Ceza Hukukunda kriminolojik tehlikelilik
2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Vesile Sonay Evik
Özet (TR)
Sosyal bir varlık olarak insan, toplumu oluşturan diğer bireylerin kendisine yönelik düşüncelerini ve planlarını hep öğrenmek isteğinde olmuştur Zira doğadan ve diğer bireylerden kaynaklanan tehlikelere yönelik korku var oluşundan beri insanlığın peşini bırakmadığı gibi, günümüzde de tehlikenin yok edilmesi isteğinin toplumu oluşturan bireylerde bulunduğu söylenebilir Bu durum, henüz bir zarar ortaya çıkmadan, suç işlenmeden önce müdahale edilip korkulan durumun gerçekleşmesini önlemek amacıyla yürürlüğe giren çeşitli düzenlemelerle ceza hukukuna da yansımıştır. Risklerin ve risklere yönelik duyulan korkunun artması, bu arzuyu daha da güçlendirmiş, özgürlüklere müdahale oluşturan çeşitli tedbirlerin meşruluğunu sağlamak bakımından "zararı önlemek" kavramı yürürlüğe giren çeşitli düzenlemelerin gerekçesini oluşturmuştur. Tehlikelilik her şeyin başında tahmin gerektiren sübjektif bir yargıdır. Karmaşık bir varlık olan insanın davranışlarını yüzde yüze yakın bir olasılıkla öngörmek mümkün kabul edilmese de teknolojinin gelişimi ile bu alanda da çeşitli ilerlemeler kaydedilmiş ve bireylerin gelecekte suç işleme ihtimaline ilişkin tespitlerde bu teknolojik araçlar da kullanılmaya başlanmıştır. Öngörmeye ilişkin bu teknolojik gelişmeler mevcut değilken dahi, ceza hukuku tarihi incelendiğinde failin "tehlikeli" hâlde bulunuyor olmasına bir önem atfedildiği görülmektedir. Nitekim bugün bazı hukuk sistemlerinde fail hakkında çeşitli önleyici tedbirlerin ya da güvenlik tedbirlerinin uygulanmasının gerekçesini bu hâl oluşturmaktadır. "Ceza" kadar eski bir tarihi olmayan güvenlik tedbirlerine başvurmanın koşullarından biri suçlunun tehlikelilik hâlidir. Yine "itiyadi suçlular", "mükerrirler" veya "cinsel suçlular" gibi tehlikeli suçlu olarak kabul edilen suçluların cezasının ağırlaştırıldığı, bu kişiler hakkında uygulanacak ceza türünün değiştirilebildiği veya ceza yanında güvenlik tedbirlerine hükmolunduğu görülmektedir. Tehlikeli olarak kabul edilen suçluların, cezanın infazından sonra dahi denetlenebileceği mekanizmalarla karşılaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK m. 58 "suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular" başlığını taşımaktadır. Bu madde ile kanun koyucu suçlular arasında bir kategori oluşturarak "tehlikeliliği" normatif bir özellik olarak kabul etmiştir. TCK sistematiğinde cezanın yanı sıra bir diğer yaptırım türü olarak kabul edilen güvenlik tedbirlerinin, uygulanma koşulu olarak da kişinin tehlikeli olması şartı aranmaktadır. Bunlar kanun metninde açıkça tehlikeliliğe atfedilen sonuçlardır. Bununla birlikte bir kısım kanuni düzenlemede açıkça "tehlikelilik" ya da "tehlikeli suçlu" ibaresi kullanılmıyor olsa da öngörülen düzenlemeler bu anlayışın bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Örneğin, CGTİHK m. 107'de düzenlenen "koşullu salıverilme" kurumundan yararlanmanın koşullarından birini oluşturan "iyi hâlli olma" kişinin suç işlemeyeceğine ilişkin bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Bunun dışında hapis cezasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumlara başvurulabilmesinin koşulu olan kişinin mahkemede "tekrar suç işlemeyeceğine yönelik bir kanaat oluşturması" bir nevi tehlikelilik hâli göstermemesi gerekliliğine işaret etmektedir. Dolayısıyla tehlikeli olmanın yanı sıra "tehlikeli olmama" da hukukumuz bakımından önem taşımaktadır. Tehlikelilik ceza hukukunda pek çok kararı etkilemekle birlikte, kavrama Türk hukukunda genellikle güvenlik tedbirleri ile ilişkisi kapsamında değinilmektedir. Ancak konunun tüm yanlarıyla ve bütünlükçü bir bakış açısıyla ele alınmasına yönelik istek bu çalışmanın gerçekleştirilmesindeki esas sebebi oluşturmaktadır. Zira kişilerin tehlikeliliğine karşı alınan tedbirler, sadece bir yaptırım türü olan güvenlik tedbirleriyle sınırlı değildir. Dolayısıyla tehlikelilik, sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı ve bağlantılı olarak değil, başlı başına bir konu olarak ele alınmalıdır. Kavramın nasıl tanımlanması gerektiğinden, böyle bir tespitin nasıl yapılacağına kadar aydınlatılması gereken pek çok nokta söz konudur. Bu tezle Türk ceza hukukuna yapılması arzu edilen katkı, tehlikeliliğe ilişkin temel meselelere bir açıklama getirmektir. Bu sebeple çalışma öncelikle tehlikeliliği kavramsal açıdan incelemek amacındadır. Bunun yanında kategorik olarak "tehlikeli" olarak kabul edilen suçlu gruplarını incelemek çalışmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır. Suçlunun kişiliğini incelemek suç ve ceza kavramları kadar kadim bir tarihe sahip olmasa da bugün ceza hukukunun ayrılmaz bir parçasıdır. Özellikle pozitivist okulla birlikte suçlulara yönelik sınıflandırmalar önemli hâle gelmiştir. Türk hukukunda TCK m. 58 kapsamında mükerrirler, itiyadi suçlular, suçu meslek edinen kimseler ve örgüt mensubu suçlular "tehlikeli" olarak nitelendirildiğinden çalışmamızda bu gruplar ve bunların yanında cinsel suçlular incelenmiştir. Zira her ne kadar bu madde kapsamında tehlikeli suçlu kategorisinde yer almasalar da cinsel suçlulara yönelik olarak öngörülen tedbirlerin farklılığı ve ağırlığı, onların diğer suçlulardan farklı bir muameleye tabi tutulduğu ve kanun koyucu tarafından tehlikeli olarak kabul edildiğine dair önemli bir göstergedir. İncelenecek bu ana konuların ışığında "Ceza Hukukunda Kriminolojik Tehlikelilik" başlıklı çalışmamız "Tehlikelilik Kavramı ve Kavrama İlişkin Temel Meseleler", "Özel Tehlikeli Suçlular" ve "Tehlikeliliğin Sonuçları" başlıklı üç bölümden oluşmaktadır.
Yazar
Dr. Selin Alpaslan
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Selin Alpaslan (Doktora Tezi). Ceza Hukukunda kriminolojik tehlikelilik, 2024, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
