Master'sOpen Access

Anlatılar ve tasarım ekseninde çoklu gelecek tahayyülleri

Is this your thesis?

This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.

2018
0 views
0 downloads

Abstract (TR)

Bu tez gelecek ve gelecekteki yaşam alanları hakkında çoklu bir bilgi platformu oluşturmayı amaçlar, geleceği ilgilendiren konuları bütüncül olarak tartışır, çoklu gelecek tahayyülleri ortaya koyar. Bunların yanı sıra, İklim ile ilişkili muhtemel geleceklerin yeterince temsil edilememesini sorunlaştırır. Bu çerçevede, çalışma bir temsiller derlemesi ortaya koyarak geleceği tahayyül etme girişimlerinde başvurulacak bir aracı olmayı hedefler. Bu tezi tetikleyen öncelikli faktör, insan faaliyetlerinin büyük oranda etkilediği ve tetiklediği ekolojik krizdir. Bilimsel araştırmalar birçok canlı varlığın, insan ırkı da dahil olmak üzere, soylarının tükenmesine neden olabilecek ekolojik problemlerin risklerini kanıtlamış ve bu problemlerin insan kaynaklı nedenlerini de ortaya koymuştur. Ancak, insanlık karşı karşıya bulunduğu bu ekolojik krize karşın, problemlere sebep olan faaliyetlerini terse çevirmeye niyet eden kolektif eylemleri hala ortaya koyamamıştır. Tezi motive eden ikinci faktör, çevresel problemlerin maddeselliğidir. Ekolojik problemler, büyük karmaşıklıklar içinde yeryüzünü kaplayan, soyut, mekansal ve zamansal olarak uzak olan fenomenlerdir. Sorunların eş zamanlı olarak görünmeyen, algılanamayan ve deneyimlenemeyen yapıda olması, temsil edilmelerinde güçlüklerle karşılaşılmasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra aslında ekolojik problemler fiziksel fenomen olmanın ötesine geçmiş; iç dünyalarımızda sürekli olarak dolaşan, değişime uğrayan sosyal, kültürel ve politik düşüncelere ve karmaşık yapılı tasarımlara dönüşmüştür. Burada ortaya çıkan ilk argüman; sürdürebilirliğe yönelik düşünülmüş, bilinçli ve yapısal olan dönüşümlerin gerekli olmasıdır. Buna karşın, geleceğin ve ekolojiye dair geleceklerin temsil biçimlerinde ve yöntemlerinde duygusal, duyuşsal, estetik, psikolojik, ruhsal, deneyimsel ve deneysel açıdan güçlükler söz konusudur. Bilimsel anlatılarda ve projeksiyonlarda ekolojik geleceklerin temsil edilememe durumu, gelecek iklimleriyle ilgilenen bu çalışmayı transdisipliner ve bütüncül olmaya itmiştir. Geleceğe ve gelecekteki yaşam alanlarına yaklaşan çalışma bu durumu aşmak için bilim, edebiyat, tasarım, mimarlık, şehircilik ve gelecekbilim gibi yörüngeleri birleştirmiş ve konuyu oldukça geniş bir perspektiften ele almıştır. Bu tezi etkileyen bir üçüncü faktör, ekolojik felaketlerin öngörüldüğü geleceklere karşılık sunulabilecek sayısız alternatiflerdir. Burada niyetlenen, gelecek bilimcilerin 'olasılıkların sonsuzluğu konisi' kavramıyla ilintili olan, geleceğin barındırdığı sonsuz olasılıklardır. Bu sebeple bu tezde, felaket olarak nitelenebilecek mümkün geleceklerden kurtulma, sürdürülebilirliğe ya da ekosistem ile kurulabilecek dengeye ulaşma ve hatta ötesine geçen diğer olasılıklara doğru hareket etme amaçlı yeni fikirler, kavramlar, araçlar ve yöntemler ortaya konulmaktadır. Bunlara ek olarak, çalışmada, gelecek odaklı düşünme biçimlerinin, gelecek anlatı ve imgelerinin barındırdığı potansiyeller ve kısıtlayan tutumlardan bahsedilmektedir. İnsan ırkının doğası gereği çoğul olma durumu, geleceğin de çoğulcu ve farklı kimlikler tarafından arzu edilebiliyor olmasını gerektirdiği için gelecek anlatılarına ve geleceğe yaklaşma biçimlerine uygulanabilecek çoklu stratejiler çalışmaya kazandırılmıştır. Bu tezi motive eden bir diğer faktör, yeni, gelişmekte olan teknolojilerin barındırdığı vaatler, potansiyeller ve risklerdir. Teknolojiler bir yandan gelecek hakkında yeni olasılıklar üretme potansiyeline ya da insan aktiviteleri ve ekosistemler arasında kurulabilecek dengeye doğru geleceği yönlendirme gücüne sahipken; diğer taraftan yaşamları, deneyimleri ve bedenleri tamamen etkileyebilecek ve değiştirebilecek öngörülmeyen, beklenmedik veya istenmeyen sonuçları da barındırırlar. Bu nedenle çalışmada, biyoteknoloji ve sentetik biyoloji teknoloji alanlarındaki yeni uygulamalar ve bu teknolojilerin de sebep olabileceği gelecekte olabilecek potansiyel değişim ve dönüşümler analiz edilmektedir. İkinci çıkarım şudur ki: Tasarım çoğul gelecek keşifleri için ortam sağlayabilir, çoklu gelecek koşullarını mümkün kılabilir. Tasarım müdahaleleri sayesinde gelecekteki çoklu koşullar hayal edilebilir, keşfedilebilir ve sorgulanabilir hale gelir. Tercih edilebilirliklerinin sorgulandığı muhtemel gelecekler, eylemlerimizi geleceği insanlığın seçimlerine doğru, ihtiyaçlar ve arzular çerçevesinde harekete geçirebilir. Tasarım, teknolojilerin potansiyel değerleri, katkıları ve sonuçları üzerine keşif yapabilir. Bu da teknolojilerin toplumun ihtiyacı ve arzusu doğrultusunda geliştirilmesine, yönlendirilmesine katkı sağlayabilir. Tasarımcı bu keşif sürecinde aktif yer alırken, (varsayımsal da olabilen üretimleri sayesinde) yeni durumlar talep eden kritik tüketiciler yaratabilir. Tüketicilerin kritik, sorgulayan ve talep edici hale gelmeleri de teknolojilerin doğuş ve gelişim yolculukları sürecinde endüstriyi ve serbest pazarı yönlendirebilir. Başka bir deyişle, tüketicilerin düşünülmüş ve derin taleplerinin olması arza etki edecek, endüstriyi ve piyasayı yönlendirecektir. Bu nedenlerden, etmenlerden ve argümanlardan ötürü tez, sürdürülebilir yaklaşımları tetiklemeyi hedefler, günümüz ve sürdürülebilir gelecek arasında bir yolculuk belirtir. Yolculuk, birbiriyle içiçe geçmiş 4 katman biçiminde inşa edilmiştir; her katman önceki katmanın çıktısını girdi olarak kullanır. Bu katmanlar, detay, bilgi, araç ve tutumlar açısından bir önceki katmanın ötesine geçer, gelecek hakkında fikir ve anlamlar koleksiyonu derler, iklime dair muhtemel geleceklerin barındırdığı zorluklar, felaketler, umutlar, gerekli olan eylemler, uyarlamalar ve çözümlerden bahsederken, somut ve uzak geleceğe dair algıların, duyuların ve vizyonların gözden geçirilmesine katkı sağlar. Kanadalı yazar Margaret Atwood'un Antilop ve Flurya romanı, kurgusal bir anlatı olarak bu çalışmayı tetiklemiş, bir başlangıç noktası tarif etmiştir. Bu romanın yapısökümü ilk katman için bir veri seti oluşturmuş ve ikinci katmanda araştırılacak kavramları, konuları ortaya çıkarmıştır. İlk katman; ikinci katmanla kurduğu çoklu ve çapraz ölçekli bağlar sayesinde gelecek yaşam ortamlarını holistik olarak tartışmaya açmıştır. Kurulan bağlar sayesinde 6 farklı eksen belirmiş, bu belirmelerden ekoloji, doğakültür, teknoloji, biyoteknoloji, kentsel, bedensel ve algısal temaları bütüncül olarak tartışmaya açılmıştır. Antilop ve Flurya romanı, geleceğe dair fikirler, anlamlar ve duyular sunması ve dünyayı sürdürülebilirliğe doğru değiştirme potansiyeline sahip biyoteknoloji üzerine yoğunlaşmış olması nedeniyle merkezde tutulmuştur. Roman, aynı zamanda, iklim değişikliği, insan neslinin sona ermesi konularında deneyim imajlarına yer vermesi, gelecek üzerine kurguladığı spekülasyonları duygulara ve hislere sunması anlamında kritik bulunmuştur. İkinci katman, tasarım ve deneyim unsurları, teoriler, ölçümler ve çeşitli alanlardan gelen kavramları, tartışmaları kullanarak Antilop ve Flurya anlatısının yapısökümlerini ivmelendirir. Edebiyat üzerine olan ilk katmanda yazının ontolojik sınırlarından, anlatıya dair deneyimin yazar kullanıcı arasında kelime sayısı ve dil ile kısıtlı olmasından bahsedilebilir. Edebiyat aracılığıyla gelecek hakkında duyu ve düşüncelere hitap eden çalışma ikinci katmanda gelecek konusuna bütüncül olarak yaklaşabilme gayesiyle, tasarım ve deneyim faktörlerini tartışmaya katar. Tasarımın, nesneler, imajlar ya da hipotetik interaktif mekanlar üreterek; etkileşimli, yaşanabilir, gözlemlenebilir ve deneyimsel güçlere sahip olması onu eylemleri başlatan metod kılarken, sözcükleri, yöntemleri ve çözümleri icat etme konusunda potansiyelli yapar. İlk katmanda yer verilen felaketler üzerinden kurulmuş gelecek anlatısı, tasarıma ve deneyime dair faktörlerin eklenmesiyle gelecekteki yaşam alanlarına ait alternatif çerçevelerle çarpışır. İlk iki katman içinde kurulmuş çapraz ilişki ağları aracılığıyla, çeşitli konular tartışılmıştır. Bu konular; ekolojik felaketlerin olasılıkları ile alternatifleri, doğa ve kültür kavramlarını yeniden tanımlama; teknolojinin doğallaşma süreçleri ve sınırları; biyoteknolojinin potansiyelleri, vaatleri ve riskleri; ekolojik, teknolojik ve politik koşuların dönüştürdüğü kent ve alternatifleri; ekolojik kriz için estetik tonlar ve deneyimsel modlar olarak özetlenebilir. Çerçevenin kapsayıcılığını, üçüncü katmanda, tez, gelecek bilimine ait bazı kavramları ve yöntemleri tanıtarak arttırır. Bu katmanda çoğul senaryolara, deneyimsel ve spekülatif tasarım tutumlarına yer verir. Olasılıkların sonsuzluğunu; yeni anlatılar, senaryolar, stratejiler ve çözümlerini tartışmaya katarak anlamaya iter. Gerçekleşebilir, arzu ve tercih edilebilir geleceklere doğru yol sağlamak amacıyla; sayısız ve çok boyutlu geleceğe ait olasılıklardan seçilmiş çoğul ve birbiriyle yarışan vizyonlar yansıtır. Bu katman, farklı bireyler, şehirler ve toplumlar için mümkün gelecekleri daha iyi şekillendirmek amacıyla, olası krizlerden farklı gelecek senaryolarına olanak sağlamanın yollarını arar. Bu sebeple, geleceğe dair farklı olasılıkları tartışır, haritalar ve planlar. Üçüncü katman süresince, gelecekle ilgili farklı pratik örneklerinden bahsedilir. Gelecekleri araştıran bu örnekler, kollektif deneyleri, deneyimsel, yaşanabilir, oynanabilir modları ve ortak hafıza oluşturma pratiklerini içerir. Varsayımsal nesneler ve alanlar ortaya koyar. Tüm bu spekülatif tasarım tutumlarında amaç sosyal, kültürel, etik, politik ve ekonomik sistemlerde muhtemel, olası, makul ve tercih edilebilir dönüşümler hakkındaki sorgulamalar gerçekleştirmektir. Bu tez süresince, çeşitli gelecek olasılıklarını görünür kılan ve yakınlaştıran bu çoklu platformun özelliklerini detaylı olarak anlatıldığı düşünülmektedir. Bu bütünsel çerçeve aracılığıyla, iklim gelecekleri ile ilgili anlatıları, tasarım ve temsil stratejilerini ele alırken, arzulanır ve tercih edilir gelecekler üzerine spekülasyonlar, hayaller ve düşünceler üretilmiştir. Bu çalışmanın dördüncü katmanında, geleceğin toplumun farklı kişilikleri için arzulanabilir ve sürdürülebilir olmasının ancak ve ancak teknolojik, sosyal, kurumsal, politik geçişler sayesinde mümkün olabileceği belirtilmiştir. Çoğulculuğun potansiyelleri vurgulanırken, okuyucunun gelecek için 'üstel' ve 'dönüşüm' olanaklarına, anlatılarına odaklanması ve bu odaklanmanın ise yine çoğul bir çerçevede gerçekleştirmesi önerilmiştir.

Author

Elif Gözde Öztoprak

How to Cite

Elif Gözde Öztoprak (Yüksek Lisans Tezi). Anlatılar ve tasarım ekseninde çoklu gelecek tahayyülleri, 2018, İstanbul Technical University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul Technical University