Doğaya öykünme; Art Nouveau mimarlığı
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Antik çağlardan günümüze insanoğlunun yaşam biçimini, kültürünü inceleyen felsefenin temeli doğa olarak kabul edilmektedir. Yaratıcılığı ve insan emeğini simgeleyen, içinde soluk alıp verdiğimiz fiziki çevreyi biçimlendiren mimari tasarım, doğayla sürekli etkileşim içerisindedir. Doğaya öykünme, doğayı taklit eden bir düşünce olmakla sınırlı kalmayıp doğadan öğrenen, esinlenen, doğayı yorumlayan bir yansıma olarak kabul edilmektedir. Öykünme, doğanın gözle görülmeyen, insanın içgüdülerine seslenen yanlarını tanımlamakta ve yaratıcılıkta doğallığı aramaktadır. Bu bağlamda doğaya öykünme düşüncesinin romantik yaklaşımı tanımlanmaktadır. Doğa-insan ilişkisi insan aklının doğaya egemen olmasıyla değişmiştir. İnsan doğadan, parçası olduğu bütünden kopmaya başlamıştır. Bilim ve teknolojinin ilerlemesinin doğa üzerindeki olumsuz etkilerini gidermeye ve önlemeye yönelik çalışmalar önem kazanmıştır. Bu bağlamda doğaya öykünme düşüncesinin pragmatik/faydacı yaklaşımı tanımlanmaktadır. Sonuçta her iki yaklaşımda da doğa ile uyumlu, doğaya öykünen bir anlayış yatar. Endüstrileşmeyle birlikte üretim ilişkileri değişmiştir. Makineleşme üretim hızını arttırırken insanın üretim ortamından uzaklaşmasına ve doğaya v yabancılaşmasına neden olmuştur. Bu, dolayısıyla bireyin bizzat dahil olduğu, haz aldığı, çeşitlilik içeren doğal üretim aracı olan ?el?in yerini makinelerin ürettiği standart, seri, basmakalıp üretim araçlarına bırakmakta ve insanın doğasından uzaklaşmasına, ona yabancılaşmasına neden olmaktadır. Bu karmaşa, dönemin mimarlığına da yansımakta ve 19. yüzyıl, mimarlık tarihinde kırılma noktası kabul edilmektedir. 19. yüzyılın sonunda kendini gösteren Art Nouveau Mimarlığı, bilim ve teknolojiyi yadsımadan, endüstrileşmenin olanakları ile geleneksel üretim biçimleri arasında uzlaşma sağlayan bir mimarlık anlayışı olarak ortaya çıkmış ve geniş yankılar uyandırmıştır. Doğa formlarına sıkça rastlanan ve el emeğine değer veren Art Nouveau Mimarlığı'nın coşkulu, heyecan içeren tasarım örnekleri üzerinden doğaya öykünen romantik yaklaşım, teknolojinin getirdiği olanakları kullanmasıyla da pragmatik yaklaşım getirilmektedir. Ancak doğanın tahribine engel olan bir üslubu yoktur, bu nedenle pragmatik yaklaşım ile birebir örtüşmez. Günümüzde doğayı korumaya yönelen, doğayla uyumlu tasarım anlayışlarına ve doğala geri dönme çabaları doğmakta bu bağlamda doğaya pragmatik yaklaşımlara gerek duyulmaktadır. Ekolojik mimari, sürdürülebilir mimari vs. gibi doğanın dengelerine özen gösteren anlayış, günümüzün mimarlık ortamında yer bulmaktadır.
Yazar
Gözde Karagöz
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Gözde Karagöz (Yüksek Lisans Tezi). Doğaya öykünme; Art Nouveau mimarlığı, 2007, Gazi University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Gazi University tezlerinden daha fazlası
- Türkiye petrol ve gaz sondaj sahası iş kazaları analiz ve modellemesi(2021)
- XVI. yüzyıl Anadolu'sunda Oğuzların Karkın Boyu(2004)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
- Gerçek hayattaki geometri örneklerinin sosyal bir öğrenme ortamı aracılığıyla paylaşımı: Bir durum çalışması(2021)
- İki farklı irrigasyon aktifleştirme tekniğinin farklı kök seviyelerinde hazırlanmış yapay internal rezorpsiyon kavitelerinden kalsiyum hidroksit uzaklaştırma etkinliğinin değerlendirilmesi(2021)
- Sürdürülebilirlik ve iktidar bağlamında sözel belleğin Türk müzelerinde kullanımı(2010)
