Bankacılık sektöründe yöneticilere sağlanan faydalar ve banka performansı arasındaki ilişki: Borsa İstanbul'da işlem gören bankalar üzerine inceleme
2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Oğuzhan Bahadır
Özet (TR)
Dünya genelinde 20. Yüzyılın ilk yarısındaki sanayileşme ve ikinci yarısındaki küreselleşme etkisiyle geleneksel aile şirketlerinin çoğu yerini büyük ve çok uluslu şirketlere bırakmıştır. Böylelikle, büyüyen ve ortaklık yapısı değişen şirketlerdeki yönetim mekanizması ve karar alma yetkisi şirket sahiplerinin direkt kontrolünden çıkarak, profesyonel yöneticilere geçmiştir. Zaman içerisinde bu değişiklikle beraber, profesyonel yöneticiler şirket kararları üzerinde daha etkili bir hale gelmiştir. Yönetimdeki bu yapı değişikliğiyle, şirket sahipleri ve şirket yöneticileri arasında farklı hedeflere sahip olmaları gereği, çeşitli konularda çıkar çatışmaları yaşanmaya başlanmıştır. Bu çıkar çatışmalarının nasıl yönetileceği ve nasıl en aza indirilebileceği hususları başarılı ve verimli bir şirket yönetimi adına önemli bir hale gelmiştir. Şirketler hem yöneticilerin faaliyetleri denetlemek hem de yöneticilerin şirket sahiplerinin çıkarlarını gözetir şekilde faaliyet göstermelerini sağlamak adına yöneticileri izleme ve şirket faaliyetlerinin denetlenmesi gibi daha öncesinde yer almayan çeşitli maliyetlere katlanmaya başlamışlardır. Bunun yanısıra, yöneticilere sunulan ücret paketleri hissedar ve yönetici arasındaki çıkar çatışmalarını azaltacak ve yöneticinin şirket hissedarları adına da haraket etmesini sağlayacak şekilde planlanmaya başlanmıştır. Bu amaçla, yöneticilere sağlanan ücret paketlerine sabit maaşa ek olarak, şirketin kısa vadeli hedefleriyle orantılı kısa vadeli teşvikler ve şirketin uzun vadeli performans hedefleri doğrultusunda uzun vadeli teşvikler gibi ek unsurlar eklenmiştir. Böylelikle, yöneticilerin sadece kendi çıkarlarını gözetir şekilde karar almasının önüne geçilmek ve şirket sahipleri menfaatini de gözetecek ortak hedefler doğrultusunda kararlar almaları amaçlanmıştır. Günümüzde de bu unsurların nasıl daha iyi bir hale getirilebileceği ve başka ne gibi unsurların gözetilerek üst yönetim ücret paketlerinin planlanmasının nasıl geliştirileceği üzerinde çalışmalara devam edilmektedir. Literatürde yöneticilere sağlanan ücret paketleri üzerine yapılan ilk çalışmalar, şirket üst yönetimine sunulan ücret paketlerini oluşturan unsurları anlamak, aynı zamanda şirket sahipleri ve yöneticiler arasındaki çıkar çatışmalarını en aza indirmek ve hissedarlarla yöneticileri ortak bir paydada birleştirmek amacıyla ne tür teşviklerin yönetici fayda paketlerine dahil edilmesi gerektiği anlamlandırabilmek yönündedir (Lewellen 1968). İlerleyen yıllarda yöneticilere sağlanan fayda paketlerinin şirket performans göstergeleri, piyasa göstergeleri, şirket büyüklüğü, şirket özellikleri ve yönetici özellikleri gibi çeşitli unsurlarla ilişkisini araştıran çalışmalar literatür genelinde ağırlık kazanmaya başlamıştır (Murphy 1985; Randøy ve Nielsen, 2002). Özellikle, 2000'li yıllardan itibaren meydana gelen Enron gibi şirket yönetim skandalları sonrasında yöneticiler ve hissedarların ortak bir paydada buluşmasının önemi daha iyi anlaşılmıştır ve bu alanda yapılan çalışma sayısı artmıştır. Şirket sahipleri ve yöneticilerin arasındaki çıkar çatışmalarının azaltılmamasının ne gibi kaçınılmaz sonuçlara yol açtığı ve bilgi asimetrisi nedeniyle yöneticilerin ellerinde olan bilgilerle kendi çıkarlarını arttıracak şekilde karar verebildikleri görülmüştür. Literatür genelinde konuya yönelik çalışmalarda, genellikle gelişmiş ülkelerdeki şirketlerin incelendiği çalışmalar yoğunlukta olsa da, son zamanlarda gelişmekte olan ülkelerde de konuyla ilgili yapılan çalışma sayısı giderek artmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde konuyla ilgili yapılan çalışma sayısının artmasının temel nedenleri olarak, şirketlerin veri kalitesinin artması ve kurumsal yönetişimle beraber gündeme gelen şeffaflık ilkesi gereği şirketlerin üst yönetimine sağladıkları faydalar gibi bilgileri kamuyla paylaşması gösterilebilir. Esasen yapılan çalışmalar hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde ağırlıklı olarak finansal sektör dışında yer alan şirketler üzerinde yoğunlaşmıştır. Türkiye'de ise finansal sektör dışında yer alan şirketler üzerinde konuyla ilgili yapılan çalışma sayısı oldukça azdır ve bunula beraber bankaların üst yönetimine sağladığı faydaları konu alan çalışma ise bulunmamaktadır. Bu yönüyle çalışmamız, Türkiye'deki bankaların performans göstergeleri ve üst yönetimlerine sağlanan faydaları incelemesi konusunda literatürde bir ilk niteliğindedir. Bu sebeple, çalışmamızın hem Türkiye özelindeki literatüre hem de dünya literatürüne büyük katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Bankacılık sektörü, tasarruf sahipleri ve yatırımcılar arasında üstlendiği aracılık göreviyle finansal yapının en büyük parçasını oluşturmaktadır. Bankacılık sektörü, reel sektörün ve devletin yatırım ihtiyacını karşılaması fonksiyonuyla, ülkelerin ekonomik gelişimine katkı sağlamasıyla, hükümetler tarafından uygulanan para politikalarında destekleyici görev üstlenmesiyle beraber dünya genelinde önemli bir konuma sahiptir. Aynı zamanda sektör, dünyada olduğu gibi ülkemizde de reel sektörün gelişmesinde etkin bir rol üstlenmektedir. Mevduatların toplanması ve fon ihtiyacı olan yatırımcıların bir araya gelmesini sağladığı finansal aracılık fonksiyonuyla bankacılık, üretim, sanayi, altyapı, inşaat, hizmet, turizm, tarım gibi daha birçok sektörün ihtiyaç duyduğu finanmans desteği, kredilendirme ve sermaye ihtiyacını karşılamaktadır. Bu fonksiyonuyla bankacılık, yapılan yeni yatırımlara fon sağlayarak sektörlerin gelişmesinde katalizör görevi üstlenerek, ekonomik gelişmeye ve dolaylı olarak toplum refahınının artışına katkı sağlanmaktadır. Türkiye'de bankacılık sektörü 1994 ve 2001 yıllarında yaşanan finansal krizler neticesinde büyük darbe almıştır ve bu süreç içersinde faaliyetlerine son vermek zorunda kalan bankalar olmuştur. Bu finansal krizlerin bir daha yaşanmaması adına 2001 sonrası yeniden yapılandırma süreciyle beraber sektöre yönelik alınan tedbirler sayesinde sektör, şuandaki güçlü ve sağlam konumuna erişmiştir. Bu güçlü konumu sayesinde, 2008 yılında dünya genelinde yaşanan finansal krizden geçmişte olduğu kadar etkilenmemiştir. Günümüzde de, geçmişte alınan yapısal önlemler sayesinde bankacılık sektörü güçlü yapısıyla reel sektörün tüm bileşenlerine ve kamu yatırımlarına destek vermeye devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de finans sektörünün en önemli ve kritik parçası olan bankacılık sektöründe aktif olarak faaliyet gösteren ve Borsa İstanbul'da işlem gören 11 bankanın 2011 ve 2020 yılları arası üst yönetimlerine sağlanan faydaların banka finansal performans ölçütleriyle olan ilişkisini açıklamaktır. Banka performans göstergeleri olarak hem muhasebe temelli hem de piyasa temelli ölçütler kullanılmıştır. Bunun yanısıra banka büyüklüğünün ve banka sahiplik yapısının üst yönetime sağlanan faydalar üzerindeki etkisi de incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde Türkiye'de bankacılığın gelişimi ve sektörün güncel durumuna değinilmektedir. Daha sonrasında hem bankacılık sektöründe hem de genel olarak kabul görmüş finansal performans ölçütlerine ve finansal performansla ilişkili muhasebe teorilerine yer verilmektedir. Çalışmanın ilerleyen bölümlerde ücretlendirme sistemleri, üst yönetim ücretlendirmesi ve üst yönetime sunulan ücret paketinin bileşenleri ele alınmıştır. Çalışmanın analiz bölümünde, Borsa İstanbul'da işlem gören 11 bankanın yöneticilerine sağlanan faydalarının aktif kârlılık, özkaynak kârlılığı, net faiz marjı, piyasa değeri, fiyat/kazanç oranı gibi banka performans göstergeleriyle ve banka uyruğuyla ilişkisi 2011-2020 yılları arası 10 yıllık bir periyodu kapsayacak şekilde panel regresyon yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmaya konu olan veri seti hem zaman hem de yatay kesit veri içermesi nedeniyle oluşturulan modeller panel veri analizi yöntemi yardımıyla tahmin edilmiştir. Analiz için gereken finansal bilgiler, örneklemi oluşturan bankaların bağımsız denetim raporlarından, Türkiye Bankalar Birliği'nin rapor platformundan ve Finnet üzerinden toplanmıştır. Çalışma amaçları kapsamında oluşturulan modellerde bağımlı değişen olarak üst yönetime sağlanan faydalar dikkate alınmıştır. Bağımsız değişkenler ise yöneticilere sağlanan faydalar üzerinde etkisi olduğunu düşündüğümüz banka performans göstergelerinden ve literatür çalışmalarından yola çıkarak oluşturulmuştur. Muhasebe bazlı performans göstergeleri olarak özkaynak kârlılığı, aktif kârlılığı, net faiz marjı, aktif büyüklüğü ve sermaye yeterlilik rasyosu incelenmiştir. Piyasa bazlı performans göstergeleri olarak ise fiyat/kazanç oranı ve piyasa değeri modele dahil edilmiştir. Buna ilaveten banka uyruğunun üst yönetime sağlanan faydalar üzerinde etkisinin tespiti için modele kukla değişken olarak banka uyruğu dahil edilmiştir. Kukla değişken; yerli sermayeye sahip bankalar için 0 değerini alırken, yabancı sermayeli bankalar için 1 değerini almaktadır. Çalışmada yer alan banka büyüklüğü ve piyasa değeri arasında ve aktif kârlılık ve özkaynak kârlılığı arasında tama yakın çoklu doğrusal bağıntı sorununa neden olabilecek büyüklükte korelasyon ilişkileri görüldüğü için çalışma modeli 2 ayrı modele ayrılarak oluşturulmuştur. Yapılan analiz sonuçları değerlendirildiğinde; banka aktif kârlılık oranı ve banka aktif büyüklüğünün üst yönetime sağlanan faydalar üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde etkisi olduğu ortaya koyulmuştur. Çalışma kapsamında incelenen bankaların aktif büyüklüğü ve aktif kârlılığı arttıkça üst yönetime sunulan faydaların da artış gösterdiğini, aksi şekilde banka aktif büyüklüğü ve aktif kârlılığı düştükçe üst yönetime sağlanan faydaların da azaldığını söyleyebiliriz. Banka sermaye yeterlilik oranının yöneticilere sağlananan faydalar üzerinde olumlu yönde etkisi tespit edilmiştir. Güçlü bir sermaye yeterlilik oranına sahip bankaların üst yönetim ekiplerine daha fazla fayda sağladıklarını söyleyebiliriz. Özkaynak kârlılığı ve net faiz marjının ise yöneticilere sağlanan faydalar üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisi bulunamamıştır. Ayrıca, incelenen bankalarda banka uyruğunun üst yönetime sağlanan faydalar üzerinde bir etkisi bulumadığı tespit edilmiştir. Diğer bir deyişle, örneklem kapsamındaki bankaların üst yönetim ekiplerine sağlanan faydalar üzerinde bankaların yerli veya yabancı sermayeli olmasının bir etkisi görülmemiştir. Üst yönetime sağlanan faydalar ve piyasa temelli değişkenler ilişkisine bakıldığında ise; banka piyasa değerinin yöneticilere sağlanan faydalar üzerinde olumlu bir etkisi olduğu, fiyat/kazanç oranının ise tam aksi yönde üst yönetime sunulan faydalarla negatif bir ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir ifadeyle, piyasa değeri yüksek olan bankaların üst yönetimlerine daha fazla fayda sunduklarını ifade edebiliriz. Analiz kapsamının piyasa değerleri etkisini anlayabilmek adına Borsa İstanbul'da işlem gören banka sayısıyla sınırlı tutulması ve 2011-2020 olmak üzere 10 yıllık bir zaman periyodunu kapsaması çalışmanın kısıtlarını oluşturmaktadır. Çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlar, bankacılık sektöründe üst yönetime sağlanan faydalar üzerinde etkisi olan faktörlerin incelenmesi açısından önem taşımaktadır. Ayrıca, hem muhasebe temelli hem de piyasa temelli performans göstergelerinin kullanılması ve üst yönetime sağlanan faydaların banka sahiplik yapısıyla olan ilişkisinin incelenmesi çalışmaya çok yönlü bir bakış açısı katmaktadır. Analiz çıktısı olarak, banka büyüklüğü ve aktif kârlılığının banka üst yönetimine sağlanan faydalar üzerinde pozitif yönlü bir ilişkisi olduğunun tespiti çalışmanın önemli çıktısı olarak ifade edilebilir. Ayrıca, çalışma tespitlerinden biri olarak sermaye yeterlilik rasyosu ve üst yönetime sağlanan faydalar arasında istatiksel olarak pozitif yönde bir ilişki tespit edilmesi de güçlü sermaye yapısına sahip bankaların üst yönetime daha fazla fayda sağladığı ortaya koymaktadır. Çalışma Türkiye'de bankacılık alanında üst yönetime sağlanan faydalar ve banka performans göstergeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi açısından literatürde bir ilk olma niteliğini taşımaktadır. Yukarıda da değinildiği gibi çalışmada piyasa bazlı göstergeler modele dahil edildiği için çalışma örneklemi Borsa İstanbul'da işlem gören bankalarla sınırlı tutulmuştur. Ayrıca, örneklemde yer alan bankalar için 10 yıllık bir zaman periyodunun incelenmesi çalışmanın diğer bir sınırlılığını oluşturmaktadır. Zaman içerisinde Borsa İstanbul'da işlem gören banka sayısının artması ve veri setlerinin daha geniş zaman dilimi içermesi neticesinde konuya yönelik literatürün genişleyebileceğini öngörmekteyiz.
Yazar
Dr. Eylül Yardımcı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Eylül Yardımcı (Yüksek Lisans Tezi). Bankacılık sektöründe yöneticilere sağlanan faydalar ve banka performansı arasındaki ilişki: Borsa İstanbul'da işlem gören bankalar üzerine inceleme, 2021, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
