Master'sOpen Access

Büyükşehirlerde yangın risk değerlendirmesi: Sakarya ili örneği

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Hüseyin Altundağ

Abstract (TR)

Sakarya ili tarihsel olarak milattan önce 12. Yüzyıldan itibaren insan yaşamına ev sahipliği yapmış ve üzerinde birçok medeniyet hüküm sürmüştür. Çok eskiye dayanan tarihi ve coğrafi yapısı sayesinde ulusal açıdan çok önemli bir yere sahiptir. 16 ilçesi ile 4817 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan Sakarya ili 2021 Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 1.060.876 kişilik bir nüfusa sahiptir. Sakarya ilinde bulunan liman, demiryolu, otoyol ve uluslararası yollara sahip olması birçok özel ve devlet destekli fabrikaya ev sahipliği yapmasını sağlamaktadır. Ulaşımdaki elverişli yapısından dolayı Sakarya ilinde 7 adet Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Yanma, yanıcı madde, oksijen ve ısının birleşmesi ile oluşan ve kontrol edilemediğinde büyük felaketlere yol açan bir olaydır. Oluşan bu olaya müdahale edilememesi durumunda büyük kayıplar yaşanabilmektedir. Yanmanın oluşabilmesi için ihtiyaç duyulan kaynaklardan birisi yanıcı maddedir. Yanıcı maddeler genellikle organik bileşikli bir yapıya sahiptirler. Bu maddeler katı, sıvı ve gaz haldeki maddelerdir. Her durumun kendine özgü karakteristik özellikleri bulunmaktadır. Bunlar; •Katı yanıcı maddelerde; katı halden erime göstererek değişime gider ve sıvı hale geçer aldığı ısı ile buharlaşarak yanma olayının devam etmesini sağlamaktadır. •Sıvı yanıcı maddelerde; yanıcı madde sıvı değil buharlaşan gazlardır. Bu tür yanıcı maddelerde korlaşma olmamaktadır. Yanma ise hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir. Sıvı yanıcı maddeler su ile karışabilen ve karışamayan diye ikiye ayrılmaktadırlar. Sıvı yanıcı maddeler su ile karışabilme durumlarına göre müdahale şekilleri değişebilmektedirler. Su ile karışabilen sıvılara su ile müdahale etmek mümkün iken su ile karışmayan yanıcı sıvıların üstünü kapatma özelliğine sahip köpüklerle müdahale edilebilmektedir. •Gaz haldeki yanıcı maddelerde; katı ve sıvıya göre yanma eğilimleri farklıdır. Bu tür yanıcı maddeler çok hızlı yanma eğilimi göstermektedirler. Yanmayı tetiklemek için ufak bir kıvılcım yetmektedir. Gaz haldeki yanıcı maddeler genellikle kapalı kaplarda bulunmaktadırlar. Yanma olayı önce bulundukları alanın patlaması daha sonrasında ise alevli bir şekilde yanması ile devam etmektedir. Yanıcı maddenin yanma reaksiyonu gösterebilmesi için alt ve üst patlama limitleri bulunmakla birlikte bulunduğu ortamda en az %12' lik oksijen oranına da ihtiyacı bulunmaktadır. Yanmanın gerçekleşebilmesi için ihtiyaç duyulan etkenlerden birisi de oksijendir. Saf oksijenin yanıcı özelliği bulunmamaktadır. Ancak havada bulunan oksijen içinde bulunan diğer gazlarla beraber oluşturduğu karışım ile yakıcı bir özelliğe sahiptir. Oksijen kokusuz ve renksizdir. Gaz yanmaları için ortamda en az %12, katı ve sıvı yanmalarda ise en az %16 oranını sağlaması gerekmektedir. Atmosferimizde bulunan oksijen oranı %21'dir ve bu oran yanmanın gerçeklemesi için yeterli oranı sağlamaktadır. Yanmanın gerçekleşebilmesi için ihtiyaç duyulan son etken ise ısıdır. Doğada oksijen ve yanıcı madde sürekli temas halinde bulunmaktadır fakat yanma olayı gerçekleşmemektedir. Yanmayı sağlayabilmek için tutuşturma sıcaklığını sağlayabilecek ısı ile birleşmesi gerekmektedir. Gerekli olan tüm şartlar oluştuğunda ise yanma olayı gerçekleşebilmektedir. Isı kaynakları doğal ve suni olarak ikiye ayrılmaktadır. Doğal kaynaklar; güneş, yıldırım, volkan patlamaları sayılabilmektedir. Suni kaynaklar ise elektrik, sürtünme, patlayıcı maddeler sayılabilmektedir. İhtiyaç duyulan tüm şartların oluşması ile meydana gelen yanma olayı 5 şekilde gerçekleşmektedir. Bunlar; yavaş yanma, kendi kendine yanma, hızlı yanma, parlama patlama şeklinde yanmalar ve detonasyon 'dur. •Yavaş yanma; ısı ve duman gibi belirtileri fark edilmeyecek kadar az olan maddenin buhar, yanıcı gaz oluşturmadığı, yeterli oksijenin olmaması ve ısının yetersiz kaldığı durumlarda oluşmaktadır. Canlıların solunum yapması veya demirin oksitlenmesi yavaş yanmaya örnek oluşturmaktadır. •Kendi kendine yanma; maddenin zaman içerisinde yavaş yanma olayı biçiminde ilerleyerek hızlı yanmaya dönüşmesidir. Ortam sıcaklığı gerekli yanma ortamını oluşturabilmektedir. •Hızlı yanma; yanmanın bütün hallerini içinde bulunduran yanma şeklidir. Hızlı yanmalarda ısı, ışık, alev ve korlaşma mevcuttur. •Parlama ve patlama şeklinde yanmalarda; parlama buharlaşan sıvı maddelerin oksijen ve ısı ile meydana getirdiği reaksiyon, patlama ise maddenin bir anda tamamen yanması ile gerçeklemesi durumudur. •Detonasyon ise patlayıcı maddelerin oluşturduğu yanma reaksiyonlarına denilmektedir. Bu tür yanmalar çok hızlı yanma olarak ifade edilebilmektedirler. Yangın Türk Dil Kurumu tarafından "zarara yol açan büyük ateş" olarak ifade edilse de kontrol dışına çıkmış yanma olaylarına da yangın diyebilmekteyiz. Yangın olayı birçok sebebe dayanmaktadır. Bunlar genel olarak; Bilgisizlik, dikkatsizlik, ihmal, kazalar, sıçrama, sabotaj olmaktadır. Dünyada ve ülkemizde yangınlar müdahale edilebilirliği açısından sınıflandırılmaya tabii tutulmuşlardır. Yapılan sınıflandırmalar ülkemizde de diğer ülkelerin standartlarına göre benzerlik göstermektedir. Ülkemizde yapılan sınıflandırmaya göre yangınlar Türk Standartları Enstitüsü tarafından içerikleri ve müdahale şekilleri açısından 5 sınıfa ayrılmışlardır. Bunlar; •A sınıfı Yangınlar kor haline gelmiş organik yapıdaki katı madde yangınlarıdır. •B Sınıfı Yangınlar sıvı halde bulunan veyahut sıvılaşabilecek katı madde yangınları olarak adlandırılırlar. •C sınıfı yangınlar gaz yangınlarını ele almaktadır. •D sınıfı yangınlar metal yangınları olarak ifade edilmektedir. •F sınıfı yangınlar ise pişirme gereçleri içerisinde bulunan bitkisel ve hayvansal yağların yangınlarını ele almaktadır. Dünya üzerinde birçok afet gelişmektedir. Oluşan bu afetler dahilinde insan hayatı sekteye uğramakta ve durma noktasına kadar gelebilmektedir. Hayatımızı olumsuz yönde etkileten afetlerden birisi de yangınlardır. Yangının kontrol altına alınamadığı zamanlarda çok büyük etkilere sahip olabilmekte ve insan yaşamını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. İnsanlığın ateşi kullanmaya başladığı alt Paleolitik dönemden itibaren ateş dost olmasının yanında bir düşman olarak ta görülmüştür. Bu düşmanı kontrol altına alabilmek için itfaiye hizmetlerine ihtiyaç duyulmuştur. Karşımıza ilk çıkan teşkilatlanma Roma dönemi imparatoru Ogüst ile meydana geldiği bilinmektedir. Ogüst tarafından oluşturulan ilk itfaiye teşkilatı köleler tarafından 7 ayrı bölgede hizmet vermeye başlamıştır. İhtiyaç duyulan bu teşkilatlanma Roma toprakları dışına çıkarak zamanın getirdiği yeniliklerle beraber kendini de geliştirmiştir. Günümüze geldiğimizde ise cumhuriyet dönemi ile itfaiye teşkilatlanmaları belediyelere devredilmiştir. Sakarya ili açısından değerlendirme yaptığımız bu çalışmada Sakarya itfaiyesi 17 Ağustos 1999 tarihinde gerçekleşen deprem ile tüm malzemeleri enkaz altında kalmış ve büyük zarara uğramıştır. Avrupa Birliği hibesi özel anlaşması ile Marmara Depremi Rehabilitasyonu Programı kapsamında tekrar yapılandırılmıştır. Birçok araç ve malzeme temini ile Türkiye'de genel ortalamanın üstünde kendine önemli bir yer edinmiştir. Büyükşehir olması ile itfaiye hizmetlerini daire başkanlığı olarak veren Sakarya itfaiyesi 4 şube müdürlüğü 12 grup ve 7 müfreze ile hizmet vermektedir. Hizmet standartlarını 26326 sayılı "Belediye İtfaiye Yönetmeliği" kapsamında uygulamaktadır. Bu çalışma ile Sakarya ilinde 2015-2022 yılları arasında gerçekleşen yapısal yangınlar istatistiki veriler üzerinden incelenmiştir. Ele alınan yapısal yangın verileri ile 8 yıllık süreçte toplam 29793 yangın çıkışı olduğu incelemeye konu olan yapısal yangınların ise toplamda 5773 adet olduğu tespit edilmiştir. Yangın çıkış nedenlerinde ise ilk sırayı baca ve kalorifer daha sonrasında ise elektrik yangınlarının aldığı görülmektedir. Yıllar içerisinde yangın kaynaklı sivil yaralanmalar ve ölüm oranları ele alınmıştır. Sakarya ilçelerinde çıkan yangınlar ve nüfusa göre yangın yüküne bakılmaktadır. Sonuç olarak tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de tarih boyunca gelişim göstermekte olan itfaiye teşkilatlarının öncelikli görevleri oluşabilecek yangınları oluşmadan engelleyebilmek ya da mümkün olan en kısa sürede müdahale edebilmektir. Her ülkede farklı yapılara sahip olsa da teşkilatlar aynı amaca hizmet etmektedirler. Sakarya ili ise coğrafi özellikleri itibari ile yangın riskinin yüksek olan bir şehirdir. 2015-2022 yılları arasındaki veriler ışığında en çok betonarme binalarda yangın çıktığı görülmüştür. Çıkış sebepleri açısından baca ve elektrik kaynaklı yangınların yüksek olduğu ve oluşan yangınların en çok kış aylarında yaşandığı izlenmektedir. Sakarya itfaiye teşkilatın güçlendirilmesi ve teknolojik yeniliklere ayak uydurması gerekliliği anlaşılmış. Yangın öncesi ve sonrasında gerekli güvenlik önlemleri alınarak vatandaşın maddi ve manevi kayıplardan uzak durması gerekliliği ön plana çıkartılmıştır.

Author

Dr. Yavuz Balcı

How to Cite

Yavuz Balcı (Yüksek Lisans Tezi). Büyükşehirlerde yangın risk değerlendirmesi: Sakarya ili örneği, 2023, Sakarya University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Sakarya University