Erişkin Türk hasta popülasyonunda ağrı tedavisinde sık tercih edilen dört farklı ağrı ölçeğinin karşılaştırılması
2010
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. İdil Tekin Mirzai
Özet (TR)
İnsan yaşamında çok fazla olumsuz etkileri olan ağrının ortak bir dil kullanılarak ölçülebilmesi; ağrının kendisi ve uygulanan ağrı giderme yöntemlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi açısından önemlidir. Bu nedenle ağrı yönetiminde ilk ve en önemli adım ağrının değerlendirilmesidir. Günümüzde ağrı değerlendirilmesinde kullanılan birçok ölçek vardır. Son yıllarda ağrı değerlendirmesinde kullanılacak en güvenilir ölçeğin belirlenmesine ilişkin bir çok çalışma yapılmasına karşın, henüz sorunu çözebilecek bir ölçeğin varlığından söz etmek olası görünmemektedir.Hastaların ağrı ölçeklerini yanıtlarken hangisini daha çok tercih ettiklerini ve bunun nedenlerini araştırmak gereklidir. Ayrıca ağrı değerlendirmelerinde kullanılan çeşitli ölçeklerin tutarlılıkları da önemlidir. Ağrı ölçümü için kullanılan ölçeklerde hastaların en doğru şekilde anlayıp yanıtlayabileceği açık tanımlamalar gereklidir. Ölçeklerin etkinliği toplumsal ve kültürel değerlere göre belirlendiği gibi, hastaların cinsiyeti, eğitimi, mesleği, hastalığı ve yaşamının diğer yönleri de ağrının değerlendirilmesinde rol oynar.Bu çalışmada kronik ağrı sendromu tanısı almış, erişkin Türk hasta popülasyonunda klinik uygulamalarda sık tercih edilen VAS (Visual Analog Scale), NRS (Numeric Rating Scale), Gülen Yüz Skalası (FPS-R (Smiley) = Faces Pain Scale Revised), EQ-5D (EUROQOL 5D = European Quality of Life Instrument) ağrı ölçeklerinin hangisinin birbirleri ile daha tutarlı sonuç verdiğinin, Türk toplumunda hangi ölçeklerin daha başarılı değerlendirmeler yapabildiğinin ortaya konulması ve bu ölçeklerin birbirine göre etkinlik ve kullanım avantajlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmaya Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Ağrı Kliniği'ne başvuran kronik ağrı tanısı alan, 18 yaş üzeri,132 hasta katılmıştır. Araştırmaya dahil edilen hastalara uygulama öncesi sözlü ve yazılı bilgi verilmiş ve yazılı onamları alınmıştır.Hastalara tanımlayıcı özelliklerinin sorgulandığı bir anket formu ile VAS, NRS, FPS-R, EQ-5D (EUROQOL 5D) ağrı ölçekleri uygulanmıştır. Tanımlayıcı bölümde yaş, cinsiyet, eğitim, medeni hal, meslek durumları sorgulanmıştır. Tüm uygulamalar Anestezioloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı'nda görevli bir araştırma görevlisi hekim tarafından yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak yapılmıştır.Bu araştırma bir yöntemsel araştırmadır ve analizler kullanılan 4 ağrı ölçüm gerecinin ?tutarlılıklarının (güvenilirlik) ? test edilmesine dayanmaktadır. Sayı , yüzde, ortalama ve standart sapma, taban ve tavan etkilerini içeren tanımlayıcı analizlere ek olarak güvenilirlik analizlerinde sürekli (sayısal) değişkenlerde ?Spearman Korelasyon Analizi?, kategorik değişkenlerde ise ?Kappa Tutarlılık? ve ?Tutarlılık Yüzdesi? kullanılmıştır.Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 49,1±14,6 (minimum:19; maksimum:85) iken bunların 35'i (% 26,5) erkek ve 97'si (% 73,4) kadın olarak saptanmıştır. Hastalık süresi ortalaması 59,2±77,3 ay (minimum:1; maksimum: 480) olarak bulunmuştur. Katılımcıların % 58,3'ü ilkokul düzeyinde eğitim görmüş olup hastaların büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Hastaların çoğunluğunun (% 78,8'i) evli, kadın hastaların % 64.4'inin ev hanımı olduğu bulunmuştur.Ağrı skor ortalamalarını birbirleri ile karşılaştırdığımızda en yüksek puanın Gülen Yüz Ölçeği'ne verildiği dikkati çekmektedir.Bizim çalışmamızda her 4 ölçekte de taban etkisinin, yani ölçekten olası en düşük puan alanların yüzdesinin %20'den az olduğu, tavan etkisi açısından ise en iyi sonucu Gülen Yüz Ölçeği'nin verdiği görülmektedir.Katılımcıların araştırmada kullanılan dört farklı ağrı ölçeğinden hangisinin daha kolay olduğu, hangisinin ağrıyı daha iyi tanımladığı, hangisini ileride tercih edeceklerini gösteren cevaplama oranlarına bakıldığında Gülen Yüz Ölçeği'nin en yüksek cevaplama oranına sahip olduğu saptanmıştırÇalışmamızda eğitim düzeyi ile ?uygulama kolaylığı?, ?ağrıyı tanımlama becerisi? ve ?ileride hastanın kullanma tercihi? karşılaştırılmıştır. Eğitim düzeyi arttıkça ?uygulama kolaylığı?, ?ağrıyı tanımlama becerisi? ve ?ileride hastanın kullanma tercihi? açısından Gülen Yüz Ölçeği önemini göreceli olarak yitirmektedir.Kadınlarda Gülen Yüz Ölçeği diğer ölçeklerle daha yüksek korelasyonu sürdürürken, erkeklerde tüm ölçekler arasında çok yüksek (>0.7) korelasyon saptanmış, ölçekler arasında bir fark gözlenmemiştir. Bunun nedeni çalışmamızdaki erkeklerin kadınlara göre istatistiksel açıdan da kanıtlanacak şekilde daha eğitimli olmalarıdır (p=0.050).Yaş ile ölçeklerden alınan skorların ilişkisine bakıldığında genel olarak tüm ölçeklerde yaş arttıkça ağrı skorunun da arttığı izlenmektedir. Ağrı ile yaş arasında en zayıf ilişki Renkli VAS ölçeğinde gözlenmiştirSonuçlarımız, kronik ağrılı olgularda dört skala arasından ağrı şiddetini bildirmek için Gülen Yüz Ölçeği'nin en tercih edileni olduğunu ve diğer 3 ölçekle en iyi korelasyonu Gülen Yüz Ölçeği'nin verdiğini göstermiştir. Türk toplumunda ağrı değerlendirmesinde ağrıyı en tutarlı değerlendiren ve en çok tercih edilen kısa ölçüm gereci ?Gülen Yüz Ölçeği? dir. Ancak diğer kısa ölçüm gereçlerinde gözlenen turtalılık ve tercih sorunları da eğitim düzeyi artıkça ortadan kalmaktadır. Buna göre ağrı değerlendirme gereçlerinin seçiminde hastaların eğitim düzeyinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiği kanısına varılmıştır.
Yazar
Semra Karataş
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Semra Karataş (Tıpta Uzmanlık Tezi). Erişkin Türk hasta popülasyonunda ağrı tedavisinde sık tercih edilen dört farklı ağrı ölçeğinin karşılaştırılması, 2010, Manisa Celal Bayar University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası
- Lise öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeyinin anne baba tutumları ile ilişkisinin incelenmesi: Manisa örneği(2019)
- Çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında ezidi mülteci gençlerin sosyal bütünleşme sürecinin incelenmesi(2016)
- Türkiye'nin Adalar (Ege) denizi güvenliği meselesi(2007)
- Türkiye'de sürdürülebilir büyüme kaynakları açısından orta gelir tuzağı sorunu(2023)
- Fitness merkezi yöneticilerinin krize karşı örgütsel tepkilerine göre liderlik stillerinin incelenmesi: Covid-19 salgını vakası(2023)
- Yeşil lojistik kapsamında çevre etkinlik VZA yöntemleri ile AB ülkeleri ve Türkiye'nin lojistik-çevre etkileşimli performanslarının değerlendirilmesi(2023)
