Doğu Anadolu ve Kafkasya'daki son Tunç Çağı Erken Demir Çağı dikilitaşları
2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Ergün Laflı
Özet (TR)
Genel bir tablo itibariyle Batı Anadolu'da Girit, Yunanistan kıyılarında İ.Ö. III. bin yıl başlarında ortaya çıkan arkeolojik buluntular esasıyla Tunç Çağı'nın başlangıcında yaklaşık İ.Ö. 3300-1000'li yıllarda açığa çıkartılan Son Tunç Çağı dönemine göre farklılıklar arz etse de Doğu Anadolu'da İ.Ö.1200/1000'li yıllarda göç yoluyla sona erdiği ardından Demir Çağı geçiş sürecinde kesintiye uğrayarak devamlılığını sürdüren kronolojik bir bağlantı taşımaktadır. Son Tunç Çağı'nda başlayan Neolitik dönem izli kalıcı yaşam anlayışını getirmek isteseler de kuzeydoğu'ya göç yoluyla gelen Hitit İmparatorluğu İ.Ö.1100/1000 yıllarında yangın tahribatına uğramakla beraber yerleşim kalıntısına dair varlığa rastlanmaması geçiş sürecine yansıyarak göç etme anlayışlarının getirdiği sonuçların önemli faktörü olmaktadır. Hitit İmparatorluk devri dahil olmak üzere İ.Ö. XII. yüzyılda kesinlikle Tunç Çağı'na ait olmakla birlikte, nitekim Hitit, Minos, Miken, Mezopotamya ve Levant uygarlıklarının bir arada incelendiklerinde bu medeniyetlerin bir takım adası halinde ''Tunç Çağı İmparatorlukları'' ifadesiyle ele alınmasına sebebiyet vermiştir. Aristoteles'ten de bilindiği gibi Hellenistik dönemin başlangıcı olmakla da birlikte demir (sideros) adıyla Hellence kökeniyle İ.Ö. XV. yüzyıldan itibaren demir madeninin altın kadar olmasa da önem arz ettiği bilinmektedir. Ayrıca kolonizasyon hareketlerinin öncüsü olan Deniz Kavimleri Göçü, Hitit İmaparatorluklarının yıkılışı, Aiol ve İon kolonizasyon hareketleri gibi v Anadolu'nun kültürel ve arkeolojik önemli bilimsel problemlerin kaynağını bu dönemler üzerindeki bilgilerin netlik kazanmamasından ötürü belirgin bir yaklaşım biçimine ulaşılamamıştır. Böylelikle Erken Demir Çağı'nın bir kolonileşme hareketinin uzantısı olarak aynı zamanda kolonizasyon aşaması olduğu bilinmektedir. Kuzey Kafkasya'dan Hazar denizi boyunca kuzeyde Gürcistan'dan batıda Malatya'ya doğudan İran'ın kuzeybatı kıyılarının pek çok yönleriyle ortak özellikler taşıyan uzun ömürlü ve homojen bir kültür süreci taşımaktadır. Transkafkasya halklar, Anadolu'nun kuzeydoğu kesiminin yüksek yaylalarında İ.Ö. II. bin yıl başlarında eski dönemin yerleşik çiftçi yaşantısından yepyeni bir göçebe sistemden kabile biçimindeki bir düzene geçmelerinin ve günümüzde de sürüp giden bu anlayışın temellerinin Tunç Çağı'nın sonlarında atıldığı bilinmektedir. Bunun sonucunda coğrafi yapısı, iklim hareketleri ve sosyal yaşamları etkisiyle Prehistorik dönemden beri Anadolu Yarımadası'nın farklı karakteristik yapıya sahip bir yaşam alanı olmaktadır. Son Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı dönemleri ağırlıklı olarak ele alınmakla beraber, Doğu Anadolu ve Kafkasya bölgesindeki dikilitaşlar, bengi taşlar, mezar stelleri olmak üzere birbirleriyle sürekli etkileşim içinde olmuş olan sosyal, ekonomik ve kültürel ilişkilerine, yaşayışsal-düşünsel sistemlerine yansımış olan bir bölgesel kültür ağı şeklinde adlandırılmaktadır. Ayrıca dönemin yansıtılışını temsil eden, Tunç Çağı başlangıcı sonrasında Demir Çağı'nın başlangıcı dahil olmak üzere önem arz eden Doğu Anadolu bölgesi Hakkari taşları, Kafkasya ve Orta Asya'daki dikilitaşlar, kaya resimleri son olarak kurganların benzerlik taşıdığını özellikle Azerbaycan ve İran Azerbaycan'ı olmak üzere bengi taşların varlığına rastlanılması, Doğu Anadolu'da daha önceden bir Proto-Türk kavminin olduğuna işaret etmektedir. Orta Asya bölgesinde Sibirya dolaylarında yaşayan İskit kavminin varlığı Ön-Türk geleneğiyle bağdaştırılmış olmakla birlikte antropomorfik stellerin varlığı ispatlanmıştır. Ayrıca Ön-Türkler kökensel olarak Altay Teorisi'nin önem kazandığı, balbal ve taş babaların ölen kişinin yaşamının sonsuzluğunu Ön-Türklerin ne tür yaşam özelliklerine sahip oldukları ve vi yerleştikleri yerler olmak üzere göç yollarına bağlı olarak göç faktörüne neden olan şartların sonuç kazanması, Urmu denilen kentin Van Gölü'ne yakın bir noktada yer alması ve buradan ismini alarak '' Urmu Teorisi '' ile bağdaştırılmaktadır. Yapılan arkeolojik araştırmalar sonucu Kafkasya bölgesi üzerinden birtakım boylar yerleşerek bozkır kültürünün ise uzantısı olarak göç dalgasıyla karşılaşılması, Doğu Anadolu'da yaşayan toplulukların İ.Ö. 10.000 yıl öncesinden itibaren önemli bir kilit nokta taşıyan bölgelere doğru göçlere maruz kalan halkların gelmesiyle, incelemelerin sonucunda ise Proto -Türk kavminin bu bölgelerin özelliklerini yansıtan biçimde yaşadıkları bunun göstergesi olarak kanıtlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Son Tunç, Erken Demir Çağı, Hakkari, Doğu Anadolu, Kafkasya, Azerbaycan, Orta Asya, Altay, İskit
Yazar
Dr. Deniz Meltem Daşdan
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Deniz Meltem Daşdan (Yüksek Lisans Tezi). Doğu Anadolu ve Kafkasya'daki son Tunç Çağı Erken Demir Çağı dikilitaşları, 2018, Dokuz Eylül University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Hitit dönemi törensel seramik kapları ve güncel uygulamaları(2023)
- Düşünce ve uygulamaları ile Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan(2018)
- Yerel bağımlılık ölçüleri, özellikleri ve uygulamaları(2007)
- Türk Anayasa Mahkemesi`nin norm denetimi sonucunda verdiği kararların hukuksal yaptırımı ve etkisi(2001)
- Çocukluk çağı kanserlerinde tedavi maliyetlerinin değerlendirilmesi(1997)