dönemde tanınmasında ve gereksiz radyasyon içeren tetkiklerin azaltılmasında önemi olduğunu düşünmekteyiz.
Yazar
Dr. Filiz Demir Şahin
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Filiz Demir Şahin (Tıpta Uzmanlık Tezi). Antenatal hidronefroz tanısı alan olguların postnatal izlem bulgularının değerlendirilmesi, 2016, İnönü University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İnönü University tezlerinden daha fazlası
- Pediatri hemşirelerinin terapötik oyuna yönelik bilgi, görüş ve uygulamaları(2017)
- Deneysel periodontitis oluşturulmuş ratlarda pistacia eurycarpa yalt uygulamasının periodontal kemik yıkımı ve oksidatif stres üzerine etkilerinin incelenmesi(2021)
- Normal doğum inancı düşük olan primipar gebelere yapılan motivasyonel görüşmelerin medikal ve doğal doğum inancına etkisi(2022)
- Epilepsi tanılı çocuk hastalarda genetik etiyolojinin hedeflenmiş yeni nesil dizi analizi verilerine dayanarak retrospektif olarak araştırılması(2022)
- İbn Hacer el-Heytemî ve el-Fethu'l-Mubîn bi-Şerḥi'l-Erbaʿîn isimli eserindeki şerh metodu(2022)
- Bipolar bozukluk tanılı hastaların mani ve remisyon dönemlerindeki serum BDNF, S100B düzeylerinin sağlıklı gönüllülerle karşılaştırılması ve sonuçların nöropsikolojiktestlerle değerlendirilmesi(2022)
