Master'sOpen Access

Child labor in Brazil and Turkey

2010
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ahmet İnsel

Abstract (TR)

Son yıllarda, çalışan çocuklar uluslar arası gündemin ilgisini çekmiştir. Çocuk işçiliğinin sebeplerini, sonuçlarını ve belirleyenlerini inceleyen ve gitgide artan bir literatür bulunmaktadır. Çocukların gelecek nesilleri temsil etmeleri dolayısıyla, onları okulun dışına iten çocuk işgücünün, sebepleri, sonuçları ve trendlerinin incelenmesi gerekli kılmaktadır.Bu tezde, Brezilya ve Türkiye'deki çocuk işgücü sorunun profilini çizmeyi amaçlamaktayız. Ayrıca, çocuk işçiliğinin doğasını, belirleyenlerini, eğitim üzerindeki sonuçlarını göstermekteyiz.Çocuk işçiliği okula katılımı ve okulda başarıyı engellemektedir. Bazı çocuklar hanehalkı işlerinde çalışmaktadır, bazı çocuklar ücretsiz aile işçisi ya da ücretli işçi olarak çalışmaktadır. Erkek çocuklar, çocuk işgücünün tehlikeli formları içinde istihdam edilmeye daha yatkındır, kız çocukları ise ev işi ya da hanehalkı işlerinde çalışmaktadır.Biz bu tezde, hangi tip ekonomik aktivitenin çocuk işgücü manasına geldiğini kesin ayırmak için Uluslar arası İşgücü Örgütü'nün (ILO) belirlediği çocuk işgücü tanımlarını kullanmaktayız.Bir yandan çocuk işgücü, çocuk haklarının bir ihlâli olarak görülmelidir. Diğer yandan da, çocuk işgücü beşeri sermaye önünde bir engeldir, bu açıdan incelenmelidir. Bu sebeple, çocuk işgücü önemli bir olgudur ve biz Brezilya ve Türkiye'ye yoğunlaşarak bu sorunu incelemekteyiz.Brezilya'daki çocuk işgücünü kavramak için PNAD 2008 anketini, Türkiye'deki çocuk işgücünü anlamak için de 2006 Çocuk İşgücü Anketi'ni kullanmaktayız. Ayrıca, Brezilya ve Türkiye'deki çocuk işgücü son yıllarda düşmüştür ve biz bu düşüşü ekonometrik kanıt ile incelemekteyiz.Çocuk işçiliği karışık bir karardır, ve yoksulluk, işgücü piyasası koşulları, ailenin tercihleriyle alakalıdır. Bu tezde, çocuk işgücünün belirleyicilerini literatürü gözden geçirerek değerlendirmekteyiz.Çocuk işgücü literatürüne göre, çocuk işgücü yoksulluğun ortaya çıktığı ülkelerde tespit edilmiştir. Yoksulluğun ve şoklara maruz kalmanın, hanehalklarının çocuklarını işe gönderme kararında altta yatan bir sebep olduğu olduğu kanıtlanmıştır (Edmonds ve Pavcnik, 2005).Genellikle, yoksulluğun görüldüğü ülkelerde, fakir ailelerde çocukların okula gitmemesinin oldukça yaygın olması açıkça görülmektedir. Ailenin geliri ile çocuk işgücü arasındaki negatif yönlü ilişki birçok çalışmada bulunmaktadır.Örneğin, Spindel (1995), Fausto ve Cervini (1991), çocuk işgücünün, hanehalkı yoksulluğunun sıklıkla rastlanan bir sonucu olduğuna işaret etmektedir. Kanıtlara ek olarak, Filho (2008) kırsal Brezilya'daki 10 ile 14 yaş arasındaki çocukların eğitime ve işgücüne katılımı ile hanehalkı gelir durumu arasındaki negatif ilişkiyi bulmaktadır. Ayrıca, Edmonds ve Pavcnik (2005), 1990'larda Vietnam'ın yaşadığı ekonomik patlama sırasaında elde ettiği panel veri ile önceki kanıtları destekleyen bulguları incelemektedir. Edmonds ve Pavcnik (2005) Vietnam'daki çocuk işgücündeki %80lik düşüşün hanehalkları arasındaki varlık dağılımı ve harcamalardaki iyileşmeler ile açıklanabileceğine işaret etmektedir.Edmonds (2006) Güney Afrika'da nakit para yardımı almaya başlayan aileler ile daha önce nakit para yardımı alan ailelerdeki çocuk işgücüne katılım ve okullaşma oranını karşılaştırmaktadır. Gözle görülür bir şekilde önceden nakit para yardımı alan ailelerde çocukların işgücüne katılımı azalmakta, okula katılımları artmaktadır.Çocuk işgücü alanındaki bütün araştırmaların sonuçları yoksulluğun işgücünün önemli bir sebebi olduğu yönünde aynı olsa da, çocuk işgücü ile yoksulluk arasında tezatlık barındıran kanıtlar da bulunmaktadır. Bu bağlamda, Barros, Mendonça ve Velazco (1996), Brezilya'nın daha yoksul kuzeydoğu kesiminde çocukların, güneydeki zengin bölgelerine nazaran daha çok istihdam edildiklerini bulmuştur. Ayrıca, Levison (1991) yoksul şehirler yerine yüksek gelir ile çalışanların çok olduğu şehirlerde çocuk işgücünün fazla olduğunu bulmuştur.Çocuk işgücünün diğer bir belirleyeni yerel piyasa koşullardır. Yoksulluğun öneminin yanında, çocuk işgücü, işgücü piyasası koşulları ile de yakın ilişki içindedir. İyileşen piyasa koşullarının, çocuk işgücünde ve okula katılımlarda iki türlü etkisi bulunmaktadır (teorik model için Cigno ve Rosati, 2005; Kruger, Soares ve Berthelon, 2007'e bakınız).Bir yandan, işgücü piyasasının daha iyi koşulları yetişkenler için daha yüksek kazançlar yaratmaktadır, böylece, çocukların işgücüne katılımları artabilir (gelir etkisi). Diğer bir yandan, işgücünün daha iyi koşulları ile, reel ücretleri (ailenin ekonomik aktivitelerinin yüksek getirisi) ve/veya istihdam fırsatları çalışmanın getirisinde artış meydana getirebilir ve bu da ailelerin çocuklarını işe göndermelerine sebep olabilir (ikame etkisi).Duryea ve Arends Kuennings (2003) Brezilya'nın kent kesimlerindeki 14-16 yaş arasındaki çocukların istihdam oranının yerel piyasa koşulları geliştikçe arttığına işaret etmektedir. Buna ek olarak, Duryea ve Arends-Kuennings (2003) Brezilya ve diğer Latin Amerika ülkelerinde yerel piyasa koşulları ölçüldüğünde, daha iyi iş olanaklarının olduğu zamanlarda ve yerlerde çocuk işgücünün daha yüksek olduğuna işaret etmektedir.Ayrıca, Kruger (2007), Brezilya'da kahve üretimini olumlu etkileyen şoklar sebebi ile yerel ekonomik aktivitede meydana gelen artışların, çocuk işgücünü arttırdığına işaret etmektedir.Türkiye ve Brezilya için sonuçlarımız Kruger (2007) ile aynı doğrultudadır. Gelişmiş işgücü piyasası koşullarının çocuk işçiliğinde ve okula katılımda iki farklı etkisi bulunmaktadır. Özel olarak, Türkiye'de ekonomik kriz dönemlerinde okula katılım oranları artabilmektedir. Çünkü, iş olanakları ve ücretler düşmekte ve böylece okula katılım artabilmektedir.Bu etkilerin göreceli büyüklüğü hanehalkı ve çocuğun karakteristiklerine bağlı olması muhtemeldir. Örneğin, hane geliri düzeyine, gelir ve ikame etkilerinin göreceli büyüklüğü etkisi muhtemeldir. Benzer şekilde, çocuk verimliliği, beşeri sermayedeki yatırımların geri dönüşü ve çocuklarının zaman kullanımı üzerindeki ebeveynlerin tercihleri de yaş ve cinsiyete göre farklı olması olasıdır.Cigno ve Rosati (2005), geliri etki eden şokları ve aile içinde kaynak yetersizliğine destek veren kredilere ulaşımı incelemektedir. Yoksul aileler, herhangi bir kriz zamanında daha az kredi olanaklarına sahip oldukları için, bu ailelerin çocukları okula tam zamanlı olarak daha az katılmaktadırlar. Ayrıca, Beegle ve diğ. (2003), Tanzanya'daki hanehalkların geçici şoklara, çocuk işgücünün artmasıyla karşılık verdiğini göstermiştir.Çocuklar yoksulluğu derin bir şekilde tecrübe etmektedir. Bu sebep ile, yoksulluk, çocukların perspektifinden değerlendirilmelidir. ?Yoksulluk çocukların temel insan haklarını reddetmektedir. şiddetli ya da aşırı yoksulluk çocuklarda kalıcı hasarlara neden olabilir- hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerini bozabilir, onlardan aile ve toplum içinde, büydükçe başarıyla oynaması beklenen rolleri de dahil olmak üzere, bu hasarları telafi etme olanakları yoktur. Araştırmalar ve idari veri, çocuklar için temel sosyal hizmetlerdeki yatırımlarda ve onların yoksulluğunun azaltılmasında başarı sağlamanın gerekli olduğunu göstermektedir. Ayrıca, aile kaynaklarınn, minimum seviyede çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için ve ailelerin kendi ihtiyaçlarını ya da diğer sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için yetiyor olması gerekmektedir. Yetersiz kaynaklar, çocukları tatmin etmezse, çocuklar çöküntü içinde olmaktadır. Ancak, bu çökmeye diğer yükümlülükleri ve ilişkileri de neden olabilir. Bu, UNICEF'in 'yoksulluğu azaltma, çocuk ile başlar' konusunda ısrar etmesinin nedenidir.? (Gordon ve diğ., 2003).Çocuk işgücünün önemli bir olgu olması sebebi ile, gelişmekte olan ülkeler çocuk işgücü ile mücadele programları kurmuşlardır. Koşullu Nakit Transferleri çocuk işgücü ile mücadelede en önemli projedir. Bu tezde, Brezilya ve Türkiye'deki koşullu nakit transferleri projelerini göstermekteyiz, ve çocuk işçiliğinin okul katılımındaki etkilerini değerlendirmekteyiz.Geniş çaptaki koşullu nakit transferleri arasında, Brezilya'nın Bolsa Familia programı Latin Amerika ve Türkiye de dahil olmak üzere diğer gelişmekte olan ülkeler için öncü olarak görülebilir. Yoksul aileleri kapsayıcılığı hâlâ devam etmektedir.Koşullu nakit transferler yoksulluk ve eşitsizliği azaltan, sosyal yardım ve beşeri sermayeyi denegeleyen bir yol olarak görülmüştür. Çünkü, literatürün işaret ettiği gibi, çocuk işgücü beşeri sermaye, ekonomik büyüme ve ulusal kalkınma önünde bir engeldir. Bu programlar yoksul ailelerin özellikle kadın ve çocukların, eğitim, sağlık ve beslenme durumlarında iyileşme sağlamayı hedeflemektedir. Koşullu nakit para yardımları okul katılımlarındaki cinsiyetler arası farklılığın azaltılmasına da yardım etmektedir (Brezilya ve Türkiye'de kız çocuklarının okullaşma oranları erkek çocukların okullaşma oranından daha azdır).Cordosa ve Souza (2004), Bolsa Escola'nın etkilerini değerlendirmek için 2000 yılına ait veri setini kullanmaktadır. Brezilya'da nakit para yardımı alan ailelerin çocuklarının, kontrol grubu ile karşılaştırınca 3-4 kat daha fazla okula katılmaya meyilli olduklarına işaret etmektedirler. Ancak, Cordosa ve Souza'nın çalışması nakit para transferlerinin çocuk işgücü üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu göstermemektedir.Brezilya'da, PNAD'dan elde ettiğimiz sonuçlara göre, çocuk işçiliği 1992-2008 arasında düşmüştür, çocukların okula katılımları ise arttmıştır. Bu sebeplerle koşullu nakit para yardımlarının okula katılımı, beşeri sermaye, ekonomik büyüme ve kalkınma için önemli ve anlamlı yatırımlar olduğu sonucu çıkarılmaktadır.Türkiye'de, 2006 Çocuk İşgücü Anketi'nden elde ettiğimiz sonuçlara gore ise, çocuk işgücü yüksek düzeydedir. 1992 yılında ILO'nun IPEC'i (çocuk işgücünün yok edilmesi için Uluslararası Program) Çocuk Hakları ile ilgili olarak, 1994 yılında da BM ile imzalanan sözleşme sayesinde zorunlu eğitim, 1997 yılında 5'ten 8 yıla uzatıldı. Dayıoğlu (2006) zorunlu eğitimin, çocukların okula devamlarında artışlara ve çocuk çalışmalarında düşüşlere sebep olduğunu göstermektedir. Ancak, Tansel hâlâ çocuklar arasında okuma yazma bilmeyenlerin ve cehaletin olduğunu göstermektedir.Ayrıca, 1998 yılında, minumum çalışma yaşın için tanımlayan ILO'nun 138 nolu sözleşmesi ile Türkiye 15 yaşı istihdam için asgari yaş olarak belirledi. Ayrıca, Türkiye, Başbakanlık dahilindeki Sosyal Dayanışma Fonu tarafından yönetilen Şartlı Nakit Transfer Programı'nı uygulamaya koydu. Bu program, yoksul hanehalklarının çocuklarının okullaşma oranlarını artırmayı, onların işe girme olasılığını azaltmayı amaçlamakta ve bunu koşullu dönemsel nakit transferleri ile sağlamaktır. Başka bir yeni uygulamaya konan devlet programı da çocukları çalışmaya iten eğitim maliyetlerini azaltmaya yönelik okul kitaplarının ücretsiz dağıtımıdır.Türkiye için, çocuk işgücü adına özel bir bulgu bulunmaktadır. Çıraklık, çocuklarda ekonomik faaliyetlere erken yaşlarda başlamaya yol açmaktadır. Ayrıca, özellikle erken yaşlarda çalışmaya başlamak (özellikle erkek çocukları için) bir avantaj olarak görülebilmektedir. Çünkü, bu çocuklar yetişkinliklerinde çalışma hayatına daha kolay uyum sağlamaktadırlar.Sonuç olarak, iki mikro veriden (PNAD 2008 ve CLS 2006) elde edilen sonuçlar birleştirilebilir: Erkek çocukları çalışmaya daha meyillidir, ve çocuk işçiliğinin tehlikeli formları ile meşgul olmaktadır. Çocuk işçiliği olgusu bölgesel farklılıklar göstermektedir ve kırsal alanlarda yaşayan çocuklar ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaya daha meyilli, kentsel alanlarda yaşayan çocuklar ise ücretli olarak çalışmaya meyillidir. Hemen hemen tüm çocuklar, hane gelirine katkıda bulunmak için çalışmaktadır. Ayrıca, Türkiye'de, çıraklık çok yaygın olduğu için bu çocuklar tehlikeli koşullarda çalışmaya maruz kalabilmektedir. Örneğin, çocuklarda işitme kaybı olabilmektedir.Elde ettiğimiz sonuçlara göre, hem Brezilya ve hem Türkiye için Koşullu Nakit Transferleri çocukların okula katılımlarında artışlar meydana gelmesine sebep olmuştur. Üstelik, son yıllarda çocuk işgücü Brezilya ve Türkiye'de düşüş eğilimi göstermektedir. Ancak, bazı çocuklar hâlâ daha çocuk işgücünün tehlikeli formları ile meşgul olmaktalar, ve böylece okula katılamamaktadırlar.Ancak, çocuk işçiliği ve Koşullu Nakit Transfer programları arasındaki ilişi üzerine olan kanıtlar karışık gibi görünmektedir. CCT programlarının okula katılımı artırmada etkili olduğu kanıtlamıştır. Çocuk emeği üzerindeki etkileri hakkında daha fazla kanıtın elde edilmesi gerekmektedir. Çalışmalarda verilen ortak açıklama, bu programların çocukların işgücü piyasasına katılımını caydırmak için yeterli parasal teşvikler sunmamasıdır. Nakit transfer programları, okul sonrası bileşen içeren önlemler ile tamamlanabilir halde olması gerekir. Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması, daha fazla özel programlar ile belli gruplar ve ekonomik sektörün hedef alınmasına bağlıdır.

Author

Dr. Ayşenur Acar

How to Cite

Ayşenur Acar (Yüksek Lisans Tezi). Child labor in Brazil and Turkey, 2010, Galatasaray University, İktisat Bölümü.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University