Master'sOpen Access

Derrida'nın "Hayalet" kavramı ışığında Angelopoulos'un "Sınır Üçlemesi" filmlerinin çözümlenmesi

2019
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Ümit Sarı

Abstract (TR)

Fransız düşünür Jacques Derrida, adını Batı metafiziğine karşı eleştirel bir okuma yöntemi olan "yapısöküm" felsefesi ile duyurur. Derrida bu yöntemle karşıtlıklar üzerinden ilerleyen anlamlandırma sistematiğini bozarak, kavramlara yeni anlamlar kazandırır. Derrida'nın dil felsefesi içinde değerlendirilen yöntemi, kendisinin edebi metinlere ağırlık verdiği ve etik-politik meseleleri göz ardı ettiği ithamıyla karşı karşıya kalır. Yapılan eleştiriler onun 1990'lardan sonra bu meseleleri gündemine aldığı yönündedir. Derrida ise yapısökümün ilk andan itibaren etik-politik meseleler ile ilgili olduğunu söylemiştir. Bu meseleler ile ilgili oluşturduğu literatüre ilk dönem felsefesinde oluşturduğu kavramların etkisi düşünülecek olursa Derrida'ya hak vermek gerekir. Özellikle 1993 yılında kaleme aldığı Marx'ın Hayaletleri metni böyle bir düşünce yolculuğunun ürünüdür. Derrida bu metninde William Shakespeare'in Hamlet oyunundan ilham alarak, varlık ile yokluk arasında salınan güçlü bir metafor olarak "hayaletler"i kullanır. Hayalet mevcudiyet ile namevcudiyet arasında salınır, bakışımsızdır, zamanın düz çizgide ilerleyişini sekteye uğratır. Böylece mekanın, bakışın ve yaşamın sınırlarını alt üst eder. Hayalet bütün bunları yanlış giden bir şeyler olduğunu haber vermek ve adaletin yerini bulmasını talep etmek için yapar. Bu nedenle hayaletlere kulak verilmelidir. Derrida bu noktada "yapısöküm"e uğratılamaz tek kavram olan "adalet" için varlığın bilimi olan ontoloji yerine "hayaletbilim"i önerir. Derrida Marx'ın Hayaletleri'ni "soğuk savaş"ın sosyalist devletlerin aleyhine sonuçlanmasıyla "liberalizm"in "Marksizm"i yendiği zannına kapılan ve bunu Marx'ın ölümü olarak kabul eden kitleye karşı yazar. Dünyada açlık ve sefalet kol gezerken, bazıları tarafından "kapitalizm"in varlığının kutsanması Derrida tarafından kabul edilemez bulunur. Ayrıca bu ölüm ilanında Marx'ın düşüncelerini dogmatikleştiren fanatiklerinin payı olduğunu iddia etmekten geri durmaz. Filozofu hayaletler hakkında düşünmeye sevk eden, yakın arkadaşlarının ölümleri ve kendisinin ölümcül hastalığa yakalandığını öğrenmesi gibi otobiyografik unsurlar da vardır. Marx'ın Hayaletleri'nin tasarlandığı, yazıldığı ve tartışıldığı 1990'lı yıllarda çektiği "sınır üçlemesi" üst başlığında toplanan üç filmde yönetmen Theodoros Angelopoulos da benzer temaları odağına alır. Kendi kuşağının insanlarını yitiriyor oluşu ve aidiyet duyduğu Balkan coğrafyasının yaşanan kanlı savaşların yol açtığı yoksulluk Derrida'nın bahsettiği hayaletlerin izlerinin, Angelopoulos sinemasında da bulunabileceğini akıllara getirir. Bu tezde Fransız Düşünür Jacques Derrida'nın Marx'ın Hayaletleri kitabında önerdiği "hayaletbilim"den yola çıkılarak Theodoros Angelopoulos'un "sınır üçlemesi" başlığı altında toplanan üç filminde hayaletlerin yeri söylem analizi ile sorgulanmıştır. Derrida'nın tarihsel bir bağlamda, edebi ve psikanalitik metinlerle zenginleştirdiği Marx'ın Hayaletleri kitabının temel alındığı bu tezde bağlam analizinden yararlanmak kaçınılmaz olmuştur. Ayrıca görsel kültüre katkı sağlayan Angelopolus'un filmlerini değerlendirirken "görsel kültür çalışmalarından" da yararlanılmıştır.

Author

Dr. Aytaç Hakan Tuğran

How to Cite

Aytaç Hakan Tuğran (Yüksek Lisans Tezi). Derrida'nın "Hayalet" kavramı ışığında Angelopoulos'un "Sınır Üçlemesi" filmlerinin çözümlenmesi, 2019, İstanbul University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul University