Turkish criminal law

263 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türk Ceza Kanununda düzenlenen çocuk pornografisi ile ilgili suçlar (TCK m. 226/3)

Bu tezde, çocuk pornografisinin kavramsal olarak kapsamı ve ceza hukuku alanında bağımsız bir suç olarak düzenlenmesinin önemi ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda birinci bölümde öncelikle konuyla ilişkili kavramlar incelenecektir. Daha sonra çocuk pornografisi kavramı ve yaygın görünüş biçimlerine değinilecektir. İkinci bölümde, çocuk pornografisi suçunun bazı ülkelerde düzenlenme şekilleri ve çocuk pornografisine ilişkin uluslararası hukuki düzenlemeler ele alınacaktır. Üçüncü bölümde ise, Türk Ceza Kanunu'nda müstehcenlik suçu içerisinde yer alan çocuk pornografisi suçu ile ilgili bazı suçlar detaylı bir şekilde incelenecek, çocuk pornografisinin bağımsız bir suç olarak düzenlenmesi gerekliliği üzerine eleştiriler ortaya konacaktır.

Siber mağduriyetTürk ceza hukuku
Ümmü Kardelen Yıldız Önal
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İslam ve Türk hukukunda rüşvet suçu

İslam hukukunda rüşvet suçu ta'zir cezası gerektiren suçlar kapsamında değerlendirilmektedir. Rüşvet kavramının net bir biçimde değerlendirilebilmesi için terim anlamlarının zaman içinde geçirdiği anlam farklılıklarını gözetmek gerekmektedir. Rüşvet kavramı erken dönemde elde edilmesi gereken mutlak menfaat olarak algılanmıştır. Daha sonraki dönemlerde kapsamı daralan bu kavram, kanunda suç olarak tanımlanmıştır. Suç olarak kategorize edilen rüşvet artık en geniş biçimde mutlak olarak elde edilen menfaat tanımını, haksız olarak elde edilen kazanca bırakmıştır. Rüşvet kavramının suç olarak nitelendirilmesinin akabinde doğal olarak kanuni, maddi, manevi ve hukuka aykırılık unsuru olarak dörde ayrılan suçun unsurları incelenmiştir. Suç olarak tanımlanan bir fiilin dış dünyada tezahürü suçun özel görünüş biçimleri bölümlerinde ele alınır. Söz konusu çalışmamızda teşebbüs, iştirak ve içtima olarak tasnif edilen suçun özel görünüş biçimlerini karşılaştırmalı biçimde inceledik. Bir fiilin suç kapsamında değerlendirilmesi için bünyesinde yapılmasına veya yapılmamasına dair mutlak bir emir barındırması ve bir müeyyide ile destekleniyor olması gerekmektedir. Kaynak bakımından müeyyideden bahsedebilmek için bir kanun koyucunun tespiti gerekmektedir. Söz konusu kanun koyucunun vaz' ettiği hükümlerin ulaşıldığı kaynaklar bizi hükmün dayanak noktasına götürmektedir. Biz de bu çalışmada rüşvet suçunun karşılaştırmalı hukuk bağlamında -İslam hukuku ve Türk hukuku- hukuki dayanaklarını incelemeyi uygun gördük. Rüşvet suçu ile alakalı araştırmalar mevcuttur. Ancak biz bu çalışmayı yaparken iki hukuk disiplini bağlamında söz konusu suçun detaylı bir mukayesesine rastlamadık. Zaman zaman rüşvet suçunu tek bir hukuk disiplini bağlamında inceleyen araştırmacıların diğer hukuk disiplinlerine atıflarına rastlasak da detaylı bir biçimde mukayesesine rastlamadık. Biz de söz konusu rüşvet suçunu detaylı bir biçimde her konu başlığı altında mukayese etmeye gayret ettik.

Türk ceza hukukuİslam hukuku
Muhammet Said Akkoç
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Ceza Kanunu ile mukayeseli olarak İslam Ceza Hukukunda hırsızlık suçu

Bu çalışmanın konusu, hırsızlık suçunun İslam ve Mer'i Ceza Hukuku kaynaklarındaki yeri ve muhtevasıdır. İslam Ceza Hukukunda örnekleme yönteminin, mer'i ceza hukukunda ise ilkesel yöntemin kullanılması sebebiyle her iki hukuk sistemi karşılaştırılmak suretiyle hırsızlık suçunun yer ve muhtevası tespit edilmeye çalışılmıştır. Tezin amacı ise kısmen ilkesel olmakla birlikte daha çok örneksel bir yöntemle zenginleştirilmiş/geliştirilmiş İslam ceza hukukunda hadd suçları kategorisinde yer alan ve kural olarak hadd cezasına tabi olan hırsızlık suçunun mer'i hukuk sistematiği ile ifade edilmeye çalışılmasıdır. Bu çalışma sırasında İslam hukukunun klasik dönem eserleri ile birlikte son dönem eserleri de, mer'i hukuk eserleri ile birlikte taranmış ve karşılaştırma mer'i hukuk sistematiği içerisinde değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hırsızlık, Hadd, Örnekleme Yöntemi, İlkesellik, Mer'i Hukuk Sistematiği

CezaCeza hukukuHadd cezaları+5
Hasan Çelik
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk Ceza Kanununda cebir ve tehdit fiili

İrade özgürlüğünün gereksinimlerinden biri de kişilerin zorlama olmaksızın karar verme ve bu doğrultuda hareket edebilmesidir. Zorlama araçlarının en yaygın görünüm şekillerinin cebir ve tehdit olduğu söylenebilir. Türk Ceza Kanunu'nda cebir ve tehdit fiili bir çok suçta ve farklı şekillerde düzenlenmiştir. Bu fiillerin çoğunlukla kanunda beraber düzenlenmesi ve eski görüşlerde zorlamaya yönelik tehdidin de cebrin görünüş şekli olarak ele alınıp aynı konu içerisinde incelenmesi sebebiyle bu çalışmada cebir ve tehdit fiilleri birlikte ele alınmıştır. Bu fiiller kanunda temel olarak üç farklı şekilde düzenlenmiştir. İlk olarak tehdit fiili TCK m. 106'da ve cebir fiili de TCK m. 108'de bağımsız birer suç tipi olarak düzenlenmiştir. İkinci olarak bu fiillerin diğer suçlarda araç olma niteliği gözetilerek cebir ve tehdit fiilleri diğer suçlarda unsur olarak da düzenlenmiştir. Üçüncü olarak TCK m. 28'de kusurluluğu kaldıran bir hal olarak düzenlemiş, bu fiilleri uygulayarak bir başkasına suç işleten kişinin dolaylı fail olarak işlenen suçtan sorumlu tutulacağı belirtilmiştir. Cebir ve tehdidin unsur olarak düzenlendiği durumlarda bu fiillerin anlamı belirlenirken temel olarak Tehdit Suçu'na ve Cebir Suçu'na atıf yapılmıştır. Ayrıca cebrin unsur olarak düzenlendiği suçların çeşitli ve çok sayıda olması onların işlenme sayılarını artırarak bu suçlarda cebrin, cebir suçundan daha detaylı olarak ele alınmasını sağlamıştır. Bu çalışmada öncelikle cebir ve tehdit fiilleri bağımsız suç tipi kapsamında ele alınarak açıklanmıştır. Daha sonra bu açıklamalardan yola çıkılarak cebir ve tehdidin unsur olarak düzenlendiği suç tipleri ve bu fiillerin suç işlemeye zorlamak için (TCK m. 28) kullanılması ele alınmıştır.

Türk ceza hukuku
Taha Yasin Turan
Selçuk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza hukukunda hile

Hukuk bilimi içerisinde geniş bir kapsama sahip olan hile; özel hukuk alanında maruz kalan tarafı sözleşmeye bağlılıktan kurtaran ve gerçekleştiren kişi açısından tazminat yükümlülüğüne neden olan bir irade bozukluğu hâli şeklinde, ceza hukuku kapsamında ise Türk Ceza Kanunu ve diğer bazı kanunlarda düzenlenen birçok suçun temel veya nitelikli hâlinin oluşumu için gerekli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Hilenin, çok geniş bir davranış kümesini bünyesinde barındırması ve birbirinden farklı birçok hukuki değeri koruma altına alan suçun unsurunu oluşturması nedeni ile ceza hukuku yönünden ayrı bir öneme sahip olduğu belirtilmekle birlikte, kanunda kavrama yönelik herhangi bir tanım veya açıklamaya yer verilmemektedir. Bu yönü ile hile, öğreti ve uygulama çevresinde gelişen bir kavramdır. Ancak günümüzde dahi ceza hukuku içerisinde hile kavramından tam olarak ne anlaşılması gerektiği, kavramın kapsamının özel hukuktakinden farklı olup olmadığı, şayet farklı ise bu yöndeki bir ayrımın nasıl yapılacağı, özel hukuk içerisinde hile olarak kabul edilen bütün davranışların ceza hukuku yönünden hile teşkil edip etmeyeceği ve hilenin tespitinde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği hususlarında somut bir çözüme ulaşılabilmiş değildir. Çalışmada ceza hukukunda hile konusu ele alınmıştır. Birinci bölümde öncelikle genel anlamda hile ve hileli davranış kavramları ile birlikte hilenin benzer kavramlarla ilişkisi irdelenmiş, sonrasında hilenin tarihsel evrimi ve hukuk sistemlerindeki görünümleri ve yer aldığı mer'i düzenlemeler incelenmiştir. Devamında usul hilesi ve özel hukukta hile ayrı başlıklarda ele alınmıştır. Bölümde son olarak özel hukuk hilesi-ceza hukuku hilesi ayrımı ve bu ayrımın sonucunda ortaya çıkan yalanın hangi aşamadan sonra cezai hileye dönüşeceği meselesi, ileri sürülen görüşler kapsamında tetkik edilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Türk ceza hukukunda hile ve hilenin unsur olarak yer aldığı suçlar ele alınmıştır. Bu kapsamda öncelikle Türk ceza hukukunda hile, hile içeren suçlar arasında ayrım yapılmadan irdelenmiş, devamında ise Türk Ceza Kanunu'nda hileyi unsur olarak barındıran suçlar hile unsuru üzerinden tartışılmıştır.

Ceza hukukuHileHilekarlık+4
Deniz Aydoğan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İslâm ceza hukuku ile Türk Ceza Hukuku arasında bir mukayese (Had cezaları özelinde)

Cezalar bazı toplumlarda ilahî kanunlarla, bazı toplumlarda ise beşerî kanunlarla düzenlenmiştir. Tezimizde ilahî kökenli İslâm ceza hukuku ile beşerî kökenli Türk ceza hukuku mukayese edilmiştir. Çalışmamız, üç tür mukayeseyi konu edinmiştir. Çalışmamızda her iki hukukun aslî-tali kaynakları mukayese edilmiştir. Çalışmamızda her iki hukuktaki suç-ceza kavramları incelenmiş, inceleme sonucunda ittifak edilen ve ihtilaf edilen noktalar belirlenmiştir. Son olarak tezimizde had cezaları İslâm ceza hukuku ile Türk ceza hukuku açısından incelenmiştir. Çalışmamızda izlenen yöntem şu şekildedir: Çalışmamızın tüm bölümlerinde öncelikle kavramların sözlük ve terim anlamları verilmiştir. Birinci ve ikinci bölümde konuların ve kavramların tanımları verilmiş, İslâm ceza ile Türk ceza hukukundaki yeri belirlenmek sureti ile mukayese yoluna gidilmiştir. Üçüncü bölümde ise her bir had ile ilişkili kavramların tanımları verilmiştir, her bir had cezasının dayandığı deliller açıklanmıştır. Haddin unsurları ve haddin cezaları mezheplerin görüşleri ışığında incelenmiştir. Hadler ile alakalı kavramların Türk ceza hukukundaki karşılıkları tespit edilmiştir. İki hukuk kıyaslanmak sureti ile ittifak ve ihtilaf edilen noktalar tespit edilmiş ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Çalışma yapılırken İslâm hukuku ile ilgili klasik eserlerden istifade edilmiş, kimi zaman tez ve makalelere müracaat edilmiş, kimi zaman günümüz araştırmacılarının kaynaklarına başvurmak sureti ile İslâm hukukunun meselelere bakış açısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Türk ceza hukuku ile ilgili olarak Anayasa, Türk Ceza Kanunu, Medeni Kanun gibi konu ile alakalı kanunlardan ve ceza hukukçularının kitaplarından, konuyla ilgili tezlerden, bilimsel makalelerden istifade etmek sureti ile Türk ceza hukukunun konu ile alakalı görüşü aktarılmıştır. Daha sonra her iki hukuk birbiri ile kıyaslanmıştır. Bu kıyaslama sonucunda; İslâm ceza hukukundaki hükümlerin Türk ceza hukukundaki hükümlere nazaran daha âdil, geniş görüşlü ve daha caydırıcı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelime: İslâm Ceza Hukuku, Türk Ceza Hukuku, Had, Suç, Ceza.

CezaCeza hukukuHadd cezaları+6
Mehmet Abdullah Ensari
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yargısal içtihatlar ışığında alacağın tahsili amacıyla işlenen yağma suçu

Alacaklıların hukuki ilişkiye dayanan alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçluya yönelik cebir ve/veya tehdit içeren fiilleri suç olarak kabul edilmiş, hukuki yollara başvurarak alacağını tahsil etmeyen failin cezalandırılması öngörülmüştür. 765 sayılı TCK'da kendiliğinden hak alma (ihkak-ı hak) suçu olarak düzenlenmişken, 5237 sayılı TCK'da kendiliğinden hak alma suçuna yer verilmemiş; fakat malvarlığına yönelik suçlar açısından failin hukuken korunan bir alacağını tahsil etmek amacıyla hırsızlık veya dolandırıcılık suçunu işlemesi halinde bu suçlardan verilecek cezalarda alt ve üst sınır belirlenmek suretiyle ceza indirimi belirlenmiştir. Ancak failin alacağını tahsil etmek amacıyla cebir veya tehdit kullanması halinde farklı bir düzenleme getirilerek failin yağma suçundan değil, kasten yaralama ya da tehdit suçundan ötürü cezalandırılacağı belirtilmiştir. Fail ile mağdur arasındaki borç ilişkisinin meşru bir zeminde bulunması failin TCK' da düzenlenen alacağın tahsili amacıyla işlenen hırsızlık(md.144), dolandırıcılık (md.159 ) ve yağma (md.150/1) hükümlerinden yararlanabilmesinin temel şartıdır. Bu nedenle hukuken korunan alacağın hukuken geçerli bir alacak olması, failin ve mağdurun bu borç ilişkisinin tarafı olması gerekmektedir. Hukuki ilişkinin tarafı olmayan kişiler yönünden ise hırsızlık (md.141-142), dolandırıcılık (md.157-158), yağma (md.148-149)suçlarına yönelik hükümlerin uygulanması söz konusu olmaktadır. Malvarlığına yönelik suçlardan hırsızlık ve dolandırıcılık yönünden, bu suçların alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde suçların niteliğinde bir değişiklik olmamakta, daha az cezayı gerektiren hal teşkil etmektedir. Ancak durum TCK md.150/1 düzenlemesinde farklıdır. TCK md.150/1 de düzenlenen alacağın tahsili amacıyla işlenen suçun, yağmanın özel hali olduğu öğreti ve yargı kararlarında ifade edilmekte ise de, bu durumda failin hangi suçu işlediği belirsizdir. TCK md.150/1 de, yağma suçunun hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde, fail hakkında kasten yaralama veya tehdit suçlarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. TCK md.150/1 başlığı daha az cezayı gerektiren hal olmasına karşın ilgili maddede, yağma suçundan verilecek cezada indirim yapılması öngörülmemiştir. Çalışmamızda öğreti ve yargı kararları çerçevesinde farklı görüşlere yer verilerek, tartışmalı hususlar değerlendirilmek suretiyle hükmün hukuki niteliği ortaya konularak uygulamaya katkı sağlanması amaçlanmıştır.

Alacak hakkıKanunlar 5237 sayılıTahsilat+5
Tuğba Uçak
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Parada sahtecilik suçu

''Parada sahtecilik suçu'', günümüzde teknolojik yenilikler sonucu gün geçtikçe artmakta ve daha farklı bir boyut kazanmaktadır. Ülke ekonomileri ve kamunun güveni için ciddi bir tehdit unsuru olmaya devam etmektedir. Bu kapsamda, incelenen suç tipi, sadece ulusal düzeyde değil uluslararası düzeyde de mücadele edilmesi gereken bir konu olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Nitekim, bu durum da ülkeleri işbirliği yapmaya ve bu konuda çeşitli önlemler almaya itmektedir. Bu sebeple, ülkemizde de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu zamanında olduğu gibi yine yoğun bir uygulama alanı bulmuştur. Ancak, buna rağmen doktrinde bu suç tipi üzerinde yeterli çalışma da yapılmadığı gözlenmiştir. Her ne kadar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girmeden önce konuyla ilgili öğretide birtakım doyurucu çalışmalar olsa da iki kanunda yer alan düzenlemeler birçok yönden farklılık içermektedir. Bu sebeple eskiden oluşan doktrinel çalışmalar ve uygulamalardan yararlanma imkânı oldukça kısıtlıdır. Anılan eksikliklerin giderilmesine kısmen de olsa katkı sağlayabilmek amacıyla hazırlanan çalışmamızda, tartışmalı noktalar ön plana çıkarılmak suretiyle, suça ilişkin temel kavramlar, suçun yapısal unsurları incelenmiş; bu kapsamda ''sahte üretim'', ''sürüm yeteneği'' gibi bu suç açısından önem arz eden kavramlar detaylı şekilde irdelenmiştir. Ayrıca, çalışma yapılırken konuya ilişkin örneklere ve güncel vakalara sık olarak olarak başvurulmakla birlikte; özellikle Yargıtay içtihatlarına da mümkün olduğunca yer verilmeye çalışılmıştır. Son olarak, suçun özel görünüş şekilleri, yaptırımı ve ceza muhakemesi sürecinde gösterdiği bazı özellikler ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Parada sahtecilik, sürüm yeteneği, ekonomi, kamu güveni.

Kamu hukukuKanunlar 5237 sayılıPara+3
Engin Tekin
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları

Tez çalışmamın ilk bölümünde uyuşturucu ve uyarıcı madde kavramları açıklanmış, bazı uyuşturucu madde çeşitleri incelenmiş ve Türk Hukuku'ndaki uyuşturucu ve uyarıcı maddeler ile ilgili düzenlemelere değinilmiştir. İkinci bölümünde, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle mücadele amacıyla imzalanan uluslararası sözleşmeler incelenmiştir. Üçüncü bölümünde, Türk Ceza Kanunu'nda uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının unsurları, nitelikli halleri, özel görünüş biçimleri ile etkin pişmanlık halleri incelenmiş, Yargıtay kararlarından faydalanılmış, suçların yaptırımı, muhakeme usulleri ve zamanaşımı sürelerine değinilmiştir. Sonuç bölümünde ise tez çalışmamda detaylı olarak incelediğim hususlar özetlenerek değerlendirilmiştir

Narkotik suçlarTürk Ceza KanunuTürk ceza hukuku+1
Rojda Ballıkaya
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk ve Amerikan Ceza Hukukunda tüzel kişilerin sorumluluğu

Tüzel kişiler bugün tüm dünyada ekonomik ve sosyal hayatın bir gerçeği olarak önemli roller üstlenmektedir. Suçla mücadele ve cezalandırma noktalarında tüzel kişilere uygulanacak yaptırımlar ise her ülkenin kendi iç dinamiklerine göre şekillenmekte, kimi ülkeler tüzel kişileri cezalandırmaktayken kimi ülkeler ceza dışı yaptırımlar uygulamaktadır. Çalışmamızın birinci bölümünde tüzel kişi kavramı, unsurları, hukuki niteliği, türleri, kazanılması, sona ermesi incelenmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde ceza hukukunda tüzel kişi kavramı, tüzel kişilerin ceza sorumluluğuna ilişkin teoriler, bu sorumluluğun tarihsel gelişimi, Türk ve Amerikan ceza hukuklarında ve mukayeseli hukuklarda tüzel kişilerin ceza sorumluluğu meselesi incelenmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise tüzel kişilerin ceza muhakemesindeki konumu ve rolü, tüzel kişiler hakkında uygulanabilecek yaptırımların neler olduğu hususları hem Türk hem de Amerikan ceza muhakemesi hukuku bağlamında incelenmiştir.

Amerikan hukukuCeza hukukuCeza yaptırımı+6
Gözde Kaçmaz Keskin
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Karşılaştırmalı hukuk düzenlemeleri ışığında internet üzerinden gerçekleştirilen dezenformasyon fiillerinin ceza hukuku açısından değerlendirilmesi

Aslında uzun bir geçmişi olan dezenformasyon, yeni medya teknolojilerinin etkisiyle günümüzün bilgi toplumları açısında asli tehlikelerden birisi haline gelmiştir. Bu tehlike, en çok internet üzerinden yayılan sahte haberler olarak tezahür etmektedir. Hal böyle olunca dünyada çevrimiçi dezenformasyona karşı ceza hükümleri ihdas etme eğilimi belirmiştir. Bu konuda Almanya, dezenformasyonun siyasi hayattaki kişiler üzerinden demokratik topluma zarar vermesini ve sosyal ağları düzenlenmesi yönünden örnek teşkil etmektedir. Singapur ise idarenin dezenformasyona doğrudan müdahalesine örnek oluşturmaktadır. Rusya ise kabahat düzeyinde düzenlemeler yaparken özel konularda suç tanımlaması yönünden bir başka örnek sunmaktadır. Türk hukukunda ise halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, savaşta yalan haber yayma, fiyatları etkileme, bilgi esaslı piyasa dolandırıcılığı, banka itibarını zedeleme ve haksız rekabet suçlarının çevrimiçi dezenformasyona karşı uygulanmaları mümkünse de bunların tadil edilmeleri isabetli olacaktır.

Ceza hukukuDezenformasyonKarşılaştırmalı hukuk+4
Berke Celil Aktaş
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Rüşvet ve irtikâp suçları

Rüşvet ve irtikâp suçları 5237 sayılı TCK'nın özel hükümlere ilişkin ikinci kitabının, dördüncü kısmında, "Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar" başlığı altında düzenlenmiştir. Rüşvet, görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlanmasıdır. Rüşvet çok failli ve heterojen hareketli bir karşılaşma, telâki suçudur. Rüşvet suçunun mağduru toplumdur. Rüşvet suçu, rüşvet alan bakımından özgü bir suç olup faili yalnızca kamu görevlisi olabilir. Rüşvet suçunun maddi konusu kamu görevlisinin görevinin ifası ile ilgili bir işi yapması ya da yapmaması karşılığında elde ettiği menfaattir. Rüşvet suçunun hareket unsurunu, rüşvet anlaşması çerçevesinde kamu görevlisine ya da bilgisi dâhilinde üçüncü kişiye rüşvet verilmesi ve verilen rüşvetin bu kişilerce alınması oluşturmaktadır. Rüşvet suçu kamu görevlisi tarafından menfaat elde edildiği anda tamamlanır ancak rüşvet anlaşmasının yapılmasıyla da tamamlanmış sayılır. Rüşvet suçuna teşebbüs mümkündür. Rüşvet suçunda TCK m. 254 uyarınca bir şahsi cezasızlık hali olarak etkin pişmanlık kurumunun uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır. Rüşvet suçu, soruşturma iznine tâbi değildir. İrtikâp suçu, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu/güveni kötüye kullanarak, haklı bir işini gereği gibi gördürmek isteyen kişiden, icbar, ikna ya da hatadan yararlanma suretiyle kendisine ya da başkasına yarar veya bu yolda vaatte bulunulmasını sağlamasıdır. Suçun kanunda, icbar suretiyle irtikâp, ikna suretiyle irtikâp ve hatadan yararlanmak suretiyle irtikâp olmak üzere birbirinden bağımsız üç ayrı tipi düzenlenmiştir. İrtikâp suçu, özgü bir suç olup faili yalnızca kamu görevlisi olabilir. İrtikâp suçunun maddi konusu failin durumunu objektif olarak iyileştiren her türlü yarardır. İrtikâp suçunda, TCK m. 250/4 uyarınca suça konu malın değerinin azlığı ve mağdurun ekonomik durumu dikkate alınarak cezada indirim yapılabilir.

Ceza hukukuKamu personeliRüşvet+4
Ahmet Hakan Soytürk
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza hukukunda uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımına özendirme suçu

Uyuşturucu ve uyarıcı maddeler kişilerde bağımlılık meydana getirme nitelikleri ve bağımlılığın kişisel ve toplumsal olumsuz neticeleri nedeniyle tarihsel süreçte mücadele edilen olgulardır. Gerek uluslararası sözleşmelerde gerekse ulusal düzenlemelerde bu mücadele kapsamında uyuşturucu maddelerin imali, ticareti ve kullanımına yönelik tedbirler ve cezalar öngörülmüştür. Madde kullanımına ve bağımlılığa yol açan etkenler incelendiğinde ise medyanın ve toplumsal algının önemli bir kriter olduğu ortaya çıkmaktadır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına alenen özendirme ve özendirici yayın yapma suçu ile maddelere ilişkin toplumsal algının değiştirilmesi ve kişilerin madde kullanımına karşı olumlu hisler beslemesinin önüne geçilmesi ve en nihayetinde kamu sağlığını korumak amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında uyuşturucu ve uyarıcı madde kavramlarının kapsamları öğreti, mevzuat bakımından değerlendirilmiştir. Bağımlılığa yol açan etkenler suç tipi ve toplumsal algının önemini vurgulamak amacıyla incelenmiştir. Akabinde suç tipinin unsurları değerlendirilerek öğretide getirilen eleştirilere, çeşitli ülkelerde ve Türk hukukundaki benzer nitelikteki düzenlemeler ve genel anlamda suç siyaseti kapsamındaki değerlendirmelere ve uygulama yönünden incelemelere yer verilmiştir. Suç tipinin maddi unsuru olan özendirme, aleniyet ve yayın kavramları; manevi unsuruna yönelik eleştiriler ve yaptırımının ağırlığına ilişkin değerlendirmeler sunulmuştur. Çalışma konusu suç tipinin yaygınlaşan sosyal medya kullanımı bağlamında sık sık gündeme geldiği göz önüne alındığında ifade, basın ve sanat özgürlükleri açısından kurulması gereken dengenin kritik olduğu ortaya çıkmaktadır.

Ceza hukukuNarkotik bağımlılığıNarkotik suçlar+1
Senanur Emiroğlu
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yargı kararları ışığında bilişim suçlarının soruşturma usulü ve hukuka uygun delil elde etme yöntemleri

Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen suçların soruşturulması ve bu soruşturma kapsamında delil elde edilmesi süreci klasik suç tiplerinin soruşturulması sürecinden oldukça farklıdır. Bunun temel sebebi, bilişim suçlarında adli makamları faile ulaştıran delil türünün çoğu kez elektronik delil olmasının yanında bu tür delillerin toplanması, muhafazası, analizi ve raporlanmasının geleneksel delillere göre daha teknik ayrıntılara sahip olmasından ve uzmanlığa ihtiyaç duymasından kaynaklanmaktadır. Bir diğer sebep ise, bu tür delillerin elde edilmesinde çoğu zaman delillerin bulunduğu ortamdan kaynaklı olarak uluslararası yardımlaşma kurumunun etkin ve sıkı bir şekilde uygulanması zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Yine, geleneksel delil türlerine göre elektronik delillerin bulunduğu bilişim sistemlerinin aranmasına ilişkin usul kuralları farklı hükümlere tabi olduğundan dolayı hukuka uygun bir şekilde bu delillerin elde edilmesi yargılamaların sıhhati açısından son derece önemlidir. Bu çalışmada, temel kavramlar en yalın haliyle tanımlanarak bilişim suçlarının soruşturulması sürecinde hukuka uygun aramanın yapılması için Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesinde aranan şartlar ve hukuka aykırı arama işleminin sonuçları, online arama müessesi, uluslararası adli yardımlaşma kurumunun bu suçları işleyen faillerin tespiti açısından önemi ve bu kurumun Ülkemizde yürütülen soruşturma süreçlerine etkisi, elektronik delil türleri, bu delillerin güvenilirliği ve bu delilleri elde etme yöntemleri, dijital materyallerin aranması ve elkonulmasına ilişkin adli bilişim süreçleri ele alınmış ve belirli konularda eleştiri ve görüşler bildirilmiştir.

Adli bilişimTürk ceza hukuku
Coşkun Genç
MEF University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Edimin ifasına fesat karıştırma suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nunda ihaleye ilişkin suçlar iki maddede düzenlenmiş ve ilk defa sözleşme sürecine ilişkin bağımsız bir suç tipi ihdas edilmiştir. Türk Ceza Kanunu m. 236'da yer alan edimin ifasına fesat karıştırma suçu seçimlik hareketli olarak düzenlenmekle birlikte kamu harcamaları bakımından oldukça kapsamlıdır. Seçimlik hareketlere yer verilmek suretiyle fiil unsurunu oluşturan fesat karıştırma ifadesi somutlaştırılmıştır. Kooperatifler ve kamu yararına çalışan dernekler de suçun kapsamına dahil edilmiştir. Seçimlik hareketlerin ortak noktası ise hile unsurudur. Suçun oluşması için hile unsurunun zorunlu olması dolandırıcılık suçuyla söz konusu suç arasından önemli oranda benzerliğin meydana gelmesine sebep olmuştur. Bu nedenle suçun konusunun tespit edilmesi önem arz etmektedir. Edimin ifasına fesat karıştırma suçu bakımından failin kim olabileceği ise teslim etme ve kabul etme ifadelerinden ne anlaşılması gerektiğinin ortaya konulması sonucu belirlenebilecektir. Seçimlik hareketlerde teslim etme ve kabul etme ifadelerine yeknesak şekilde yer verilmemiş olması failin belirlenmesi ve iştirak hükümlerinin uygulanması bakımından farklı sonuçlar doğurmaktadır. Bu durum suçun kapsamlı yapısına rağmen edimin ifasına fesat karıştırma niteliğinde bazı fiiller bakımından farklı suç tiplerinin gündeme gelmesine yol açmaktadır. Görevli kişiler bakımından menfaat temini haline ilişkin gerçek içtima düzenlemesine yer verilen edimin ifasına fesat karıştırma suçu ile özellikle kamu görevlileri tarafından işlenebilen diğer suçlar arasındaki içtima ilişkisi de önem arz etmektedir.

Kamu HukukuKamu personeliKanunlar 5237 sayılı+4
Ahmet Kılıç
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim sistemi aracılığıyla haksız yarar sağlama suçu

Dijital teknolojideki baş döndürücü gelişme ve yenilikler, bilişim sistemlerinde de gerek nitelik gerekse nicelik boyutlarında kapsamlı değişim ve dönüşümlere yol açmış; bu gelişmelerin bir yan ürünü, deyim yerindeyse komplikasyonu ve yeni bir suç türü olarak bilişim suçları ortaya çıkmıştır. Gündelik hayatı kolaylaştıran vazgeçilmez unsurlar haline gelen bilişim sistemleri ne yazık ki suç işleme amacıyla kötüye de kullanılabilen elverişli araçlardır. Bu şekilde kötüye kullanımları engellemek üzere Türk Ceza Kanunu (TCK)'nda çeşitli bilişim suçları düzenleme altına alınmıştır. TCK madde 244, fıkra 4'te düzenlenen "bilişim sistemi aracılığıyla haksız yarar sağlama" da bu suçlardan biridir. Söz konusu suç, kanun koyucu tarafından, elde edilen haksız yararın başka bir suça vücut vermemesi durumunda uygulanacak şekilde düzenlenmiştir. Çalışmamızın amacı bu özellikli durum çerçevesinde söz konusu suçun uygulama alanını belirlemek; doktrine ve uygulamaya inceleme konusu suç türü bakımından bütüncül bir bakış açısı getirmektir. Anahtar Kelimeler: bilişim suçu, bilişim sistemi, haksız yarar sağlama, Türk Ceza Kanunu madde 244.

Bilgisayar suçlarıBilişim suçlarıHaksız kazanç+6
Emre İkbal Açıkgöz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çıkar amaçlı suç örgütü ve bu örgüte ilişkin suç olarak düzenlenen fiillerin Türk Ceza Hukuku açısından değerlendirilmesi

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTÜ VE BU ÖRGÜTE İLİŞKİN SUÇ OLARAK DÜZENLENEN FİİLLERİN TÜRK CEZA HUKUKU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Tamer PAMUK Kamu Hukuku Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Nisan-2003 Danışman: Prof. Dr. Özcan UÇKAN 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun 1. maddesinin 1. fıkrasında çıkar amaçlı suç örgütü tarif edilmektedir. Aynı maddede örgüte ilişkin olarak, örgütü kurma, yönetme, örgüt adına faaliyette bulunma, bilerek hizmet yüklenme, örgüte yardım etme, örgütün propagandasını yapan yayın yapma ve her ne surette olursa olsun propagandasını yapma filleri suç olarak düzenlenmektedir. Ayrıca m. 15'te de örgüte yardım etme fiili suç olarak düzenlenmiştir. Örgüt kanundaki maksatlara ulaşmak üzere, kanundaki yöntemleri kullanarak, sayı ve niteliği belli olmayan suçlan işlemek gayesi ile üç kişiden az olmamak üzere hakimce yeterli görülen sayıda failin katılımından sonra örgüt sosyal bünyesinin oluşması ve basit de olsa örgütlenmiş olması ile meydana gelir. Örgütün silahlı olması, birinci maddenin birinci fıkrasında yazılı fiillerin faillerine yönelik bir ağırlatıcı neden olarak düzenlenmektedir. Memurluk ve kamu hizmeti ile görevli olma ise bu faile ilişkin bir ağırlatıcı neden olarak düzenlenmiştir. Örgütün kanunun birinci maddesinin birinci fıkrasındaki amaçlarına ulaşması için araç suçları işleyen üyelerinin ve üye olmadıkları halde bu amaçlarla araç suçlan işleyenlerin cezalan ve örgüt lehine işlenen TCK m. 296'daki cürmün cezalan arttırılır. Kanun TCK m. 36'dan daha geniş olarak, müsaderesi gereken malların yerine geçen değerlerin ve gelirlerinin veya suçtan doğan her türlü menfaatin devlete intikalini düzenlemiştir. Bu kanunun bilinci maddesindeki suçlardan birini işlediğine dair kuvvetli belirtiler bulunan kişinin, kanun kapsamındaki suçlardan elde ettiği hususunda kuvvetli belirtiler bulunan menkul ve gayrimenkullerine, tüm hak ve alacaklarına tedbir konulması da düzenlenmektedir. Tedbir hükmü suçun işlenmesine ayrılan ve suçta kullanılan değer veya ürünleri kapsamamaktadır. Bunlara genel hükümlere göre el konulmalıdır. Hakimin devlete intikal karârı bu kanuna göre el konulanlar için açıklayıcı, diğerleri için kumcu bir karardır. Pişmanlık hükümleri yargılama aşamalarına ve failin durumuna göre cezasızlık ve ceza indirimi öngörecek şekilde düzenlenmiştir. Tezimizin amacı çıkar amaçlı suç örgütünü ortaya koyarak buna ilişkin suç olarak düzenlenen fiilleri Türk ceza hukuku açısından karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir.

Ceza hukukuOrganize suç örgütleriSuç+5
Tamer Pamuk
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Hakaret suçu

Hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu suç, Türk Ceza Kanunun İkinci Kitabının "Kişilere Karşı Suçlar" başlıklı İkinci Kısmının Sekizinci Bölümünde "Şerefe Karşı Suçlar" başlığı altında 125 vd. maddelerinde yer almaktadır. 125. maddeye göre; bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılır. Çalışmamızda kişilerin şerefini koruyan TCK'nın 125. vd. maddeleri ele alınmıştır. Bu bağlamda ifade özgürlüğü ve diğer hukuka uygunluk nedenlerine ayrıntılı şekilde yer verilmeye çalışılmıştır.

Ceza hukukuHakaret suçuKamu hukuku+3
Asena Kamer Usluadam
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İhaleye fesat karıştırma suçu

İhaleye fesat karıştırma suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 235. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, Kanun'un "Özel Hükümler" adlı ikinci kitabının "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı Üçüncü Kısmının "Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar" başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yer almaktadır. Maddeye göre; Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 235. maddesinde de bir takım değişiklikler yapılmıştır. Çalışmada bu değişiklikler çerçevesinde ihaleye fesat karıştırma suçu ele alınmıştır.

Ceza hukukuKanunlar 5237 sayılıKanunlar+6
Süleyman Numan Özcan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık kanunu'nun 160'ıncı maddesinde ve Türk Ceza Kanunu'nun 247'nci maddelerinde yer alan zimmet suçu

Kamu malları aleyhine işlenen bir suç türü olan Zimmet suçu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247 ila 249'uncu maddelerinde hükme bağlanmıştır. Aslında Zimmet suçu, bir tür görevi kötüye kullanmadır. Zira görevi kötüye kullanma kişinin devlet memuru olması sebebiyle sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanarak işlediği suç olup, zimmet suçunda kişiye görevi nedeniyle teslim edilen malların kötüye kullanılması ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle görevi kötüye kullanma suçunun özel bir görünümüdür. Bu suçun faili, kanunda özel olarak tanımlanmış olup, kamu alanında çalışan kamu görevlisi suçun failidir. Zimmet, özgü bir suç olduğundan, kamu görevlisi olmayanların suça iştiraki mümkündür. Türk Ceza Kanunu'nun 247'inci maddesine göre Zimmet Suçunun, maddi unsuru, "kamu görevlisinin zilyetliğindeki veya koruma ve gözetimi altındaki malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesidir", manevi unsuru ise, genel olarak kasttır. Bankacılık Hukuku alanında zimmet suçunda, ilk başlarda devlet bankaları hariç bankaların, özel hukuk tüzel kişisi olmalarına karşın ekonominin temel yapı taşlarından olmaları ve halkın mevduatını toplamaları nedeniyle bankaların mal varlıklarının da kamu yararı amacıyla korunması kabul edilmiştir. Bu nedenle 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160'ıncı maddesinde banka çalışanlarının, bankanın ve mevduat sahiplerinin zararına olacak şekilde zimmete para geçirilmesini suç olarak düzenlemiş bulunmaktadır. Bankacılık Kanunu'nu kapsamında düzenlenmiş olan bu suç mahsus bir suç olup daha önceleri emniyeti suiistimal suçunu teşkil etmekte iken 4389 sayılı Bankalar Kanunu'ndan başlayarak konunun önemi nedeniyle ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Ancak bugün devlet bankalarının çalışanları emekli sandığına tabi olmayıp özel banklarda çalışanlarla aynı statüde olduklarından artık emniyeti suiistimal suçundan değil 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında bankacılık zimmetinden sorumlu bulunmaktadırlar. Zimmet Suçu, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi aleyhine işlenen suçlardan olup, Bankacılık Zimmeti ise daha genel anlamda toplumsal alanı etkileyen ekonomik suçlardandır Zimmet Suçu olarak TCK. ve Bankacılık Kanunu kapsamında düzenlenen bu iki suçun ortak özellikleri yanında, doğrudan kamu mallarını koruma amacı güden genel zimmet suçu yanında kamu yararı gereğince, banka ve mevduat sahiplerinin mal varlığını koruma amacı güden Bankacılık alanındaki zimmet suçunun ayrımı bu incelemenin konusunu teşkil etmektedir.

BankacılıkBankalar KanunuKamu personeli+4
Çağatay Uygun
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Ceza Kanunu'nda kişisel verilerin basın yayın yoluyla açıklanması suçu

Tezimizin amacı, TCK'nin 136. maddesinde düzenlenen, verileri verme veya ele geçirme suçunun basın ve yayın faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde korunan iki menfaate ne şekilde üstünlük tanınacağı vurgulanmak üzere suçun unsurları inceleme konusu yapılmıştır. Suçun kanuni tanımında yer alan yayma hareketinin basın ve yayın faaliyeti ile olan ilişkisi, basın ve yayın faaliyetiyle kişisel verinin işlenmesi halinde çatışan, basının haber verme hakkı ile kişisel verilerin korunması hakkı arasında hangi hakka, ne şekilde üstünlük tanınacağı, kamu menfaati hususu ulusal ve uluslararası yargı kararları ile incelenmiştir. Kişisel verilerin korunması hakkı ile özel hayatın gizliliğinin korunması hakkının birbiri ile bağlantılı olmasından dolayı, kişilere ait ses ve görüntülerin basın ve yayın faaliyeti ile hukuka aykırı işlenmesi halinde hangi suçun oluşacağı, öğreti görüşleri ve ulusal-uluslararası yargı kararları ile incelenmiştir. Kişisel verilerin basın ve yayın yoluyla hukuka aykırı olarak açıklanması halinde hukuka uygunluk sebepleri, ceza genel hukuku prensiplerine göre incelenmek ile birlikte bu hususta Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'ndaki özel düzenlemeye de yer verilerek eleştirilerimiz ortaya konulmuştur. Kişisel Verilerin Korunması Kanununda her ne kadar ifade özgürlüğü kapsamında kişisel verilerin işlenmesi istisna tutularak koruma altına alınmış ise de Türk yargılama sisteminde bugünkü uygulamada temel hak ve özgürlüklere, bilhassa gazetecinin haber verme hakkı ile kamuoyunun bilgilenme hakkına bakışın geriye gittiği gözlemlendiğinden, yasaların düzenlemelerinin daha açık ve net olması gerektiği, gazetecilerin haber verme hakkının Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda ayrıca yer almasının daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır.

BasınBasın suçlarıGazeteciler+6
Ceren Yakışır
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sermaye Piyasası Hukukunda örtülü kazanç aktarımı suçu

Örtülü kazanç aktarımı, şirketlerin ilişkili kişilerle yaptıkları her türlü ticari işlemde, işlemin piyasa değerinin üzerinde veya altında bir fiyatla mal veya hizmet alım ya da satımında veya borç-alacak işlemlerinde bulunması, kazancın tamamen veya kısmen örtülü olarak dağıtılması şeklinde tarif edilmektedir. Örtülü kazanç aktarımı suçu ise, sermaye piyasası hukuku alanında yaygın olarak işlenen ekonomik suçtur. Örtülü kazanç aktarımı suçu kendine özgü yapısı ve hızlı değişen işleniş yöntemleri ile esasen piyasanın etkinliğini ve derinliğini zedeleyen dolandırıcılık fiilinin özel bir türü olarak ifade edilebilecek hileli hareketlerle işlenebilmektedir. Örtülü kazanç aktarımı suçu sermaye piyasasının önemli suç tiplerinden biri olup bu suç halka açık anonim ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarında işlenebilmektedir. Halka açık anonim şirketler ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, yönetim, denetim veya sermaye bakımından ilişkili bulundukları başka şirketlerle veya kişilerle emsallerinden farklı fiyat, ücret veya bedel uygulamak suretiyle örtülü şekilde kârlılığını veya mal varlığını azaltamaz. Buna aykırı davrandıkları takdirde cezai yaptırımlara maruz kalırlar. Bu suç türü ilk defa 1981 yılında düzenlenen SerPK ile hukuk düzenimizde yer edinmiş ve bu düzenlemede örtülü kazanç aktarımı suçunun halka açık anonim ortaklıklar bünyesinde işlenebilmesi hali öngörülmüştü. Uluslararası sözleşmelerde ve yabancı hukuklarda ise örtülü kazanç aktarımı bir sermaye piyasası suç müessesesi değil; vergi hukukuna ilişkin bir müessese olarak kabul edilmiş ve bu alanda ikili veya çoklu anlaşmalar yapılmıştır. Son olarak örtülü kazanç aktarımı hem Kurumlar Vergisi hem de Sigortacılık Kanunun bakımından da yasaklanmış ve yaptırıma bağlanmıştır.

Ceza hukukuCeza muhakemesi hukukuSermaye Piyasası Kanunu+5
Murat Sadak
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

TCK madde 257 Görevi kötüye kullanma suçu

"Görevi Kötüye Kullanma Suçu" başlıklı çalışmamızda öncelikle suçun yalnızca kamu görevlileri tarafından işlenebilmesi nedeniyle kamu görevlisi, memur, kamu hizmeti, kamu idaresi ve kamusal faaliyet kavramları açıklanmaya çalışılmıştır. Özellikle kamu görevlisi kavramı Anayasa Hukuku, İdare Hukuku ve Ceza Hukuku yönünden ele alınmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile karşılaştırmalı hukuktaki durum ve Ceza Kanunu Taslak ve Tasarılardaki düzenlemeler irdelenmiştir. Görevi kötüye kullanma suçunun benzer suçlardan farkı, unsurları ve yargı kararları ile birlikte madde metninde yer alan kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı ve kişilere haksız bir menfaat sağlanmasının objektif cezalandırılma şartı mı, yoksa maddi unsura dahil olan netice mi olduğu üzerinde durulmuştur. Son olarak kamu görevlisine ait yargılama usulü incelenmiştir.

Görevi kötüye kullanmaKamu personeliKanunlar 5237 sayılı+3
Mehmet Can Cihan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Ceza Hukukunda şantaj suçu

Şantaj suçu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun, Hürriyete Karşı Suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Bu suç, tehdit suçunun, çıkar sağlamak amacıyla işlenen özel bir türü görünümündedir. Tezimizde, günlük konuşma dilinde kullanılan "şantaj" ile TCK bakımından şantaj suçunun farklı kavramlar olduğu açıklanmış, kişi özgürlüğü ile yakın bağlantısı olan şantaj suçunun, benzer suçlardan farkları ele alınmıştır. 765 sayılı mülga TCK ile 5237 sayılı TCK'da suçun düzenleniş şeklindeki farklılıklar üzerinde durulmuş, şantaj suçunun mukayeseli hukuktaki düzenlemelerine yer verilmiştir. Şantaj suçunun tehlike suçu mu, zarar suçu mu olduğu konusu irdelenmiş, suçun Yargıtay kararlarındaki görünümüne ilişkin örnekler verilmiştir. Suçun unsurları açıklanarak, suçun maddi unsurunda, netice öğesinin üzerinde durulmuştur. Son olarak, hukuka uygunluk nedenleri ile yaptırım ve kovuşturma usulüne değinilmiştir.

Ceza HukukuHürriyeti tahdit suçuKanunlar 5237 sayılı+3
Ezgi Karakaş
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00

Related subjects