DoktoraAçık Erişim

Bilincin zor sorununa karşı bir nörofenomenoloji savunusu

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Bilincin zor sorunu, zihin felsefesinin en temel problemlerinden biridir. David Chalmers'ın ortaya attığı ve René Descartes'ın zihin-beden etkileşimi sorununu fizikselci bir paradigma içinden tekrar gündeme getiren bu sorun, bilinçli deneyimi, fiziksel ve işlevsel bir yapıya indirgemeye çalışan fizikselci paradigmanın epistemolojik ve ontolojik açıdan karşılaştığı açmazlara işaret eder. Bu soruna yönelik hem teorik hem metodolojik olarak farklı yaklaşımlar getirilmekle birlikte, bu yaklaşımlara kuşbakışı bakıldığında, monist teoriler genellikle eleyici ve indirgemeci bir bilinç açıklaması getirmeye çalışırlar; bilincin gerçekliğini ve indirgenemezliğini kabul eden düalist teoriler ise bu indirgenemezliğin metodolojik sonuçları hakkında çoğunlukla sessiz kalırlar. Bilişsel bilimler içerisinde yeni bir paradigma olarak ortaya çıkan enaktif yaklaşım, bilişsel bilimlerdeki "beyin merkezli" yaklaşımlara alternatif olarak bedenlenmiş bilinç projeksiyonu sunarken, aynı zamanda bilincin zor sorununu yaratan önkabülleri sorunsallaştırarak bu sorunun altını oymaya çalışır. Canlı bir varlık olmak için bedenlenmiş otonom bir organizasyona sahip olmayı bir kriter olarak ortaya koyan enaktif yaklaşım, bu organizasyonun ortaya çıkması ve sürdürülmesi için ondan ayrı olarak düşünülemeyecek ve ancak fenomenolojik bir kavrayışla ortaya çıkarılabilecek deneyimsel yapıların zorunluluğunu öne sürer. Evan Thompson tarafından yaşam-zihin sürekliliği olarak adlandırılan bu kavrayışın sonucunda, bilincin zor sorunu, ontolojik boşluğun olmadığı beden-beden sorunu olarak yeniden formüle edilir. Francisco Varela, bu çalışmanın araştırma konusu olan nörofenomenolojinin bilincin zor sorununa getirdiği metodolojik çare önerisinde, vurguladığı "çare" kavramıyla, nörofenomenoloji ve enaktif yaklaşımın alternatif bedenlenmiş bilinç kavrayışı arasında süreklilik olduğuna örtük olarak işaret eder. Bu düşünce doğrultusunda, nörofenomenolojinin, bilincin zor sorununa karşı metodolojik olarak öne sürdüğü karşılıklı kısıtlamalar kavramının işaret ettiği nörobilim ve fenomenoloji entegrasyonunun, Chalmers'ın formüle ettiği bilinçli deneyim ve onun fiziksel temeli arasındaki ontolojik boşluğu kapamak için iki alan arasında köprü kurma amacı taşımadığı; daha ziyade enaktif yaklaşımın bedenlenmiş bilinç kavrayışının metodolojik olarak zorunlu bir sonucu olduğu ortaya çıkar. Nörofenomenolojinin merkezine yerleştirilen bedenlenmiş bilinç kavrayışı, onu sorunsuz bir metodoloji statüsüne yükseltmese de onun kuruluş amacı bağlamında sahip olduğu yapısının korunmasına ve sürdürülmesine olanak tanır.

Yazar

Özgür Demirci

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Özgür Demirci (Doktora Tezi). Bilincin zor sorununa karşı bir nörofenomenoloji savunusu, 2024, Hacettepe University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Hacettepe University tezlerinden daha fazlası