Essays on corporate diversification and internal capital markets
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Cem Demiroğlu
Abstract (TR)
Bu tez farklı segmentlerde faaliyet gösteren şirketleri ve bir şirketin faaliyette bulunduğu alanları çeşitlendirmesinin şirket içi kaynak dağılımının verimliliği üzerine etkisini incelemektedir. Birinci bölüm, Amerika Birleşik Devletleri'nde şirket devralmalarını zorlaştıran anti-devralma kanunlarını temsil problemini artıran dışsal şok olarak kullanarak temsil probleminin şirket içi kaynak dağılımının verimliliği üzerindeki etkisini incelemektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde şirket devralma piyasası şirket yöneticileri üzerinde ciddi bir disiplin mekanizmasıdır, anti-devralma kanunları ise şirket devralmalarını zorlaştırdığından şirket yöneticilerinin güçlerini artırmıştır ve bu da şirket içinde temsil probleminin ciddileşmesine neden olmuştur. Bu makale, anti-devralma kanunlarını dışsal temsil şoku olarak kullanarak, temsil sorununun şirket içi kaynak dağılımındaki verimliliği bozan bir neden olduğunu göstermektedir. Q-sensitivite modellerini kullanarak ve Tobin Q oranını endüstri yatırım fırsatlarını gösteren bir ölçü olarak kullanarak, çok-segmentli şirket (farklı segmentlerde faaliyet gösteren şirket) segmentleri ile tek alanda faaliyet gösteren tek-segmentli şirketlerin sermaye harcamalarının (yatırımlarının) endüstri yatırım fırsatlarına sensitivitelerini karşılaştırmaktayız. Ana bulgumuz çok-segmentli şirket segmentlerinin anti devralma kanunları sonrası endüstri yatırım fırsatlarına daha az duyarlı hale gelmesidir, tek-segmentli şirketlerde ise yatırım Q-sensitivitesinde hiçbir değişiklik yoktur. Yatırım Q-sensitivitesindeki düşüş kanunlar öncesinde daha yüksek devralma tehdidi bulunan çok-segmentli şirketlerde daha belirgindir. Ayrıca, kanunların olumsuz etkisi farklı kontrol mekanizmaları bulunan çok-segmentli şirketlerde daha azdır. Finansal borç ve yüksek kurumsal yatırımcı oranı alternatif kontrol mekanizmaları olarak anti-devralma kanunlarının çok-segmentli şirketler üzerindeki negatif etkisini azaltmaktadır. İkinci bölüm çok-segmentli şirketlerin faaliyette bulunduğu sektörlerin endüstriyel yoğunlaşmasının çok-segmentli şirket değerleri üzerindeki etkisini ve ağırlıklı olarak konsantrasyonu yüksek sektörlerde faaliyet gösteren çok-segmentli şirketlerde temsil probleminin stratejik değerini incelemektedir. Bu bölümdeki ilk bulgu, ağırlıklı olarak konsantrasyonu yüksek sektörlerde faaliyet gösteren çok-segmentli şirketlerin daha yüksek değeri olduğunu göstermektedir. Vekalet teorisine göre temsil problemi şirketlerde değer tahribatına neden olan çeşitlendirmenin, farklı alanlara yayılmanın ana sebeplerinden bir tanesidir; fakat, temsil problemi çok-segmentli şirketler için ürün pazarlarında stratejik değer yaratabilir. Matsusaka ve Nanda (2002)'nın modeline göre çok-segmentli şirketlerdeki yatırım esnekliği ve bir segmentteki kaynakları kolayca başka segmentlere aktarabilme potansiyeli, çok-segmentli şirketlerin ürün pazarında oluşabilecek bir tehlike karşısında bu sektörlere bağlılığını zorlaştırmaktadır. Ürün pazarında potansiyel bir rakip tehlikesi karşısında çok-segmentli şirket bu sektördeki kaynaklarını kolayca başka bir segmente aktarabilir ve tehdit altındaki sektörü terk edebilir. Matsusaka ve Nanda (2002)'nın modeline göre bu durumlarda temsil problemi çok-segmentli şirketler için stratejik değer yaratabilir; çünkü temsil problemi yüksek olan çok-segmentli şirketler rekabet baskısı arttığı zamanlarda kaynaklarını başka bir segmente aktarıp tehdit altındaki sektörden çıkmak yerine daha agresif yatırımlar yaparak bu sektöre bağlı olduklarını gösterebilirler. Bu bölümdeki bulgular, vekalet teorisi ile uyumlu olarak, temsil probleminin çok-segmentli şirketlerde genel olarak daha fazla değer kaybına neden olduğunu göstermektedir. Ancak, Matsusaka ve Nanda (2002)'nın modeli ile uyumlu olarak, temsil problemi ağırlıklı olarak konsantrasyonu yüksek sektörlerde faaliyet gösteren çok-segmentli şirketlerde stratejik avantaj yaratarak bu şirketlerde daha yüksek değerlere neden olmaktadır. Üçüncü bölüm endüstriyel yoğunlaşmanın çok-segmentli şirket değerlemeleri üzerindeki etkisini daha geniş ölçüde incelemektedir. Endüstriyel yoğunlaşmanın çok-segmentli şirket değerlemeleri üzerinde nedensel bir etkisi olduğunu göstermek amacıyla, Fresard (2010)'ın metoduna başvurularak, Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleşen ithalat gümrük vergisi düşüşleri ürün pazarlarına dışsal rekabet şoku olarak kullanılmaktadır. Ağırlıklı olarak konsantrasyonu yüksek sektörlerde faaliyet gösteren çok-segmentli şirketlerin bir segmenti dışsal rekabet şokundan etkilendiği zaman, bu şirketlerin değerlerinde önemli bir düşüş olmaktadır. Bu bölümde ayrıca segment düzeyinde bulgular sunulmaktadır; ağırlıklı olarak konsantrasyonu yüksek sektörlerde faaliyet gösteren çok-segmentli şirketler dışsal rekabet şokundan etkilendiklerinde tehdit altındaki sektörden çıkmak yerine konsantrasyonu yüksek olan sektörlerdeki piyasa pozisyonlarını korumak için daha agresif yatırım stratejileri benimsemektedirler.
Author
Dr. Cansu İskenderoğlu Şahin
Institution
How to Cite
Cansu İskenderoğlu Şahin (Doktora Tezi). Essays on corporate diversification and internal capital markets, 2019, Koç University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Koç University
- International marketing strategies of Ekom-Eczacıbaşı in the Russian market(1995)
- The Balkans in an Age of Baroque transformations in architecture, decoration, and patterns of patronage ad cultural production in Ottoman Europe, 1718-1856(2006)
- Single machine scheduling with timelag constraints(2014)
- Ottoman olfactory traditions in a palatial space: Incense burners in The Topkapi Palace(2015)
- The connectedness of the Rum Seljuks and the Kingdom of Georgia: A framework for artistic exchance in the thirteenth century(2015)
- Turkish coffee fortune-telling ritual as a source of inspiration for designing object-mediated advice interactions(2017)
