Yüksek LisansAçık Erişim

Faik Ali Ozansoy'un hayatı, eserleri ve uslubu hakkında bir inceleme

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

1999
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Edebî yaşantısına Servet-i Fünûn Edebiyat akımında başlayan Faik Âli Ozansoy, kendileri de şair olan, babası Saîd Paşa ve abisi Süleyman Nazifin yakın ilgi ve terbiyesiyle yetişmiştir. Onların ve onlar sayesinde oluşan edebî çevresinin etkisiyle genç yaşta Servet-i Fünûn Dergisi'nde şiirleri yayınlanmaya başlamıştır. Fecr-i Âti edebi topluluğunun ilk başkanıdır. Ancak diğer Fecr-i Âti topluluğuna mensup olanlar gibi o da Servet-i Fünûn'un dil ve üslûbundan uzaklaşamamıştır. Hatta Cumhuriyet döneminde meydana getirdiği eserlerinde bile bu akımın izleri hissedilmektedir. 1876'da Diyarbakır'da doğan Faik Âli, 1950'de Ankara'da ölmüştür. Yetmişdört yıllık hayatının her dönemi şiir ve edebiyatla yoğrulmuştur. Çünkü; şair bir baba ve şair bir abiye sahip olan Faik Âli Ozansoy'un oğlu Munis Faik Ozansoy da şairdir. Faik Âli Ozansoy; şiirlerini üç kitapta toplamıştır. Bunlar sırasıyla "Fânî Teselliler", "Temâsîl" ve aElhân-ı Vatan" adını taşımaktadır. Bunlardan başka iki manzumesi daha vardır: "Mithat Paşa Manzumesi" ve "Şâir-i A'zâm'a Mektup Manzumesi". Bu manzumeleri ayrıca bastırtan Faik Âli'nin dergilerdeki şiirleri tam olarak biraraya getirilmemiştir. Servet-i Fünûn, Rübâb, Güneş, Genç Kalemler ve Marmara Dergilerinde şiirleri yayınlanmıştır. Dergilerde yayınlanan şiirlerinin birçoğunu kitaplarında kendisi toplamıştır. Şiirlerinden başka yine manzum olarak kaleme alman iki tane de tiyatro eseri vardır. "Payitahtın Kapısında" ve "Nedim ve Lâle Devri" adını taşıyan bu eserler, kendisinin de zaman zaman kabulettiği gibi oynanmak için değil, okunmak için yazılmıştır. Bu sebeple de tiyatro tekniği açısından her iki eser de zayıf kalmaktadır. Faik Âli Ozansoy, Divan Edebiyatına mensup şairlerden Fuzûlî, Nâbî ve Nedim'i beğenmiş; ancak sadece Nedim'den etkilenmiştir. Yeni edebiyatçılardan ise Nâmık Kemâl, Recâizâde Mahmut Ekrem ve bilhassa Abdülhak Hamit'ten etkilenmiştir. Ancak Nâmık Kemâl'in vatan şiirlerindeki yüksek sese, Abdülhak Hâmid'in şiirlerindeki hislere ve metafizik düşüncelere ulaşamamıştır. Şiirlerinde Servet-i Fünûn Edebiyatının konulan olan "aşk ve tabiat" ile "aile hayatı" hakimdir. "Elhân-ı Vatan" adlı kitabında ise "vatan" ile ilgili konulara yer vermiştir. Konu bakımından Servet-i Fünûn'dan ayrılmayan Faik Âli, dil ve üslûb bakımından da bu ekole bağlıdır. Terkipleri bolca kullanmıştır. Dili zaman zaman oldukça ağırdır. Ancak çok sade olarak kaleme aldığı şiirleri veya dizeleri de mevcuttur. Aşk, tabiat ve aile hayatı ile ilgili şiirlerinde genellikle "sone" biçimini kullanmıştır. Bununla birlikte yine aynı konulu şiirlerinde "serbest müstezat" şekline de sıkça yer vermektedir. Ancak vatan ile ilgili şiirlerinde herhangi belirli bir nazım birimini kullanmadığını görüyoruz. Sonuç olarak Faik Âli Ozansoy; gerek konu, gerek şekil, gerek dil ve üslûb bakımından Servet-i Fünûn ekolüne bağlı bir şairdir.

Yazar

Özden Değirmenci

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Özden Değirmenci (Yüksek Lisans Tezi). Faik Ali Ozansoy'un hayatı, eserleri ve uslubu hakkında bir inceleme, 1999, Çanakkale Onsekiz Mart University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Çanakkale Onsekiz Mart University tezlerinden daha fazlası