DoctorateOpen Access

Enflasyon-faiz ilişkisinin Neo-Fisherian yaklaşım çerçevesinde analizi: Türkiye üzerinde bir uygulama

2021
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Baki Demirel

Abstract (TR)

İktisat literatüründe 1700'lerden itibaren tartışılmaya başlanılan faiz-enflasyon arasındaki nedensellik ilişkisi, 2008 küresel finansal krizi sonrası gelişmiş ülke merkez bankalarının -özellikle Fed, ECB, Japonya Merkez Bankası başta olmak üzere- yaşadıkları iktisadi durgunluktan kurtulmak için, politika faiz oranlarını sıfır bandına düşürmelerine rağmen enflasyonun bir türlü istenen seviyelere gelmemesi ile birlikte, tekrardan dikkatleri üzerine çekmiştir. İlk kez 1930 yılında Irving Fisher tarafından formüle edilen faiz-enflasyon ilişkisi, literatüre Fisher Eşitliği olarak geçmiştir. Bu formülasyon aslında, nominal faiz oranları ve beklenen enflasyonun birlikte hareket ettiğini, reel faiz oranları ve beklenen enflasyon oranları toplamının, nominal faiz oranına eşit olduğunu ifade etmektedir. Temelini enflasyon oranından faiz oranına doğru pozitif bir ilişkinin varlığından alan Fisher Etkisi, 2008 krizi sonrası tekrardan ele alınmış ve yapılan çalışmalar (Örneğin Cochrane (2016), Bullard (2015), Williamson (2016), Uribe (2017)) özellikle iki değişken arasındaki kısa vadeli ilişkilerde, nominal faiz oranından enflasyona doğru bir nedensellik ilişkisi ortaya koymuştur. Söz konusu bu tersine nedensellik ilişkisi literatüre Neo-Fisher Etkisi olarak geçmiştir ve temelini Yeni Keynesyen ekolün modellerinden almaktadır. Bu tez çalışması, ABD, Japonya, Kanada gibi gelişmiş ülkelerde geçerliliği, yapılan çalışmalarla ortaya konan Neo-Fisher Etkisinin Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede geçerli olup olmayacağı konusunu araştırmaktadır. Tezin ekonometrik modelinin uygulanmasında uzun dönem kalıcı faiz şoklarının ve parasal şokların enflasyon ve nominal faizler üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Uzun dönemli kalıcı yüksek faiz şoklarının enflasyon beklentilerini artırabileceği ve Türkiye'de Neo-Fisher Etkisi'nin özellikle uzun dönemde geçerli olabileceği temel varsayımından hareketle, ADF ve PP birim kök tesleri ile yapısal kırılmalı LM birim kök testi yapılarak ARDL modeli uygulanmış ve değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi araştırılmıştır. Bulgularımız, Türkiye'de kısa dönemde Fisher Etkisinin geçerli olduğu yönündedir. Yani, TCMB politika faizi ile enflasyon arasındaki ilişki, negatif yönlüdür. Bu durumda, TCMB politika faiz oranı ile enflasyona yön verebilir. Aynı zamanda Türkiye'de kalıcı faiz şokları enflasyonu artırmakta olup, faizlerin uzun zaman yüksek kalışı, yüksek enflasyon beklentilerinin artmasıyla birlikte enflasyon ataletini de güçlendirmektedir ve bu, aslında kısa dönemde geçerli olmayan Neo-Fisher etkisine karşın, uzun dönemde Türkiye için Neo-Fisher etkisinin geçerli olabileceği şeklinde yorumlanabilir. Anahtar Kelimeler: Neo-Fisher Etkisi, Para Politikası, Taylor Kuralı, ARDL Sınır Testi Yaklaşımı, Türkiye.

Author

Dr. Hilal Şeker

How to Cite

Hilal Şeker (Doktora Tezi). Enflasyon-faiz ilişkisinin Neo-Fisherian yaklaşım çerçevesinde analizi: Türkiye üzerinde bir uygulama, 2021, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity