Yüksek LisansAçık Erişim

Dijital yayıncılık ile dönüşen izleyici pratikleri

2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Vildan Mahmutoğlu

Özet (TR)

Medya alanında teknolojinin her dönemde getirdiği kendine has değişiklikler ve dönüşümler vardır. Bu dönüşümler hem içeriğin taşıyıcısı medya ortamında hem de içeriğin ulaştığı yerde yani izleyici/kullanıcı üzerinde de görülmektedir. "Dijital Yayıncılık ile Dönüşen İzleyici Pratikleri" başlıklı bu tezin amacı teknolojik gelişmelerin ve dijitalleşmenin dönüştürdüğü izleyiciyi tanımlayabilmektir. Frankfurt Okulu'nun eleştirel biçimde anadamarını oluşturduğu izleyici çalışmalarında bugün yeni açılımlar yapmak gerekmektedir. Çünkü teknoloji günümüzde izleyiciyi televizyona bağlı olmaktan çıkarmış, zaman ve mekan kısıtlamalarını da ortadan kaldırmıştır. Bu çalışmada VOD teknolojisi ile birlikte ortaya çıkan yeni bir izleme pratiği olan "binge-watching" (aşırı izleme) pratiği üzerinden izleme alışkanlıklarının dönüşümü incelenecektir. "FoMO" adı verilen gelişmeleri kaçırma korkusunun izleme alışkanlıklarını nasıl dönüştürdüğü ve bu dönüşümün aşırı izlemeye yaptığı etki araştırmanın konusunu oluşturur. Araştırma iki hipotez üzerine temellendirilmiştir: H1: VOD (Video on demand) platformlarıyla beraber izleyici aşırı izleme yapmaktadır. H2: (Binge-watching) "Aşırı izleme" olmasının nedenlerinden biri de psikososyal motivasyonlardan FoMO'nun ortaya çıkmasıdır. Bu kapsamda, araştırmanın soruları şu şekilde belirlenmiştir: (1) VOD, izleyiciyi ve izleme pratiklerini nasıl bir dönüşüme uğratmıştır? (2) Aşırı izleme pratiği "binge-watching"in teknolojik, sosyal ve psikolojik etkenleri nelerdir? (3) Geleneksel izleyici ve VOD kullanıcıları arasındaki izleme pratiği farkları nelerdir? Tezin ilk bölümünde geleneksel televizyon yayıncılığı ele alınmıştır. Geleneksel televizyon yayıncılığı ve geleneksel televizyon yayıncılığı dönemindeki izleyici araştırmaları birinci bölümün konusunu oluşturur. Bu bölümde öncelikli olarak geleneksel televizyon yayıncılığının özellikleri tanımlanmış ve bu özellikler çerçevesinde izleyicinin özelliklerine ulaşmak hedeflenmiştir. Bu dönemdeki teknolojinin imkanları ve sınırlılıkları dahilinde izleyicinin nasıl konumlandırıldığını görmek mümkün olmuştur. İzleyiciye anlamlandırma, yorumlama, reddetme ve direnme gibi işlevler yükleyen İngiliz Kültürel Çalışmalar ve öncesinde izleyiciyi pasif olarak kabul eden yaklaşımlar, geleneksel televizyon teknolojisi üzerinden yapılan izleyici tanımlamaları ile birlikte analiz edilerek izleyicinin özelliklerine ulaşılmıştır. Teknolojik gelişmeler ve dijitalleşme sonucunda, hem medya ortamında hem de izleyicide ortaya çıkan dönüşümü daha iyi anlayabilmek amacıyla, tezin ikinci bölümünde; internet tabanlı televizyon yayıncılığı teknoloji bağlamında ele alınmış, yeni medyanın yayıncılık özellikleri üzerinden izleyicinin kullanıcıya dönüşümü açıklanmaya çalışılmıştır. İnternet, yayıncılık anlayışını bir daha geri dönülmeyecek biçimde değiştirmiştir. Bu bölümde, internetin yayıncılığa girişi ve ilerleyişi sırasıyla; Web 1.0, Web 2.0 ve Web 3.0 şeklinde ele alınmış ve internetin izleyici/kullanıcıya sağladığı imkanlar sırasıyla incelenmiştir. Bu noktada, dijitalleşme ile birlikte dönüşüm geçiren medyanın ana eksenine yerleşen bir kavram olarak karşımıza "yöndeşme" (convergence) kavramı çıkar. Medyada yöndeşmenin teknoloji bağlamında ele alınması, Web 2.0 bağlamında ele alınması olarak da değerlendirilebilir. Çünkü bu dönem kullanıcı türevli içeriğin ortaya çıktığı dönemdir ve Web 3.0'daki kişiselleştirme imkanının da temelini oluşturur. İzleyicilerin içerikleri tüketmenin yanı sıra düzenleme, paylaşma, kişiselleştirme, oylama imkanlarına da sahip olması, onları sadece birer tüketici olmanın ötesine geçirmiş, üretim sürecinin de bir parçası haline getirmiştir. Böylelikle izleyicideki dönüşümün, aynı zamanda yeni teknolojilerin kullanımı ile birlikte medya üretim ve tüketim pratiklerini de dönüştürdüğü görülür. Medya içeriklerini tüketenlerin aynı zamanda bu içeriklerin üreticisi olmaları "tüketici-üretici-kullanıcı" kavramları arasında da bir yakınlaşmaya yol açmıştır. İzleyicilerin hareket alanının artmasının altında yatan temel teknoloji olduğu için bu bölümde; zaman ve mekan kısıtlılıklarını ortadan kaldıran, izleyici/kullanıcıların istediği zaman ve mekanda dizileri izlemesini salayan VOD (video on demand: talebe bağlı televizyon) platformları ele alınmıştır. VOD platformları ikinci bölüm dahilinde kullanımlarına göre sınıflandırılmış, Türkiye'deki VOD platformları set-top-box ve internet tabanlılar olarak ikiye ayrılarak incelenmiştir. Tezin üçüncü bölümünde, yukarıda bahsedilen kuramsal çerçeve dahilinde medya tüketim pratiklerindeki dönüşüm ele alınmıştır. Çalışmaya özgünlüğünü katan yeni medya tüketim pratiği "binge-watching" (aşırı izleme) ve bu tüketim pratiğinin psiko-sosyal motivasyonlarından biri olduğunu düşünülen "FoMO" (fear of missing out: gelişmeleri kaçırma korkusu) kavramları incelenmiştir. "Binge-watching" pratiğini tanımlamak amacıyla, pratiğin teknolojik, sosyal ve psikolojik boyutları ele alınmıştır. "Binge-watching"in sosyal ve psikolojik boyutlarını incelerken, "bingewatching"i Kullanımlar ve Doyumlar Kuramı bağlamında ele alan araştırmalardan yararlanılmıştır. Sonuç olarak; FoMO'nun sosyal ve psikolojik boyutlar başlıkları altında aşırı izlemeye sebep olan psiko-sosyal bir motivasyon olarak ortaya çıktığı söylenebilir. Tezin dördüncü ve son bölümünde, araştırma konusu dahilinde araştırma sorularına yanıt aramak ve çalışma öncesinde belirlenen hipotezleri sınamak amacıyla yürütülen saha araştırmasına yer verilmiştir. Araştırmanın kapsamı, amacı, örneklem seçimi, yöntemi, varsayım ve sınırlılıkları ele alınmış, elde edilen bulgular üzerinden ulaşılan sonuçlar üzerine genel bir değerlendirme yapılmıştır. Araştırma yöntemi olarak derinlemesine görüşme ve karşılaştırmalı analiz kullanılmıştır. Araştırmada öncelikli olarak, izleme pratiklerinin dönüşümünü incelemek amaçlanmıştır. Bu nedenle görüşmeciler; dijital yerliler (digital natives), dijital göçmenler (digital immigrants) ve dijital göçebeler (digital settlers) arasından seçilmiştir. Örneklemin 18- 65 arasındaki izleyici/ kullanıcı grubu olarak belirlenmesi geleneksel TV izleyiciliği ile VOD platformunu kullananlar arasında karşılaştırmalı bir analiz yapmaya olanak sağlamıştır. Kartopu yöntemiyle ulaşılan görüşmeci grubu, yaş kriteri uygun olan, internete erişebilen ve sağlıklı seçim yapabilen izleyicilerden oluşturulmuştur. Bu doğrultuda örneklem gruplarına yöneltilen sorular; görüşmecilerin yaşlarına göre farklılık göstereceği düşünülen ve farklı VOD kullanımlarıyla birlikte dönüşen izleme pratikleri ile kullanım alışkanlıklarını açıklamak, yine yaşa göre farklılık göstereceği düşünülen "binge-watching" pratiğinin görüşmeciler için ne ifade ettiğini ve nasıl bir deneyim olduğunu anlamak ve bu pratiğe yol açan psiko-sosyal motivasyonlar ve doyumları ele alarak "binge-watching"in FoMO ile arasındaki bağı bulabilmek amacıyla seçilmiştir. Sorular kişisel sorular ve izleme alışkanlıklarına yönelik sorular olarak iki ayrı başlıkta toplanmıştır. Araştırma kapsamında, araştırma sorularından ilki olan: "VOD, izleyiciyi ve izleme pratiklerini nasıl bir dönüşüme uğratmıştır?" sorusuna yanıt aranmış ve görülmüştür ki, izleyici ve kullanıcı konumlarının iç içe geçtiği VOD teknolojisi ile, izleyici dönüşürken izleme pratiği de dönüşmüş, yeni bir izleme pratiği olan "bingewatching" ortaya çıkmıştır. Bu pratik, VOD'ların ortaya çıkmasından itibaren onları kullanmaya başlayan dijital yerliler ve analog dünyada doğsalar da dijital kültürle şekillendikleri için VOD'lara adapte olabilen dijital göçmenler için daha yaygın bir pratiktir. Fakat analog dünyada doğup yetişseler de dijital dünyaya uyum sağlamaya çalışan dijital göçebelerin de bu pratikten haberdar oldukları ve uyguladıkları görülmüştür. Araştırma dahilinde, aşırı izleme pratiğinin teknolojik, sosyal ve psikolojik etkenleri olduğu kabul edilerek araştırma sorularının ikincisi: "Aşırı izlemenin teknolojik, psikolojik ve sosyal etkenleri nelerdir?" sorusuna cevap aranmıştır. Araştırmada aşırı izleme pratiğinin teknolojik etkenlerini, cihaz ve platform üzerinden açıklamak mümkün olmuştur. Araştırma kapsamında cevap aranan ikinci araştırma sorusu dahilinde, "bingewatching"in sosyal ve psikolojik etkenleri de araştırılmıştır ve karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Psikolojik ve sosyal motivasyonlar üzerine düşünmek araştırmanın ikinci hipotezi olan: "Aşırı izlemenin psiko-sosyal motivasyonlarından biri de FoMO'nun ortaya çıkmasıdır" hipotezinin sınanmasını sağlamıştır. Ortaya çıkan bulgular sonucunda bu hipotez doğrulanmıştır. Devamında ise, FoMO'nun ortaya çıktığı durumlar saptanmaya çalışılmış ve spoiler, partner ile izleme, aksiyete, merak gibi durumlar üzerinden izleme pratiklerindeki farklılıklar incelenmiştir. Böylelikle FoMO ile "binge-watching" arasındaki bağı örneklem grupları özelinde yorumlamak da mümkün olmuştur. FoMO'nun toplumsal katılım ve bütünleşme motivasyonuyla aşırı izleme yapan kişilerde belirleyici olduğu sonucuna varılmıştır. Başkalarının yaptıklarıyla sürekli bağlantı halinde olma fikri üzerine temellenen FoMO'nun bu noktada en çok dijital yerliler ve dijital göçmenlerde ortaya çıktığı görülmüştür. Gelişmeleri kaçırmaktan korkan kullanıcıların aşırı izlemeye dair motivasyonları ve doyumlarını, FoMO bağlamında incelemek çalışmanın özgün değerini oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında medya ortamındaki, izleyicideki ve izleme pratiklerindeki dönüşüm ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Binge-watching (Aşırı izleme), FoMO (gelişmeleri kaçırma korkusu), VOD (Video on demand), İzleyici Araştırmaları.

Yazar

Dr. Sezin Çinal

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Sezin Çinal (Yüksek Lisans Tezi). Dijital yayıncılık ile dönüşen izleyici pratikleri, 2021, Galatasaray University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Galatasaray University tezlerinden daha fazlası