Master'sOpen Access

Bütünleşik nehir havzası yönetiminde paydaş katılımı: Modeller ve süreç

2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Ayşe Gül Tanık

Abstract (TR)

AB'ye adaylık sürecindeki Türkiye'de henüz etkin olarak denenmeye başlanmayan; ancak gerek ABD gerekse de AB ülkelerinde uygulanarak bir hayli deneyim kazanılmış sürdürülebilir havza yönetimlerinde paydaş katılımının önemi, katılım modelleri ve katılım süreçleri bu tez çalışmasının konusunu teşkil etmektedir. İlgili konularda temel ilkelere ve tanımlara yer verildikten sonra, özellikle gelişmiş ülke uygulamalarından çıkarılan derslere çalışmada yer verilerek, ülkemizdeki 25 nehir havzasından biri olan Büyük Menderes Havzası özelinde paydaş katılımı, süreci ve en uygun model kullanımları bağlamında önerilerde bulunulacaktır. Sadece AB'de değil birçok gelişmiş ülkede de kabul edilerek uygulanan "Bütünleşik Havza Yönetim" anlayışında paydaşların sürece nasıl katıldıkları, hangi yöntemlerle yönetimde payları olduklarını daha iyi anlayabilmek adına halkın katılımının nasıl başarıyla sağlandığını inceleyip görmek bu çalışmanın amaçlarındandır. Bütünleşik Havza Yönetimi, havzadaki doğal kaynaklar tanımlanırken sektörel çelişkilerin saptanması, yönetsel ve idari yapılanmaya bağlı faaliyet ve politikaların koordinasyonu, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ile birlikte paydaşların ve halkın katılımının uyum içerisinde işleyişiyle sağlanabilmektedir. Bu dört ana koldan birinin eksikliği veya yetersizliği yönetimde aksaklık olacağı anlamına gelmektedir. Bütünleşik Havza Yönetimi birçok otoriteyi ve paydaşları bünyesinde barındırmalıdır. Çeşitli halk kesiminin de yer aldığı, havzada su ile ilgili olabilecek tüm kamu ve özel sektör kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütleri ile medyanın da temsil edilebildiği paydaş katılımının sağlanmasıyla; • Karar almada şeffaflık, • Daha fazla bilgi ve fikir katılımı, • Bölgesel değişimlerin/ilerlemenin erkenden farkına varılması, • Sektörler arası çatışma ve çelişkilerin erken evrede tespitiyle çözümlenmesi, kararların kabul edilip sahiplenilerek destekleme düzeyinin artması, • Yapıcı diyalogların oluşumu, • Farklı düzeydeki ve sektörden bireyler arasında iyi bir işbirliği, • Farkındalığın artmasıyla halka geri dönüşlerin maddi/manevi kazanç olacağı bilincinin sağlanması gibi olumlu etkileri bulunmaktadır. Böylece hayali gibi görünen hedeflere ulaşmak için aktif, etkin ve gerçekçi bir yol izlenmiş olmaktadır Gelişmiş ülkelerin bütüncül bir yaklaşımla havza yönetimi hususunda edindikleri deneyimler doğrultusunda sürece paydaşların ve halkın katılımı yönünde çeşitli modeller oluşturmuşlardır. Model uygulamalarında ülkenin ve ilgili havzanın genel durumu ile birlikte halkın refah düzeyi de göz önünde bulundurulmaktadır. Yönetim sürecinde ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamaya yönelik değişik model uygulamaları sonucunda edinilen deneyimler ile havzalar arasında seçilecek model uygulamalarının farklı olabileceği gibi, süreç işleyişi içerisinde bir havza için ön adım olarak seçilen bir modelin sürecin ileri evrelerinde farklı bir model uygulamasına geçilebileceğini göstermiştir. Çeşitli modeller arasından dördüne bu çalışmada yer verilmiştir. Bunlar; Yorum/İzah Modeli (Commentary Model), Sosyal Öğrenme Modeli (Social Learning Model), Ortak Planlama Modeli (Joint Planning Model), Onay / Ortak Karar Modeli (Consent / Consensus Model). Bu modellerden, çalışmada pilot havza olan Büyük Menderes Havza'sı için Arabulucu Merkezli olan Sosyal Öğrenme ve Ortak Planlama Modellerinin havza şartlarına daha uygun olduğu düşünülmüştür. Model uygulamaları kapsamında bilgi erişimini kolaylaştıracak şekilde danışma ve aktif katılımlı saha gezileri/turları, toplantılar, gönüllü izleme grupları, temizlik/iyileştirme günleri, eğitim programları (okullar, şehir grupları ve yerel organizasyonlar), medya/internet, kamuoyu anketleri, odak gruplarına yönelik çeşitli çalışmalar ve benzeri uygulamalarla gerçekleştirilmektedir. Gelişmekte olan ülke konumundaki ülkemizde de benzer faaliyetlerle ve önerilen model uygulamaları ile paydaşların yönetime katılması ve daha da önemlisi doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusundaki farkındalığının artırılması adına neler yapılabileceği bu çalışmada vurgulanacaktır. Nehir Havzası Yönetim Planlarının (NHYP) hazırlanmasının altlığını teşkil eden Havza Koruma Eylem Planları (HKEP) 2009–2013 yıllarında 25 nehir havzamız için tamamlanmıştır. "Su Havzalarının Korunması ve Havza Yönetim Planlarının Hazırlanması Yönetmeliği"ne uygun bir şekilde Türkiye'nin 2023 yılına kadar 25 havzası için NHYP'larının tamamlanması hedeflenmektedir. Bu planların hazırlanması sürecinde ve planlar tamamlanıp uygulamaya konulduktan sonra da 'Önlem Programı'nın gerçekleştirilmesi ve 'Çevresel Hedeflere' ulaşılmasına ilişkin çalışmalar ve projeler yürütülürken de paydaşların sürece katılımı esastır. Türkiye için çok yeni bir süreç olan BHY'inde paydaş katılımına yönelik hukuksal olgular yeni oluşturularak yayımlanmaya başlanılmıştır. 2013 yılında 'Havza Yönetim Heyetlerinin Teşekkülü, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Tebliği' ve 2014 yılında ise Ulusal Havza Yönetim Stratejisi Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu bağlamda Büyük Menderes Havzası pilot havza olarak bu çalışmada seçilmiş ve paydaş katılım süreci ve uygun model uygulamaları bu havza üzerinde önerilmiştir. Yasal yapının belirttiği hususlar dikkate alınarak, Büyük Menderes Havzası öncelikle sürecin başında oluşturulacak ve havzanın kurumsal yapılandırılmasına ilişkin tebliğde de belirtildiği şekilde 16-25 kişi arası olması gereken Havza Yönetim Heyeti (HYH) irdelenmiştir. Havza 5 il tarafından değişik yüzdelerle temsil edilmektedir. Her ne kadar koordinatör il Aydın olsa da, diğer illerin de havzadaki payı yüksektir. Dolayısıyla, 25 kişi ile sınırlandırılan HYH'inde potansiyel olarak 73 kişi bulunmaktadır. Ayrıca, bu HYH yapılanmasında halk katılımı beklenen ölçüde değildir. Bütünleşik Havza Yönetimi sürecinde önemi vurgulanan halkın katılımı yönünde eksiklikler yaşanabileceği düşünülerek, daha verimli bir paydaş katılımı uygulaması için HYH'ne bağlı olarak çalışması önerilen Havza Koruma Birliklerine (HKB) olan ihtiyaçtan ve bu birliklerin yapılandırılmasından tez kapsamında bahsedilecektir. Süreç boyunca havza bazında yapılacak eğitim çalışmalarına ve programa dahil edilecek kişilere yönelik bir yapılandırma ile finansal kaynak arayışına da çözüm getirilmeye çalışılacaktır. Türkiye için yeni bir uygulama olan bu süreçte yasal yapının belirttiği hususlar da dikkate alınarak Büyük Menderes Havzası için uygun bir uygulama modeli seçimine gidilmiştir. Havza gerek ekonomik yapısı, gerekse de eğitim seviyesi olarak incelendiğinde Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu görülmüştür. Bütünleşik Havza Yönetimi, ülke genelinde yeni bir süreç olduğu için öncelik olarak 'birlikte öğrenip birlikte yönetme' esaslı olan 'Sosyal Öğrenme Modeli' seçilmiştir. Bu seçilen modelin havza özelinde uygulama sürecinin ise paydaşlara ve halka verilecek ilk eğitimlerle maksimum farkındalığın sağlanması ve uygulama süreci içerisinde yapılacak raporlamalar için gerekli olan izleme ve değerlendirme adımlarının ilk döngüsel sürecini tamamlamasının 2-3 yıl alacağı düşünülmüştür. Yönetim sürecinin ilerleyen dönemlerinde ise 'Ortak Planlama Modeli'nin uygulanmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Bu uygulamalar sırasında göz ardı edilmemesi gereken katılım sürecinin temel ilkelerinden bahsedildikten sonra sürecin döngüsel yapısının sağlanması adına önerilere yer verilmiştir.

Author

Dr. Çiğdem Kanber

How to Cite

Çiğdem Kanber (Yüksek Lisans Tezi). Bütünleşik nehir havzası yönetiminde paydaş katılımı: Modeller ve süreç, 2015, Istanbul Technical University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Istanbul Technical University