DoctorateOpen Access

Avrupa Birliği'nde bölgesel yönetimler ve bölge politikaları

2010
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Bilal Eryılmaz

Abstract (TR)

Avrupa yönetim geleneğinde beş asırlık bir tarihi olan ve genellikle benzer kültürel değerlerin yanı sıra aynı ekonomik ve idari atmosferi paylaşan insanlar temelinde oluşan bölgesel yönetimlerin 16. yüzyılda toplumsal şartların değişmesi ile asli konum ve önemi aşınmaya başlamıştır. Sonraki yüzyıllarda ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ile artık sadece savunma ve dış politika gibi üst faaliyetlerle ilgilenen ve çevredeki günlük hayatın idamesine yönelik faaliyetlerin bölgesel yönetimlere bırakıldığı merkezdeki devlet anlayışından, merkezi yönetimin her türlü hizmeti ülkenin her yerinde sunmaya başladığı merkezi devlet anlayışına geçerken bölgesel yönetimler yönetim mekanizması içindeki asli işlevini kaybetmiştir. Kendine özgü yönetim geleneği ve kültürel farklılıkları olan bölgeler merkezde üretilen değerler için doğal bir muhalefet kaynağı olduğu için, merkezi yönetimin sürekli denetimi altında tutulmuş ve en masum talepleri bile kuşkuyla karşılanmıştır.Bölgesel yönetimlerin aşınan önemi merkezileşme sürecinin doğal ürünüydü. Fransız Devriminden sonra vücut bulan merkezileşme temayülü ülkenin her yerinde standart yönetim yapıları ve eşit bireylerden müteşekkil toplum anlayışı üzerine kurulu idi. Dolayısıyla, bu alanlarda ortaya çıkan zaafiyetler bölgesel yönetimleri alternatif bir kademe olarak gündeme getirmiştir ve merkeziyetçi yapıların eksiklerine yönelik bir eleştiri vasıtası olarak bölgesel yönetimler hiç gündemden düşmemiştir. Ancak bölgesel yönetimlerin kurumsal olarak yönetim mekanizması içinde yer alması için II. Dünya Savaşının sonuna kadar beklemek gerekmiştir, çünkü savaşın yarattığı ortamda merkeziyetçi yönetimin özellikle güvenlik ve ekonomi eksenli zaafları inkar edilemez şekilde aşikar olmuştur.Bölgesel yönetimlere bir kademe olarak ihtiyaç olduğunun genel kabul görmesine rağmen savaşın yarattığı enkazın üstesinden gelinmesi için büyük sermayeli ve merkezi planlara ihtiyaç olduğundan, merkezi yönetimlerin asli konumlarında önemli değişiklikler olmamıştır. Buna ilaveten bir de bütün vatandaşlara eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlerin ülkenin tamamında standart olarak verilmesi anlayışı üzerine kurulu refah devleti anlayışının bütün Avrupa'da yaygın kabul görmesi bölgesel yönetimleri gölgelemiştir.1970'lere gelindiğinde ise merkeziyetçi yapılar, kültürel farklılıklarını yaşamak isteyen toplulukların taleplerini karşılamakta zorlanmaktaydı. Ayrıca merkezi yönetim öncülüğünde gerçekleştirilen ekonomik kalkınmanın ülkenin belli merkezlerinde toplanması sebebiyle ortaya çıkan ekonomik ve demografik dengesizlikler sürdürebilir olmaktan uzaktı. Yani 1970'lerin şartları bölgesel yönetimlerin yönetim yapısında asli bir konuma gelmesini gereklilik haline getiriyordu. Bu şartlara refah devleti hizmetleri için yapılan harcamaların merkezi yönetim için taşınamaz noktaya varması ve Avrupa bütünleşmesi sürecinde bölgeler arasındaki dengesizliklerin kapatılmasını önemli hedefleri arasına koyan AB politikaları da eklenince, bölgesel yönetimler iki yüzyıl aradan sonra Avrupa yönetim yapılarındaki asli konumunu yeniden elde etmeğe başlamışlardır. Günümümüzde ise bu konumlarını her geçen gün güçlendirerek devam ettirmektedirler.

Author

Dr. Aziz Tuncer

How to Cite

Aziz Tuncer (Doktora Tezi). Avrupa Birliği'nde bölgesel yönetimler ve bölge politikaları, 2010, Sakarya University, İşletme Bölümü.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Sakarya University