Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Ateroskleroz belirteci olarak epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ile dejeneratif (kalsifik) aort kapak hastalığı arasındaki ilişki

2011
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Bahri Akdeniz

Özet (TR)

Giriş ve Amaç:. Epikardiyal yağ dokusu (EYD) diğer visseral adipoz doku ile aynı embriyojenik tabakadan köken alan kalbin enerji gereksinimine katkı sağlayan, mekanik olarak kalbi koruyan ve adiponektin, leptin gibi hormonları salgılayan aktif bir dokudur. Yapılan çalışmalarda koroner arter hastalığı, obezite, hipertansiyon, insulin direnci gibi klinik durumlarla ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Metabolik sendromu öngördürmekte antropometrik ölçümlerden daha değerli olduğu saptanmıştır . Dejeneratif ( kalsifik ) aort kapak hastalığı( DKAKH ) aort darlığı etiyolojisinde görev alan temel unsurlardan biridir. Yaşlanmayla birlikte sıklığı artar. Ateroskleroz oluşumuna benzer bir inflamatuar gelişim süreci gösterdiği saptanmıştır. Çalışmamızın amacı epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ile aort kapak dejenerasyonu (kalsifikasyonu) arasındaki ilişkiyi incelemektir.Materyal ve Metodlar: Çalışmamıza yeni tanı konulmuş veya bilinen dejeneratif aort darlığı (DAD) olan ve Doppler ekokardiyografide aort zirve akım hızı 1.7 m/sn'nin üzerinde olan hastalar dahil edilmiştir. İki boyutlu ekokardiyografi görüntüsü net olan hastalar çalışmaya alınmıştır. Görüntüsü net olmayan hastalar çalışmadan çıkarılmıştır. Çalışmaya hastanemiz kardiyoloji bölümü ekokardiyografi laboratuvarında DAD saptanan ardışık 51 hasta dahil edilmiştir.Yaş ve cinsiyet olarak DAD saptanamayan 33 olgu kontrol grubu olarak seçilmiştir.Olgular HP HD 211( Philips Hollanda) Ekokardiyografi cihazı ve 2,5 MHz ekokardiyografi probu ile değerlendirildi. EYD kalınlığı iki boyutlu ekokardiyografik yöntemle parasternal uzun eksen görüntüde kalbin hem sistol hem de diyastol fazında, hem de en geniş olduğu yerden, aortik anulusun referans kabul edilerek çizilen dik doğrunun geçtiği sağ ventrikül serbest duvar ile perikard arasındaki kalan EYD dansitesi ile uyumlu hiperekojen alandan ölçüm yapıldı. Aort kapağı iki boyutlu ekokardiyografik yöntemle parasternal uzun-kısa eksen ve apikal görüntülerde incelendi. Kapak açıklığı parasternal uzun eksende M-mode yöntemle belirlendi. Parasternal uzun eksende iki boyutlu yöntemle sol ventrikül çıkım yolu (LVOT) çapı ölçüldükten sonra aort kapağının zirve akım hızı sürekli akım doppler ve LVOT velositesi nabız dalga doppler ile ölçüldüBulgular: Çalışmaya alınan hasta ve kontrol grupları arasında EYDD arasında anlamlı fark saptanmadı.( p=0,621). Benzer şekilde hasta ve kontrol grupları arasında EYDS açısından da fark gözlenmedi ( p=0,767). Ayrıca EYDM ölçümleri de hasta ve kontrol grupları arasında farklı değildi ( p=0,775). Bel çevresi ve VKİ gibi antropometrik ölçümler ile EYD arasında anlamlı korelasyon bulundu. Bel çevresi ile AVAİ arasında negatif , AVmaks ile pozitif kolerasyon olduğu görüldü. EYD aterosklerotik risk faktörleri arasında anlamlı korelasyon saptanmadı.Sonuç: Çalışmamızın sonuçları EYD'nun DAD ile ilgili olabileceği hipotezini desteklememiştir. DAD olan hastalarımızın EYD kalınlığı kontrol grubuna göre farklı bulunmadı. AVAİ ile EYD arasında korelasyon saptanmadı. Ancak AVAİ ile bel çevresi arasında ters bir korelasyon olduğu görüldü. Bel çevresi arttıkça AVAİ'in azaldığı saptandı. Bizim çalışmamız gözlemsel bir çalışma olması nedeniyle EYD ve DAD arasındaki ilişkiyi inceleyen prospektif bir çalışma yapılabilir.

Yazar

Selma Akdeniz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Selma Akdeniz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Ateroskleroz belirteci olarak epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ile dejeneratif (kalsifik) aort kapak hastalığı arasındaki ilişki, 2011, Dokuz Eylül University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası