Master'sOpen Access

Benim Sadık Yârim Kara Topraktır: Âşık Veysel türkülerinin seramik sanatıyla yorumu

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Seyhan Yılmaz

Abstract (TR)

İnsanoğlu ilk çağlardan bu yana yaşadığı olayları ve duyguları farklı iletişim araçlarını kullanarak anlatmaya çalışmıştır. Bunlardan ilki çıkardıkları sesler olmuştur. Kendini ifade aracı olarak sözcükleri kullanarak destanlar, masallar, şiirler ve türküler üretmişlerdir. Üretilen bu eserler nesilden nesle aktarılarak kültürel mirasın taşıyıcısı haline gelmiştir. Anadolu'da da insanlar şiirler yazmış ardından bu şiirleri saz eşliğinde türkülere dönüştürerek duyulmayanı, bilinmeyeni aşikâr etmeyi kendilerine görev edinmişlerdir. Anadolu, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre, Dadaloğlu gibi pek çok ismin yanında onların yolundan giden Âşık Veysel'i de kültürüyle harmanlayıp yetiştirmiştir. Gözleri görmeyen Âşık Veysel'in kalp gözüyle görüp dile getirdiği dizelerin etkileyiciliği Anadolu'ya tutulmuş bir ayna gibi dinleyenleri kendine hayran bırakmıştır. Âşık Veysel, âşıklık geleneğinin bütün Türkiye'de sevilmesini sağlayan güçlü temsilcilerindendir. Âşıklık geleneği, 2009 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi'ne kaydedilmiştir. 2022 yılında Cumhurbaşkanlığı tarafından Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nün "Vefa" dalında Âşık Veysel'e verilmesine karar verilmiştir. Son olarak UNESCO 41. Genel Konferans kararıyla 2023 yılı için ülkemizin önerisi Azerbaycan, Macaristan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, Ukrayna ve Özbekistan'ın desteğiyle Âşık Veysel'in Vefatının 50. Yıl Dönümü, UNESCO Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Programına alınmıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29/12/2022 tarih ve 32058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2022/19 Sayılı genelge ile 2023 yılının Âşık Veysel yılı olarak Kutlanması ve yıl boyunca etkinlikler planlanması kararı alınmıştır. Vefatının 50. Yıl Dönümü olan 2023 yılında UNESCO ile ilişkili olarak tüm dünyada ve Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı himayelerinde anılmış, etkinlikler düzenlenmiştir. Âşık Veysel'le ilgili pek çok kitap yazılmış, hayatı ve sanatı belgesellere, filmlere, tiyatrolara ve operalara konu edilmiş, sanat eserlerinde de saz çalarken resmedilmiş ve heykelleri yapılmıştır. Ancak Âşık Veysel'in türkülerine yönelik az sayıda sanat eserine rastlanmıştır. Bu çalışmanın amacı Âşık Veysel türkülerinin seramik eserler aracılığıyla yorumlanmasıdır. Çalışma, Âşık Veysel Şatıroğlu'nun felsefesi ve türkülerinin seramik eserlerle somut bir şekilde ortaya konulması bakımından önemli görülmektedir. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Literatür taraması yapılarak Âşık Veysel'in en bilinen türkülerinden sekizi seçilmiştir. Seçilen türkülerde öne çıkan metaforların doğa, eşitlik, insan ilişkileri ve aşk olduğu görülmüştür. Bu metaforlar seramik sanatıyla yorumlanarak on iki adet seramik eser ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, ortaya çıkan eserlerde Veysel türkülerinin çağrışımlarını gözlemlemek ve deneyimlemek mümkün olabilmektedir. Âşık Veysel'in sesinin, sözünün imge dünyamızda bıraktığı izlerin seramik sanatıyla boyut kazanması, renklenmesi onun türkülerine farklı bir açıdan bakmamızı sağlayacaktır.

Author

Ayşe Gökoğlu

How to Cite

Ayşe Gökoğlu (Yüksek Lisans Tezi). Benim Sadık Yârim Kara Topraktır: Âşık Veysel türkülerinin seramik sanatıyla yorumu, 2024, Kastamonu University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Kastamonu University