Kastamonu University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Kastamonu University

823

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu ili cumhuriyet dönemi ortaöğretim kurumları (1923-1950)

Araştırmanın konusu, 1923-1950 yılları arasında Kastamonu'daki orta öğretim kurumlarıdır. Öğretmen Okulu, Lise ve Sanat Okulu gibi imparatorluktan Cumhuriyete miras kalan eğitim kurumlarının yanında; Kız Ortaokulu, Köy Enstitüsü ve Kız Sanat Enstitüsü gibi okullar da 1923-1950 arasında açılmıştır. Araştırmanın giriş kısmında eğitim tarihimiz hakkında kısa bilgi verilmiş; özellikle Tanzimat ve I. Meşrutiyet dönemi eğitiminin nitelikleri tanıtılmıştır. Birinci bölümde klasik eğitim veren kurumlardan Kastamonu Lisesi ile Kız Ortaokulu ele alınmıştır. Kastamonu Lisesi 1885 yılında kurulmuş olup Türkiye'de açılan ilk resmi lise özelliğini taşımaktadır. 1924'de Kız Lisesi açılmış; ancak ülke genelinde karma eğitime geçilmesinden dolayı işlevini ortaokul olarak sürdürmüştür. Kızların kısa yoldan meslek sahibi olmaları için Akşam Kız Sanat Okulu ile başlatılan çalışmalar 1945'de Kız Sanat Enstitüsü'nün açılmasıyla daha nitelikli bir duruma getirilmiştir. Cumhuriyet öncesinde kurulan Sanayi Mektebi, araştırdığımız dönem içinde de eğitimöğretim çalışmalarını başarıyla sürdürmüş, çeşitli adlar değiştirerek günümüze kadar gelmiştir. 6 İmparatorluk döneminde açılan öğretmen okullarından Darülmuallimat 1923'de; Darülmuallimin de ekonomik gerekçelerle 1931'de kapatılmıştır. Devlet; öğretmen ihtiyacının sürekli artması üzerine önce kurslarla soruna çözüm aramış; yeterli olmayınca 1940 yılında Köy Enstitüleri uygulamasını başlatmıştır. Bunun üzerine aynı yıl Kastamonu'da Gölköy Köy Enstitüsü açılmıştır. Okullarda yüksek düzeyde nitelikli eğitim-öğretim yapılmıştır. Cumhuriyet döneminin önemli şair ve yazarlarında Orhan Şaik Gökyay, Arif Nihat Asya ve Rıfat Ilgaz orta öğrenimlerini Kastamonu'daki okullarda yapmışlardır. Sosyal ve kültürel etkinlik olarak müsamere, sergi ve anma geceleri düzenlenmiştir. Ayrıca çevre gezileri ve izcilik çalışmaları da dikkat çekmektedir. Yerel basın tüm bu çalışmalara geniş şekilde yer ayırmıştır. Önemle belirtmek istediğimiz bir husus da şudur: Valiler okulların çalışmalarıyla yakından ilgilenmiş, düzenlenen her türlü etkinliğe devamlı katılmışlardır. Anahtar kelimeler: Kastamonu, Cumhuriyet Dönemi, Ortaöğretim Kurumları.

Cumhuriyet DönemiKastamonuOrtaöğretim
Yeşim Bektaş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Japon kültürü'nde güncel dönem sumi-e sanatı

Sanatsal yaratılar sürecinde, kültürün ve geleneksel sanat ürünlerinin büyük etkisi vardır. Bu ürünler, Uzak Doğu başta olmak üzere gelenekseli devam ettiren toplumlarda, kültürel miras açısından değerli bir yere ve öneme sahiptir. Uzak Doğu'nun kültürel ve sanatsal yaratımları içerisinde yer alan Sumi-e de içinden çıkmış olduğu kültürün; özellikle dinsel olgu ve inanış sistemlerinin yaratma kaygısına yansımaları çerçevesinde, etken bir sanat anlayışı olarak karşımıza çıkmaktadır. Sumi-e Sanatı ile ilgili olarak geçmişten günümüze gelebilmiş, halen Sumi-e'yi sürdüren ve Türkiye'de Sumi-e sanatını icra eden sanatçılar, eserleriyle birlikte kapsamlı olarak incelenmiştir. Araştırma sürecinde, literatür taraması ve sanatçılar ile röportaj yöntemi kullanılarak betimleyici verilere ulaşılmıştır. Japonya'nın, kültür ve sanat açısından Çin'den etkilendiği ve başka ulusları da etkilediği saptanmıştır. Türk sanatçıların Sumi-e sanatından; malzeme (araç-gereç) ve uygulanış şekli, felsefi faktörler, manasal ifadelerin özümsenerek esere yansıtılmasının önemsenmesi vb. yönlerden etkilenerek, bu sanat yaklaşımı bünyesinde yeni arayış çabaları gözlemlenmiştir. Bu bağlamda araştırma kapsamı, geçmiş ve güncel dönem Çin – Japon ve Türk sanatçılarıyla sınırlandırılmış ve Sumi-e'nin sürdürülebilirliğinin irdelenmesi yönünde çalışmalar yapılmıştır.

Baskı resimJapon kültürüJapon sanatı+6
Özlem Karaosmanoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu'da İngiliz esirler (1916-1917)

Tezin konusu, Birinci Dünya Savaşı sırasında 29 Nisan 1916 tarihindeki Kutü'l-Amare zaferi ile esir alınan İngiliz askerlerinin yerleştirildikleri Kastamonu Üsera Garnizonu'na getirilmesinden garnizonun kapatılmasına kadar geçen süreçtir. Sürecin aydınlatılmasında Osmanlı arşiv belgeleri ve esirlerin hatıratındaki bilgiler kullanılmıştır. Tezin giriş bölümünde, tezin konusu ile bağlantısından dolayı, Birinci Dünya Savaşı'nın sebepleri ve Osmanlı Devleti'nin savaşa giriş süreci özetlenmiştir. Birinci bölümde ise Türk-İngiliz ilişkileri ve Kutü'l-Amare zaferi üzerinde durulmuştur. Tezin ana konusunun ele alındığı sonraki bölümde esirlerin Kastamonu'ya getirilmeleri, yerleştirilmeleri, buradaki hayatları ve kampın kapatılmasına kadar geçen zamanda yaşananlar anlatılmaktadır. Bu devre arşiv belgeleri, hatırat ve diğer araştırma eserlerinin ışığında aydınlatılmaya çalışılmıştır.

Dünya Savaşı IKastamonuMilli Mücadele Dönemi+3
Mücahit Zafer Ağ
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Milletlerin gelişmelerinin en önemli unsurlarından biri eğitimdir. İyi bir eğitim sistemine sahip olmak, dünyada ve bulunduğu coğrafyada söz sahibi olmak isteyen bir ülke için anahtar bir role sahiptir. Eğitim sistemi içinde yer alan unsurların gözden geçirilmesi, sorunların tespit edilmesi ve bu sorunların çözümüne yönelik süreçler geliştirilmesiyle sürdürülebilir bir eğitim sistemi mümkün olabilir. Eğitim sistemi içerisinde yer alan en önemli unsurların başında öğretmenler gelmektedir. Öğretmene yapılacak her türlü yatırım eğitimin her safhasında olumlu katkılar sağlayacaktır. Öğrencilere ve topluma önderlik eden öğretmenlerin işleri ile bütünleşik ve çalışma örgütlerine bağlı olmaları sürdürülebilir bir eğitim sistemi için önemlidir. Bu nedenle öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki incelenmesi gereken bir konudur. Öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi inceleyen bu araştırma, Milli Eğitim Bakanlığı'nda çalışan sınıf öğretmeni ve branş öğretmeni olarak görev yapan 565 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yapılmıştır. Araştırmada Veriler Utrecht İşle Bütünleşme Ölçeği (Utrecht Work Engagement Scale) ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılarak toplanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinin doğruluk oranı %95 olarak kabul edilmiş ve SPSS v.22 paket program kullanılmıştır. Çalışmanın parametrik olduğu belirlenmiş ve çalışmada aritmetik ortalama, yüzdelik, standart sapma, bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson momentler çarpım korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda katılımcıların işle bütünleşme düzeyleri yüksek, örgütsel bağlılık düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmüştür. Bununla birlikte işle bütünleşmeyle örgütsel bağlılık arasında çok zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki söz konusuyken, İşle bütünleşmenin örgütsel bağlılık üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu tespit edilmiştir.

Örgütsel bağlılıkÖrgütsel bütünleşmeÖğretmenler+1
Mehmet Özkeskin
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgüt yapısı ve duygusal zekanın sağlık hizmet kalitesi üzerine etkisi: libya trablus hastanesinde bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, örgüt yapısı ve duygusal zeka ile sağlık hizmet kalitesi arasındaki ilişkiyi tespit ederek örgütsel yapı ve duygusal zekanın sağlık hizmet kalitesi üzerine olan etkisini belirlemektir. Tez, örgüt yapısı, duygusal zeka ve sağlık hizmet kalitesi üçgeninde şekillenmiştir. Örgüt yapısı, örgütlerde faaliyetlerin sistematik bir biçimde yürütülmesi için kararların açıkça belirlenmesi, bu kurallar çerçevesinde çalışanların görev ve sorumluluklarının belirlenmesi, işbölümü ve uzmanlaşma alanlarının ortaya konulması ve ast-üst ilişkilerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin özelliklerin toplamıdır. Çalışmada örgüt yapısı, biçimsel ve merkezileşme olmak üzere iki temel boyutta incelenmiştir. Biçimsel yapı, örgütteki faaliyetlerin belirli ölçü veya standartlarla yapılmasıdır. Merkezileşmiş yapı ise örgüt düzeyinde alınan kararların kimler tarafından alındığını ortaya koyan bir yapıdır. Dugusal zeka, bireyin hem kendi duygularının hem de başkalarının duygularının farkına varması, duygular arasındaki farkı belirleyebilme ve duygularını ifade ederek davranışa dönüştürme yeteneğidir. Sağlık hizmet kalitesi ise sunulan sağlık hizmetlerinin bu hizmeti alanların beklentilerini karşılama düzeyidir. Bu bağlamda Libya'da Trablus Sağlık Merkezi (hastanesi) çalışanlarına yönelik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla araştırmanın evrenini ve örneklemini de bu merkezdeki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma örneklemine dâhil edilen çalışan sayısı ise 300'dür. Anket tekniği ile konuya ilişkin veriler toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS paket programı ile değerlendirilmiştir. Değerlendirmede, katılımcılara ilişkin sosyo-demografik sonuçlar, ölçeklere ilişkin geçerlilik ve güvenilirlik analizi yapıldıktan sonra örgüt yapısı ve duygusal zeka ile sağlık hizmet kalitesi arasındaki ilişkiyi ve etki düzeyini ortaya koymak için korelasyon ve regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmada ayrıca duygusal zeka ve sağlık hizmet algısının katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini saptamak için ise T-Testi ve ANOVA analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda örgüt yapısı ile duygusal zeka arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu, duygusal zeka ile sağlık hizmet kalitesi arasında ise pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu ve genel olarak duygusal zekanın sağlık hizmet kalitesini olumlu etkilediği görülmüştür. Çalışanların sosyo-demografik özelliklerine göre ise duygusal zeka ve sağlık hizmet kalitesi algı düzeyi ise kısmen farklılık gösterdiği belirlenmiştir.Sonuç olarak, çalışmanın sonuçlarının, başta araştırmanın gerçekleştirildiği Trablus Hastanesi (Sağlık Merkezi'ndeki) yönetici ve çalışanlarına olmak üzere, diğer sağlık sektörü çalışan ve yöneticilerine de önemli ipuçları sağlayacağı düşünülmektedir.

Duygusal zekaYaşlılar için sağlık hizmetleriÖrgüt yapısı
Osama Mohamed Mesbah Ben Rajab
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eksik rekabet piyasalarında rekabet üstünlüğü: Kastamonu ilinde bir uygulama

Eksik rekabet piyasaları, piyasa gücüne sahip olan firmalar arasındaki rekabeti ele almaktadır. Eksik rekabet firmaları tam rekabetin dört şartı olan atomise, mobilite, homojenlik ve şeffaflık koşulunun hepsini yerine getirememektedir. Rekabet aynı sektörde mal ve hizmet sektöründe bulunan işletmelerin bu sektörde var oluşunu devam ettirebilmesi için diğer işletmelerle yarış halinde olması durumudur. Rekabet, rekabet politikası ve yasalarla desteklenen ve korunan bir nesnedir. Belirli pazarlardaki ajanların takipleri ve ataklarının her biri ayrı ayrı etkili rekabet olarak nitelendirilmelidir. Girişimciler bir taraftan kendi çıkarlarını korumaya çalışırken diğer taraftan fiyat, pazarlama, kalite, teslimat koşulları, hizmet vb. gibi rekabetçi parametreleri kullanarak piyasada pozisyon elde etmeye çalışmaktadır. Araştırmanın amacı, eksik rekabet piyasalarında rekabet üstünlüğü düzeyinin belirlenmesidir. Kastamonu'da faaliyet gösteren üretim işletmelerinin rekabet üstünlüğü düzeylerini belirlemek, eksik rekabet piyasaları ile rekabet üstünlüğü arasında bir ilişkinin var olup olmadığı araştırılmıştır. Bu amaçla ilk olarak literatür taraması yapılıp ölçekler geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçekleri anket formuna dönüştürüp veriler elde edilmiştir. Araştırma Kastamonu ili organize sanayi ve küçük sanayi sitesi'nde ki KOBİ'lerde firma sahibi, yönetici ve üst düzey personellerine uygulanmıştır.

Eksik rekabetHizmet sektörüKastamonu+3
Yağmurhan Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Entellektüel sermayenin rekabet avantajı ve toplam kalite yönetimi uygulamalarına etkısı: Libya devlet ünıversitelerinde bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, Entelektüel Sermayenin (IC) Rekabet Avantajına (CA) ve Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına (TKY) olan etkisini araştırmaktır. Entellektüel sermaye çekirdek unsurları insan sermayesini (HC), yapısal sermayeyi (SC) ve ilişkisel sermayeyi (RC) içermektedir. Rekabet avantajı, farklılaşmayı (D) ve yanıt hızını (SR), TKY uygulamaları ise sürekli iyileşme (CI) ve sınırsız iyileşmeyi (UI) içine almaktadır. Teorik çerçeveye dayanarak, beş ana hipotez geliştirilmiş ve istatistiksel olarak test edilmiştir. Araştırma popülasyonu, batı bölgesindeki Libya devlet üniversitelerinde tüm akademik liderlerin (bilimsel ve idari bölümlerin dekanları ve başkanları) oluşmaktadır. Veriler anket yöntemiyle toplanmış, bu çalışmaya katılan katılımcı sayısı 6 devlet üniversitesi olmak üzere 120 fakültedir. Çalışmanın hipotezi basit istatistiksel veri analizleri uygulanarak test edilmiştir. Bulgular, IC'nin rekabet avantajı ve toplam kalite yönetimi uygulamaları üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermiştir. Ayrıca, bulgular toplam kalite yönetimi uygulamalarının üniversitelerin rekabet avantajı üzerinde doğrudan ve olumlu bir etkisi olduğunu göstermiştir.

Entelektüel sermayeLibyaRekabet+4
Najwa Sasi Abd Abdullah
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasi partilerde karizmatik liderlik algısının örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi: kastamonu ilinde bir araştırma

Sosyal bir varlık olarak insana ve davranışlara verilen önemin son yıllarda artması ile birlikte, insanı temel alan araştırmalar da bir hayli artmıştır. Bu süreçte liderlik davranışları da fazlasıyla incelenen bir konu haline gelmiştir. Günümüz rekabetçi ortamında insan kaynaklarını etkin kullanmak isteyen organizasyonlarda liderlik konusu hayati önem taşımaktadır. Özel sektöründen kamu kuruluşuna, sivil toplum kuruluşlarından arkadaş ortamlarına kadar, insanın içinde olduğu her toplulukta liderlik olgusu mevcuttur. Bu hususta tabi ki ülke yönetimine talip olan siyasi partiler için de liderlik konusu çok önemlidir. Bu çalışmada insanların tamamen gönüllülük esasına göre katıldıkları ve hiçbir maddi çıkar gözetmeksizin uğrunda çalıştıkları bir sivil toplum kuruluşu olan siyasi partiler incelenmiştir. Siyasi parti üyelerinin karizmatik liderlik algılarının demografik niteliklerine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Ayrıca üyelerin karizmatik liderlik algılarının gösterdikleri örgütsel vatandaşlık davranışlarına etki edip etmediği analiz edilmiştir. Araştırma Kastamonu ilinde il başkanlıkları bulunan ve 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılan siyasi parti üyeleri üzerinde yapılmıştır. Katılımcılara karizmatik liderlik algılarını ve örgütsel vatandaşlık davranışlarını ölçen anket formları dağıtılmış ve bu formlar SPSS programında analiz edilmiştir. Toplamda 394 kişinin katılım sağladığı çalışma sonucu, katılımcıların karizmatik liderlik algılarının eğitim düzeylerine göre kısmen farklılaştığı ve üye oldukları siyasi partilere göre de kesin olarak farklılaştığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Katılımcıların yaşlarına, cinsiyetlerine ve en uzun yaşadıkları yerleşim birimine göre karizmatik liderlik algılarının farklılaştığına dair bir sonuç elde edilememiştir. Ayrıca katılımcıların karizmatik liderlik algılarının örgütsel vatandaşlık davranışlarına kısmen etki ettiği saptanmıştır.

Siyasi partiler
Berkan Güngör
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Abdu'l-Vehhâb el-Mesîrî'nin dil projesi

Dil, Mısırlı ansiklopedik düşünür Abdu'l-Vehhâb el-Mesîrî' nin ( 8 Ekim 1938-3 Temmuz 2008) projesinde merkez eksen idi. el-Mesîrî, kişisel kavramsal aygıtını basarken ve yazım yöntemini uyguladığı bilişsel sisteminde dil ve mecazın anlamlarına ikisi arasındaki inanç ve dünya görüşü ilişkisine dayanan özel bir tasavvur sunarak dilden faydalanmıştır. Bu çalışma dilsel ve açıklayıcı çalışmalara dayanıyor, onlardan hareket ediyor ve işin sonunda onlara katılıyor olsa bile tamamen dilsel ya da tamamen açıklayıcı bir çalışma değildir. Bu çalışma dilin insanın Evren hakkındaki görüşü ve Hâlık-Mahlûk/Yaratıcı-Yaratılan ilişkisi hakkındaki tasavvuru arasındaki ilişkisini işlemektedir. Öyle görünüyor ki 20.yy'ın ikinci yarısından beri Nakd, Edebiyat ve dil alanlarında zuhur eden kavramların tabiatı ve birçok İnsanî ilim alanları arasında doğan bilişsel karışıklık el-Mesîrî' yi bu alanlar arasında fark bulunmasına rağmen Psikoloji, Dil ve Din ilimlerinden yararlanmaya itmiştir. Bu alanlar arasındaki farkın belirtilmesi gerekir ki "Dil felsefesi" dil hakkında felsefi bir konuşmadır.

Abdul-Vehhab el-MesiriArapçaDil+5
Masoud Hamed Aly Abdrabou
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi, hizmet kalitesi ve sınırsız iyileşme ilişkisi: Libya yükseköğretim kurumlarında bir araştırma

Kalite yönetiminde, bir kurum içindeki kalite uygulamalarını değerlendirmek için yapılandırılmış bir çok kavram ve teori vardır. Ancak, tüm iş paydaşları için kapsamlı bir değerlendirme sağlamayı başarabilmiş birkaç kavram vardır. Toplam Kalite Yönetimi (TKY), kuruluşların kalite değerlendirmesine tüm iş yönlerini dahil etmelerine yardımcı olabilecek kalite yönetim araçları ve süreçleri sağlamak amacıyla 1950'lerde kuruldu. Ayrıca, Hizmet Kalitesi (ServQual), müşterilere sağlanan hizmetin kalitesini değerlendirmek ve hizmet sağlayıcılar ile alıcılar (müşteriler) arasındaki algı farkını ölçmek için kullanılan özel bir kalite değerlendirme aracıdır. Sınırsız İyileştirme (UI), kalite yönetiminin organizasyonu etkileyen tüm paydaşlara yayılmasını sağlamak için TKY'den geliştirilen bir kavramdır. Bu araştırma, Libya yükseköğretim kurumlarında üç kavramı kullanarak kalite yönetimini incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, üç kavram arasındaki ilişkiler istatistiksel analize dayalı olarak kurulmaktadır. Faktör analizi ve regresyon analizi, üç kavram arasında pozitif ve güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Vaka çalışması ile ilgili kalite yönetiminin değerlendirilmesinde, sonuçlar, kabul edilebilir bir kalite yönetim seviyesine ulaşmak için geliştirilmesi ve geliştirilmesi gereken çeşitli hususların olduğunu göstermektedir. Araştırmacı ona göre sonuçlar ve önerilerde bulunur.

Hizmet kalitesiKalite yönetimiLibya+4
Aedah Mılood Saıd Kotara
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00