Medical SpecialtyOpen Access

Çocukluk çağı kronik böbrek hastalarında arteriyel damar sertliğinin değerlendirilmesi

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Osman Başpınar

Abstract (TR)

Kronik böbrek hastalığı (KBH), glomerüler filtrasyon hızında düşmenin sonucu olarak böbreğin sıvı solüt dengesini ayarlamada ve metabolik-endokrin fonksiyonlarında, kronik ve ilerleyici bozulma hali olarak tanımlanabilir. KBH'ın en önemli morbitide ve mortalite nedenlerinden olan kardiyovasküler hastalık ve kardiyovasküler hastalığı erken evrede belirlemek için de en iyi belirteçlerinden olan arteryel damar sertliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışmamızda pediyatrik yaş grubunda kronik böbrek hastalarında osilometrik yöntem kullanarak arteriyel sertlik riskini saptamak ayrıca KBH süresinin ve evresinin ve arteriyel sertlik riskini arttıran parathormon, kalsiyum, fosfor, kolesterol, kilo gibi risk faktörlerinin etkisini araştırmak hedeflenmiştir. Araştırmaya Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Polikliniğinde KBH tanısı ile takipli SDBH tanısı almış ve periton diyalizi yapılan 17 hasta ile hemodiyaliz yapan 9 hasta, GFR değeri 15-60 ml/dk/1.73 m2 arasında olan ve evre 3-4 KBH tanısı ile takipli 7 hasta olmak üzere toplam 33 çocuk hasta ve Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine başvuran bilinen ciddi veya kronik bir hastalığı bulunmayan, çalışmanın yapıldığı dönemde ilaç kullanımı olmayan hastalardan yaş ve vücut kitle indeksi gözetilerek seçilen 34 sağlam çocuk yer aldı. Hasta grubunun laboratuar sonuçları arşivden elde edildi. Tüm olguların nabız dalga hızı analizi otomatik osilometrik cihaz (Mobil-O-Graph, IEM) ile yapıldı. Aynı gün içerisinde tüm olguların tek kullanıcı tarafından Vivid E9 XD Clear ekokardiyografi cihazı ile 2D ekokardiyografi ve 3D/4D strain ekokardiyografi görüntülemeleri yapıldı. Görüntülerin işlenmesi EchoPAC yazılımı ile gerçekleştirildi. Hasta ve kontrol grupları arasında yaş ortalamaları (12.45±3.02 vs 13.21±2.45) ve cinsiyet oranları (K/E=17/17 vs K/E=18/15) açısından anlamlı fark yok iken (sırasıyla p=0.268 ve p=0.710), VKİ düzeyleri (16.94±3.14 vs 20.82±3.98, p<0.001), kilo SDS [-2.24 (-7.21-1.29) vs-0.24 (-2.74-2.89), p<0.001] ve boy SDS [-2.57 (-6.72-2.07) vs -0.16 (-2.12-2.48), p<0.001] değerleri arasında anlamlı fark vardı. Kan basıncı ve kalp hızı değerlerine bakıldığında; hasta grubunda sistolik (SKB), diastolik (DKB) ve ortalama (OAB) kan basıncı değerlerinin (126.78±20.78, 84.21±19.26 ve 103.48±18.13) kontrol grubuna göre (112.58±10.18, 66.88±6.36 ve 87.91±6.54) yüksek olduğu ve aradaki farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı (sırasıyla p=0.001, p<0.001, p<0.001). Grupların osilometrik yöntemle ölçülen değerleri arasında hasta grubunda NDH, çevresel direnç ve yükseltme indeksi değerlerinin [5.02±0.69, 36.15±12.83 ve 1687.70±240.57],kontrol grubuna göre [4.56±0.32, 29.88±9.03 ve 1538.87±176.64] istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi (sırasıyla p=0.001, p=0.025 ve p=0.005). Hasta grubunda NDH ile SKB, DKB, OAB değerleri arasında pozitif yönde, çok yüksek/mükemmel derecede kuvvetli, istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar olduğu belirlendi (sırasıyla r=0.984, p<0.001, r=-0.674, p<0.001 ve r=-0.897, p<0.001). Augmentasyon indeksi ile DKB ve OAB değerleri arasında pozitif yönde, orta derecede kuvvetli, istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar olduğu belirlendi (sırasıyla r=0.422, p=0.014 ve r=0.347, p=0.048). Ekokardiyografi parametrelerinde ED MassI (2B) ve ES MassI (2B) değerlerinin hasta grubunda [sırasıyla 110.0 (72.0-44.0) ve 101.0 (76.0-158.0)], kontrol grubuna göre [sırasıyla 79.0 (53.0-112.0) ve 83.0 (53.0-118.0)] istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi (sırasıyla, p<0.001 ve p<0.001). Yine hasta grubunda MV E Vel (2B) ve MV A Vel (2B) değerlerinin [sırasıyla 1.1 (0.7-1.45) ve 0.69 (0.47-1.01)], kontrol grubuna göre [sırasıyla 1.0 (0.46-1.5) ve 0.52 (0.29-0.82)] istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi (sırasıyla, p=0.010 ve p=0.001). Strain ekokardiyografi ölçümlerinde LS ve AS değerlerinin hasta grubunda [-10.0 (-20.0- -1.0) ve -16.0 (-27.0 - 0.0)], kontrol grubuna göre [-7.0 (-14.0 - -4.0) ve -12.5 (-25.0 - 6.0)] daha düşük düzeylerde olduğu, aradaki farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (sırasıyla p=0.007 ve p=0.019). Ancak RS ve CS değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Arteriyel sertlik parametrelerinde hasta grubunda nabız dalga hızı, çevresel direnç ve yükseltme indeksi değerlerinin kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi. Sistolik ve diyastolik fonksiyonların değerlendirildiği ekokardiyografik ölçümler arasında hasta ve kontrol grubu arasında diyastolik fonksiyonların bozulmaya başladığını gösteren MV A Vel ve MV E Vel değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görüldü. Yaptığımız çalışma kronik böbrek hastalığına sahip çocuklarda arteriyel sertliğin meydana gelebileceğini ve arteriyel sertliği ölçmede osilometrik cihazların kullanım ve uygulanabilirlik açısından kolaylığını ve bu yöntemin klinik takipte kullanılabileceğini ortaya koymuş oldu. Bulduğumuz sonuçlardan bir diğeri de LV kütlesi, kütle indeksinin artmış olduğu, LS ve AS değerlerinin anlamlı yüksek olduğu ancak global strainin de etkilenmediğidir bunun sebebinin de ejeksiyon fraksiyonunun ve sistolik fonksiyonların henüz bozulmamış olması olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimler: Kronik Böbrek Hastalığı, Arteriyel Sertlik, Nabız Dalga Hızı, Strain Ekokardiyografi

Author

Hasan Gözen

How to Cite

Hasan Gözen (Tıpta Uzmanlık Tezi). Çocukluk çağı kronik böbrek hastalarında arteriyel damar sertliğinin değerlendirilmesi, 2022, Gaziantep University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gaziantep University