COVID-19'lu kritik hastalarda erken enteral nutrisyonun rolü: Retrospektif bir çalışma
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mendane Saka
Abstract (TR)
Beslenme desteği, kritik hastaların yönetiminde önemli bir bileşen olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma Ankara Şehir Hastanesi Nöroloji Ortopedi Hastanesi COVID-19 Yoğun Bakım Üniteleri'nde yatan, COVID-19 tanılı 135 yoğun bakım ünitesi (YBÜ) hastası ile geriye dönük olarak yürütülmüştür. Çalışmada enteral nütrisyon (EN) ile beslenen entübe hastalarda EN başlanma süresi ile Prognostik Nütrisyonel İndeks (PNI) skoru, nötrofil lenfosit oranı (NLR) değeri, oksijenizasyon durumu [arteriyel kanda oksijen basıncı (PaO2)/inspire edilen oksijen fraksiyonuna oranı (FiO2)], mekanik ventilasyon (MV), YBÜ kalış ve hastanede kalış süreleri, genel mortalite ilişkisi ile hastaların nütrisyonel hedefleri karşılama durumları, hedeflere ulaşılamama ve EN ertelenme nedenlerinin tanımlanması amaçlanmıştır. Beslenmeye başlanma zamanına göre ilk 48 saat içerisinde beslenen hastalar erken EN (EEN) (n:101); 48 saat ve sonrasında beslenen hastalar ise geç EN (GEN) (n:34) olarak iki gruba ayrılmıştır. Hastaların demografik, klinik, biyokimyasal ve beslenme verileri hasta dosyalarından ve elektronik veri tabanından günlük alınmıştır. Hastaların nütrisyonel hedefleri belirlenmiştir. Beslenme başlanma zamanı, beslenme yolu, yöntemi, ürünü, miktarı ve süresi ile hastaların günlük aldığı enerji, protein, posa ve su miktarı hesaplanmıştır. Hastalar için hedeflenen enerji ve protein alımı, ulaşılma süresi, EN komplikasyonları belirlenmiştir. Erken EN ve GEN gruplarının yaş ortalaması, beden kütle indeksi (BKİ) değerleri ve komorbid hastalıkları benzer bulunmuştur (p>0.05). Erken EN grubundaki hastaların kortikosteroid ve antikoagülan ilaç kullanım oranı (%93.1 ve %100), GEN grubundan (%76.5 ve %94.1) anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.05). Erken EN ve GEN gruplarının PNI skorları, PaO2/FiO2 ve NLR değerleri yatış, çıkış günü ve YBÜ sürecinde değişim oranları iki grup arasında benzer bulunmuştur (p>0.05). Erken EN ve GEN gruplarında MV, YBÜ ve hastane kalış süreleri benzer bulunmuştur (sırasıyla, 9.11 [7.78] ve 6.41 [8.28], p>0.05; 9.28 [8.69] ve 6.41 [10.37], p>0.05; 9.28 [9.24] ve 6.41 [10.37] gün, p>0.05). Geç EN grubunda serum CRP düzeyi 7. gün, EEN grubuna kıyasla anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (sırasıyla 0.1±0.1 ve 0.1±0.07 mg/L, p<0.05). Erken EN grubunda 1.gün ile 7. günler arasında bikarbonat (HCO3) değişim oranı, GEN grubuna kıyasla yüksektir (-3.1 [6.6] ve -0.65 [5.1], p<0.05). Erken EN grubunda ulaşılan enerji, protein, diyet posası, su miktarları, GEN grubundan anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.001). Hiperglisemi sıklığı EEN grubunda GEN grubuna kıyasla anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sağ kalımı etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen tek değişkenli lojistik regresyon analizinde, yaş, NRS-2002, APACHE II, PNI skorları, hastanede kalış süresi, YBÜ kalış süresi ve serum CRP sağ kalımı etkileyen bağımsız risk faktörleri olarak belirlenmiştir. Yaş için her 1 birimlik artışın mortalite riskini 1.07 kat (OR: 1.07, %95 GA (1.01-1.12), p: 0.016); NRS-2002 skoru için 3.15 kat (OR: 3.15, %95 GA (1.31-7.54), p:0.01); APACHE II skoru için %84 (OR: 0.84, %95 GA (0.76-0.93), p: 0.001) ve serum CRP düzeyi için %75 artırdığı belirlenmiştir (OR: 0.75, %95 GA (0.59-0.94), p:0.014). Hastalarda PNI skorundaki her bir birim azalma ile mortalite riski 1.4 kat artmıştır (OR: 1.4, %95 GA (1.05-1.87), p:0.021). Hastanede kalış süresinin 1 gün azalması mortalite riskini %84 artırırken (OR: 0.84, %95 GA (0.76-0.93), p:0.001), YBÜ kalış süresinin 1 gün azalması mortalite riskini %87 artırmaktadır (OR: 0.87, %95 GA (0.8-0.95, p: 0.002). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde ise yaş, NRS-2002, PNI skorları ve serum CRP değerinin sağ kalım üzerinde anlamlı etkisi ortadan kalkmıştır (p>0.05). APACHE II skoru ise sınırda anlamlılık göstermiştir [OR:1.482, %95 GA (0.998-2.201), p:0.051). Sonuç olarak, çalışmaya dahil edilen hastaların tamamının nütrisyonel açıdan risk taşıdığı ve hastaların çoğunda nütrisyonel hedeflere ulaşılamadığı belirlenmiştir. Hastalarda EN başlanma süresi ile PNI skoru, NLR değeri, PaO2/FiO2 oranı, MV süresi, YBÜ kalış süresi, hastanede kalış süresi ve genel mortalite arasında ilişki bulunmamıştır. Hastalara erken dönemde beslenme desteği sağlanması nütrisyonel hedeflere ulaşılmasında önemlidir. Erken dönemde enteral beslenme desteği sağlanmasının klinik etkinliğini değerlendiren daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Author
Selen Özsoy
Institution
How to Cite
Selen Özsoy (Doktora Tezi). COVID-19'lu kritik hastalarda erken enteral nutrisyonun rolü: Retrospektif bir çalışma, 2023, Başkent University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Başkent University
- Hava araçlarına ait görüntülerin sınıflandırılması(2025)
- Cormac Mccarthy'nin Blood Meridian Or the Evening Redness in the West ve The Road adlı eserlerinin Nietzsche ışığında incelenmesi(2021)
- Türkiye'deki devlet ilkokullarında kullanılan İngilizce ders kitaplarının 21. yüzyıl becerileri ile uyumunun analizi(2025)
- Esnaf lokantaları gastronomi mirası: Ankara örneği(2025)
- Mesleki eğitimin ara eleman sorunu üzerindeki etkisi: Ankara ili inşaat sektörü üzerinde bir çalışma(2025)
- İflasın dava ve takipler üzerindeki etkileri(2019)
