Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Çocuk acı̇l servı̇sı̇ne başvuran 2-24 ay arasındakı̇ çocuklarda ı̇drar kültürü elde etme yöntemlerı̇nı̇n ı̇drar yolu enfeksı̇yonu tanı, tedavı̇ ve ı̇zlem sürecı̇ne etkı̇sı̇nı̇n değerlendı̇rı̇lmesı̇ ve sürecı̇n ı̇yı̇leştı̇rı̇lmesı̇.

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

İdrar yolu enfeksiyonları (İYE) 24 aya kadar olan çocuklarda ateşin en yaygın nedenlerinden olup belirtileri non-spesifik olduğu için tanınması zordur. Bu yaş grubundaki tuvalet eğitimi olmayan çocuklarda tanı için idrar örneği toplama yöntemlerine dair kesin fikir birliği yoktur. Çalışmamızın amacı çocuk acil polikliniğine başvuran, orta akım idrar veremeyen 2-24 ay arasındaki çocuklarda İYE tanısına giden süreci iyileştirmek, pediatri eğitimi almakta olan araştırma görevlilerine bu konuda verilen eğitimin etkilerini değerlendirmek ve acil serviste İYE tanısına standart bir yaklaşım protokolü geliştirmektir. Bu amaçla, Ekim 2019 – Kasım 2022 tarihleri arasında (Dönem 1) başvuran 1553 hasta, Aralık 2022 – Mayıs 2023 tarihleri arasındaki eğitim ve protokol geliştirme sürecinde (Dönem 2) başvuran 229 hasta ve eğitim sonrası dönemde (Dönem 3) başvuran 200 hastaya ait demografik, klinik, laboratuvar, mikrobiyolojik ve radyolojik veriler incelendi. Çalışmaya dahil edilen toplam 1982 hastanın [1096 (%55,3) kız ve 886 (%44,7) erkek] yaş ortalaması 10,4±6,1 ay olup, 673 (%34) hasta 2-6 ay, 626 (%31,6) hasta 7-12 ay, 683 (%34,5) hasta ise 13-24 ay aralığında idi. Toplam 648 (32,7) hastaya acil serviste hekim tarafından İYE tanısı konuldu. Hekim tarafından İYE tanısı konulan 648 hastadan 303`ünde (%46,8) çalışma kriterlerine göre İYE tanısı doğrulandı. Başvuru dönemlerine göre idrar kültürü alma yöntemleri karşılaştırıldığında iki aşamalı yöntem sıklığı anlamlı değişmezken (p=0,207), toplamda invaziv yöntem sıklığında azalma (p<0,001), non-invaziv yöntem sıklığında artış gözlendi (p<0,001). Bununla birlikte acilde kalış süreleri median değerlerinde dönemler arasında bir farklılık saptanmadı. Eğitim sonrası dönemde eğitim öncesi döneme göre kontaminasyon sıklığında artış dikkat çekti (sırasıyla, %26,9; %42; %34,5; p<0,001. Dönem 1 vs. Dönem 2, p<0,001; Dönem 2 vs. Dönem 3, p=0,123; Dönem 1 vs. Dönem 3, p=0,026). Eğitim sonrası dönemde kontaminasyonun eğitim önceki döneme göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlılık yoktu (p=0,026, post-hoc ikili analizlerde p<0,017'yi yakalayamadı). Çok değişkenli analizde erkek cinsiyet (OR: 2,099, %95GA: 1,650-2,669, p<0,001) ve doğrudan torba ile örnek alma yöntemi (OR: 18,729, %95GA: 14,020-25,022, p<0,001) kontaminasyon için başvuru döneminden bağımsız risk faktörleri olarak ortaya konuldu. Eğitim hedeflerimizin bir kısmını gerçekleştirmekle birlikte yalnızca asistan hekimlere verilen teorik eğitim ve hatırlatmaların kontaminasyon sıklığını düşürmede yeterli olmadığını gördük. Ancak asistan hakimlerin sisteme risk faktörlerini kaydetme sıklığındaki artış, iki basamaklı ve temiz yakalama yöntemlerinde artış olması, idrar tetkikinin non-invaziv yöntemlerle alınmasında artış olması aralıklı eğitimlerin teorik de olsa İYE tanı ve tedavi sürecindeki farkındalığı arttırdığını gösteren kıymetli bulgular olduğunu düşünüyoruz. Anahtar kelimeler: İdrar yolu enfeksiyonu, idrar kültürü, kontaminasyon, süt çocuğu.

Yazar

Fatma Betül Yıldız

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Fatma Betül Yıldız (Tıpta Uzmanlık Tezi). Çocuk acı̇l servı̇sı̇ne başvuran 2-24 ay arasındakı̇ çocuklarda ı̇drar kültürü elde etme yöntemlerı̇nı̇n ı̇drar yolu enfeksı̇yonu tanı, tedavı̇ ve ı̇zlem sürecı̇ne etkı̇sı̇nı̇n değerlendı̇rı̇lmesı̇ ve sürecı̇n ı̇yı̇leştı̇rı̇lmesı̇., 2024, Hacettepe University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Hacettepe University tezlerinden daha fazlası