Master'sOpen Access

Edeb'in tercümanı, 'ilm'in gücü: Meşa'irü'ş-Şu'ara mukaddimesinde şiirin meşruiyeti

2016
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Nuran Tezcan

Abstract (TR)

Âşık Çelebi'nin Meşâ'irü'ş-Şu'arâ isimli şairler tezkiresinin mukaddimesini odak alan bu tez, metindeki şiirin tanımı ve meşruiyeti tartışmasını edeb kavramı üzerinden tartışmaktadır. Mukaddimede şiir için çizilen çerçeveyi anlamlandırabilmek adına, edeb'in tarihsel süreç içerisindeki kullanım alanları özetlenmiştir. Böylelikle metnin vurguladığı edeb anlayışının, kavramın "Sünni-uyanış sonrası dönemde" kazandığı, İslam âlimlerinin kendi dini pratikleri için işlevsel "edebi" malzemeye indirgendiği bağlamla denk düştüğü ortaya konmuştur. Mukaddimenin yapısı ve içeriğinin de bu doğrultuda şekillendirildiği gösterilmeye çalışılmıştır. Şöyle ki, mukaddime İran ve Osmanlı edebiyatındaki öncül şiir savunularından farklı bir şekilde, şiirin meşruiyet alanını tanımlamak için mezhep kurucularından Osmanlı dünyasında bilinen fıkıh âlimlerine 'ulema'ya sıklıkla başvurur. Öte yandan, şiirin ana amacının Kuran'ı anlamaya yardımcı edebi becerileri kazandırması olarak belirlenmesinin, mukaddimenin âlim merkezli bakış açısının sonucu olduğu öne sürülmüştür. Bu tez, şiir ile Kur'an arasındaki ilişkiyi Kur'an'araştırmalarının özellikle Zemahşeri'den itibaren kazandığı belagat merkezlilik üzerinden yorumlamış, "edebi" ve "dini" olanın fesahat ve belagat kavramları tarafından bir araya getirildiğini göstermiştir. Kur'an'ı entelektüel olarak ele alan kaynaklara referansta bulunan mukaddimenin de, şi'r ile şe'r arasındaki uyumu kurmanın ötesinde onun şeriatın uygulanmasındaki aktif rolünü göstermeyi amaçladığı savunulmaktadır. Bunu kanıtlayabilmek adına, mukaddimenin kurgusunun merkezine, 'âlim-edîb tipinin en üstün örneği olarak Ebussuud Efendi yerleştirilmiştir. Ebussuud'un selefleri İslam âlimlerinden üstünlüğünü, onun fesahat ve belagatine dayandırılması, mukaddimenin esas mesajını oluşturmaktadır: Edeb'in tercümanı olarak şiir, 'ilmin gücüdür de aynı zamanda. Öte yandan tezde, mukaddimenin şiire bakışındaki bu ulema vurgusunun, otobiyografik bir anlamı da olduğu ileri sürülmüştür. Bu nokta, Âşık Çelebi'nin mukaddimeye Ebussuud Efendi'nin fesahat ve belagatteki üstünlüğünde pay sahibi olarak mukaddimeye dâhil oluşuna dayandırılmıştır. Bunun yanında, mukaddimede sıralanan Osmanlı şeyhülislamlarının ortak özelliği olan edebi ilgilere sahip âlim tipinin, Âşık Çelebi'nin idealleri ile olan ilgisine, Meşa'iü'ş-Şuara ve Divan'ının sunduğu otobiyografik malzeme üzerinden dikkat çekilmiş, bu malzemenin öne çıkardığı Âşık Çelebi'nin seyyidlik gibi özelliklerinin, mukaddimenin içeriğini nasıl onun "doğal mirası" haline getirdiği tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: ġiir, Edeb, Ġlim, Meşa„irü‟ş-Şu„arâ

Author

Dr. Ahmet Barış Ekiz

How to Cite

Ahmet Barış Ekiz (Yüksek Lisans Tezi). Edeb'in tercümanı, 'ilm'in gücü: Meşa'irü'ş-Şu'ara mukaddimesinde şiirin meşruiyeti, 2016, Bilkent University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Bilkent University