DoctorateOpen Access

Essays on gender inequality and child development

2015
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Sinan Sarpça

Abstract (TR)

Türkiye, orta-üst gelirli ülke olması yanı sıra ataerkil bir toplum olması itibarı ile çalışılması ilginç bir ülkedir. Birinci bölüm, kız çocuklarına sistematik olarak negatif ayrımcılık mevcut ise, bunun hane halkı harcamalarında yansımalarının olacağını sorgulamaktadır. Bu bölümde, Türkiye'nin Hane Halkı Bütçe Anketleri kullanarak çocuk malları ve yetişkin malları için Engel eğrilerinin tahminleri yapılmıştır. Sonuçlar, yaygın ataerkil kültür anlayışına rağmen, Türk ailelerinin tüketim düzenlerinde kız çocuğuna yönelik ayrımcılığın az olduğunu göstermektedir. Yetişkin mallarındaki tüketim düzeni incelendiğinde hane halkı kaynaklarından tasarruf edilerek bu kaynakların kızların ihtiyaçları için kullanılarak kız çocukların belirgin bir biçimde kayrıldığı, gözlemlenmektedir. Çocuk mallarında yapılan harcamalarda ise hem kız çocuklarının hem de erkek çocuklarının kayrıldığı, dolayısıyla karışık bir düzen olduğu görülmüştür. Ataerkil toplum yapısı aile büyüklüğünde de etkisini göstermektedir. Aileler, bu tür toplumlarda erkek çocuk doğana kadar doğum yapmaya meyillidirler. Aile ferdi sayısındaki artış, kişi başına düşen hane halkı kaynaklarına erişimin azalmasına sebep olabilir. Uzun dönemde ise bunun çocuklarda eğitim ve sağlık gibi kalite göstergelerinde direkt etkileri görülebilir. Bu etkinin tartışmaları literatürde devam ederken, devlet aile büyüklüğünü arttırmaya yönelik politika teşviklerini değiştirmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda, çocukların maruz kaldığı nitel-nicel ödünleşim ile ilgili kanıtların bulunması önemli hale gelmiştir. İkinci bölüm, aile büyüklüğündeki dışsal değişimi ölçümleyen, ikincil kısırlık durumunu enstrüman olarak geliştirmiştir. Türkiye'nin Demografik ve Sağlık Anketleri kullanarak, aile büyüklüğündeki artışın ve ilk doğan çocuğun eğitim durumuna olan etkilerini araştırmaktadır. Kırsal alanda bulunan sonuçlar ilk doğan çocuğun nicel (aile büyüklüğü) ve nitel (eğitim) ilişkisinde negatif ve anlamlı ilgileşim olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, kentsel alanda yaşayan aile büyüklüğünin kırsal alanda yaşayan ailelere göre anlamlı ölçüde küçük olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, vakit kısıtı yaşayan anneler, göreceli olarak daha küçük olan çocuklarına vakit ayırabilmek için büyük olan çocuklarını okula göndermektedir. Bunun yanısıra, kentsel alanda zorunlu eğitime olan katılımın takibi de kırsal alanlara göre daha verimli yapılabilmektedir. Bu bilgiler, kentsel alanda ilk doğan çocuğun aile sayısı ve eğitim durumu arasında bulduğum pozitif ve anlamlı sonuçları destekler niteliktedir. Üçüncü bölüm, aile büyüklüğünün çocukların sağlık durumlarına olan etkilerini incelemektedir. Bu çalışma aynı zamanda aile içerisinde niceliksel olarak kız kardeşlerin sayısının erkek kardeşlerin sayısından fazla olması durumunun etkilerini de incelemektedir. Sonuçlar, kırsal ve kentsel alanlarda aile büyüklüğündeki artışın çocukların sağlık durumlarını anlamlı ölçüde negatif olarak etkilediğini göstermektedir. Bu sonuçlara ek olarak, kırsal alanda aile içinde daha fazla kız kardeşlerin olması, çocukların sağlık durumlarını anlamlı ölçüde negatif olarak etkilediğini göstermektedir. Etkiler büyük olsa bile, sonuçlar cinsiyetler arası farklılıklar göstermemektedir (hem kız çocuklar hem de erkek çocuklar aile içinde daha fazla kız kardeşlerinin olmasından eşit olarak etkilenmektedir). Sonuçlar daha yoksul ve düşük eğitimli annelerin bulunduğu ailelerde daha fazla belirginlik göstermektedir.

Author

Dr. Nergis Zaim

How to Cite

Nergis Zaim (Doktora Tezi). Essays on gender inequality and child development, 2015, Koç University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Koç University