Medical SpecialtyOpen Access

Atopik dermatit tanılı hastalarda klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi

2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Özkan Karaman

Abstract (TR)

Atopik Dermatit Tanılı Hastalarda Klinik ve Laboratuvar Bulgularının Değerlendirilmesi Amaç: Atopik dermatit kronik, kaşıntılı inflamatuar cilt hastalığıdır. Çocukluk döneminde %10-20 oranında görülmektedir. Çocuklarda besin alerjisi prevalansı çeşitli çalışmalarda %33-63 olarak bildirilmiştir. Bizim çalışmamızda kliniğimize başvuran atopik dermatit tanılı çocukların demografik ve klinik özelliklerini ortaya koymak, başvuru yakınmaları, eşlik eden ek semptomlarını belirlemek ve laboratuvar parametreleri, deri prik testi, yama testi sonuçları ile besin duyarlılıklarını incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çocuk Alerji Polikliniği'ne Ocak 2016- Ocak 2019 yılları arasında başvuran, Hanifin-Rajka kriterlerine göre atopik dermatit tanısı alan 564 hasta çalışmaya alındı. Hastaların demografik ve klinik özellikleri ile laboratuvar verileri (serum eozinofil, serum total IgE, IgA, IgG, IgM düzeyleri, deri prik test, yama test) retrospektif olarak incelenmiştir. Deri prik testine göre alerjen duyarlılığı olan ve olmayan hastalar gruplandırıldı. İstatistiksel analizler için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) Windows 22.0 programı kullanıldı. Bulgular: Atopik dermatit tanısı ile çalışmaya aldığımız 564 hastanın 343 (%60,8)'ü erkekti. Hastaların 329 (%58,3)'u ilk 12 ayda atopik dermatit tanısı almıştı. Ortalama başvuru yaşı 15.34 ± 13.33 aydı. En çok görülen yakınma döküntü (%56), ikinci sıklıkta döküntü ve kaşıntı (%24,2) birlikte saptandı. Cilt bulgularına en sık %20,2 oranında solunum sistemine ait semptomların eşlik ettiğini bulduk. Hastaların %58,7'sinde ailede alerjik hastalık öyküsü vardı. Hastaların deri prik testine göre en az bir alerjene karşı duyarlı olması 138 (%35,1) hastada saptandı. En sık duyarlılık besinlerde saptanmış olup 1.sırada yumurta (%21,3), 2.sırada süt (%12,2) duyarlılığı birlikte saptandı. Serum total IgE ve eozinofil düzeyi, deri prik testi pozitif olanlarda daha yüksek bulundu (p<0.001). İlk 1 yaşta başvuran hastaların deri prik testi sonucuna göre gıda alerjen duyarlılığı inhalen duyarlılığına göre daha fazlaydı (p<0.001). Deri prik test pozitif olan 134 hastanın 82 (%61,2)'sinde eozinofil yüksekliği vardı. İmmunglobulin A, G ve M düzeyi ilk 1 yaşta ilerleyen yaşlara göre daha düşük saptanmasına karşın bu durumun besin duyarlılığı ile ilişkisi saptanmamıştır. (p>0.05). 123 hastamızın %67,4'ünde izlemde tolerasyon gelişti. Erkeklere göre kadınlarda 4,3 kat oranda daha fazla tolerasyon geliştiği bulundu (OR 4,33, %95 Cl, 1:58-11.86, p=0.004). Sonuç: Atopik dermatit prevalansı son yıllarda giderek artması ve kronik bir hastalık olması nedeniyle çocukluk çağında önemli bir morbidite sebebidir. Çalışmamızda deri prik testine göre ilk 1 yaşta besin duyarlılığı inhalen duyarlılığa göre daha yüksek bulunmuştur. Besin duyarlılığı olan hastalarda serum eozinofil yüksekliği anlamlıdır ve bir belirteç olarak kullanılabilir. Klinikte besin alerjisinden şüphe edilen, deri testi ve alerjen spesifik IgE düzeyi negatif gelen hastalarda yama testi tanı için bir seçenek olabilir. Çalışmamız sonuçları gerek ülkemizde gerek diğer ülkelerde yapılan çalışmaların sonuçlarına benzer şekildedir. Hastalığın tanınması, hastaların doğru yönlendirilmesi ve erken uygun tedavi hastalığın prognozunda önemli etkiye sahiptir.

Author

Dr. Betül Öksel

How to Cite

Betül Öksel (Tıpta Uzmanlık Tezi). Atopik dermatit tanılı hastalarda klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi, 2021, Dokuz Eylül University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University