Farklı D vitamini düzeylerinde tiroid hastalıkları sıklığının belirlenmesi
2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Salih Başer
Özet (TR)
Amaç: Tiroid hormonları normal büyüme ve gelişmenin sağlanmasında ve metabolizmanın kontrolünde hayati öneme sahiptir. D vitamininin ana rolü ise kalsiyum (Ca), fosfor (P) metabolizmasının düzenlenmesi ve kemik mineralizasyonu olmasına karşın, yapılan çalışmalarda birçok farklı hücre tiplerinde reseptörünün olduğu ve özellikle immün sistem üzerinde etkileri gösterilmiştir. Bu etkilerinden dolayı tiroid hormonları ve D vitamini ilişkisi, birçok çalışmaya konu edilmiştir ve özellikle otoimmün tiroid hastalıkları ve D vitamini ilişkisi belirtilmiştir. Ancak farklı çalışmalarda, farklı sonuçlar elde edildiği için aralarındaki ilişki net olarak ortaya konamamıştır. Biz bu çalışmamızda, farklı D vitamini düzeylerinde Hashimoto tiroiditi, hipotiroidi, hipertiroidi ve ötiroid nodüler guatr (ÖNG)/ ötiroid multinodüler guatr (MNG) sıklığını belirlemeyi, ayrıca D vitamini eksikliği ile tiroid hastalıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçladık. Materyal ve Yöntem: Bu çalışmaya Mart 2019-Eylül 2019 tarihleri arasında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları polikliniğine başvuran ve D vitamini düzeyi ölçülmüş olan hastalar dâhil edildi. Gebeler, 18 yaş altı hastalar, kronik hastalığı, malignitesi, primer hiperparatiroidisi olan ve D vitamini düzeyini etkileyen ilaç kullanan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastaların demografik özellikleri, laboratuvar bulguları ve tiroid ultrasonografi (USG) bulguları kaydedildi. Hastalar D vitamini düzeylerine göre 4 gruba (<10 ng/mL, 10-20 ng/mL, 20-30 ng/mL ve >30 ng/mL) ayrıldı. Tüm gruplarda tiroid hastalıkları (Hashimoto tiroiditi, hipotiroidi, hipertiroidi, ÖNG/ÖMNG) görülme sıklığı karşılaştırıldı. Bulgular: Araştırma popülasyonu 184 kadın ve 49 erkek olmak üzere 233 hastadan oluştu. Hastaların yaş aralığı 18-78 yıl ve ortalama yaşı 43,7±12,9 yıl olarak belirlendi. Hastaların %36,5'i ötiroid, %39,5'i hipotiroid ve %16'sı hipertiroid idi. Tiroid USG bulgularında; hastaların %39,5'inde kronik tiroidit, %33,9'unda MNG ve %15'inde NG saptandı. Hastaların %11,6'sında tiroid USG bulgusu normaldi. D vitamini düzeyine göre ayrılan gruplar arasında, tiroid USG bulguları açısından anlamlı farklılık izlenmedi (p=0,348). Yine bu gruplar arasında bakılan anti tiroid peroksidaz (anti-TPO), anti tiroglobulin (anti-TG) ve TSH reseptör antikoru (TRAb) pozitiflik oranlarında istatistiksel anlamlı farklılık izlenmedi (sırasıyla p=0,589, p=0,258 ve p=0,202). Ayrıca tiroid hastalıkları (Hashimoto tiroiditi, hipotiroidi, hipertiroidi, ÖNG/ÖMNG) görülme oranlarının ve tiroid fonksiyon durumunun (ötiroidi, hipotiroidi, hipertiroidi) bu gruplar arasında benzer olduğu saptandı (p=0,130 ve p=0,083). Tiroid hastalığı olanlarda olmayanlara kıyasla ortalama yaş (44,6±12,7 yıl karşı 33,2±10,4 yıl; p<0,001) ve kadın cinsiyet oranının (%81,8 karşı %47,4; p=0,001) yüksek saptandı. Tiroid hastalığı olanlarda ortanca D vitamini düzeyi, tiroid hastalığı olmayanlarla benzer saptandı (p=0,263). Tiroid hastalığı tiplerine göre D vitamini yetersizliği oranları arasında anlamlı farklılık gözlenmedi (p=0,083). Tüm popülasyonda ortanca D vitamini düzeyi kadınlarda, erkeklerden düşük saptandı (p=0,006). D vitamini düzeyi ile üre (r=0,210; p=0,010), kreatinin (r = 0,233; p<0,001), Ca (r= 0,228; p=0,011) arasında pozitif korelasyon, magnezyum (Mg) (r= -0,404; p<0,001) ve paratiroid hormon (PTH) düzeyleri (r= -0,353; p=0,002) arasında negatif korelasyon saptandı. D vitamini düzeyi ile ilişkili bulunan cinsiyet, üre, kreatinin, Ca, Mg ve PTH düzeylerinin dahil edildiği regresyon modelinde, analiz öncesi normal dağılım göstermeyen D vitamini ve PTH düzeyleri logaritmik dönüşüm uygulanarak normal dağılıma yakınlaştırıldı. Buna göre; log(D vitamini) düzeylerini etkileyen bağımsız prediktörler Mg (β±SE = -0,54±0,18; p=0,003) ve log(PTH)(β±SE = -0,02±0,01; p=0,006) düzeyleri olarak saptandı. Sonuç: Çalışmamızda farklı D vitamini gruplarında tiroid hastalıklarının (Hashimoto tiroiditi, hipotiroidi, hipertiroidi, ÖNG/ÖMNG) görülme oranları incelenmiş ve tüm gruplarda tiroid hastalıkları görülme oranlarının benzer olduğu saptanmıştır. Buna ek olarak ötiroidi, hipotiroidi ve hipertiroidi oranları açısından gruplar arasında fark olmadığı izlenmiştir. Tiroid USG bulguları karşılaştırıldığında nodül sıklığı, tiroid volümü, kronik tiroidit, NG ve MNG görülme sıklıklarında D vitamini grupları arasında anlamlı farklılık izlenmemiştir. Ayrıca, çalışma grubumuzda kadınların ortalama D vitamini düzeylerinin erkeklere göre daha düşük düzeyde olduğu ve D vitamini düzeyi azaldıkça erkeklere kıyasla kadın cinsiyet oranının artış gösterdiği belirlenmiştir. Literatürün aksine çalışmamızda D vitamini düzeyleri ile tiroid hastalıkları arasında ilişki saptanmamıştır. Bunun nedeni ülkemizde hem D vitamini eksikliğinin hem de tiroid hastalıklarının sık görülmesi olabilir. Bu konuda daha geniş çaplı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: D vitamini eksikliği, hipotiroidi, hipertiroidi, ötiroid nodüler guatr, ötiroid multinodüler guatr, tiroid ultrasonografisi
Yazar
İbrahim Bayrak
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
İbrahim Bayrak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Farklı D vitamini düzeylerinde tiroid hastalıkları sıklığının belirlenmesi, 2020, Ankara Yıldırım Beyazıt University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Ankara Yıldırım Beyazıt University tezlerinden daha fazlası
- Akran zorbalığı ile ergenlerin algıladıkları aile işlevselliğinin incelenmesi(2019)
- Yemen'de e-devlet gelişiminin önündeki engeller(2022)
- Çocuk acile başvuran epilepsi tanılı hastaların özellikleri(2022)
- Twitter gündem ağları: Twitter Türkiye gündemlerinin ağ toplumu kavramı üzerinden incelenmesi(2022)
- Arap Baharının MENA bölgesindeki çatışmalar üzerindeki etkisi: Sayım veri analizinden bulgular(2022)
- Uganda, Kampala'da mevcut tüberküloz önleme ve kontrolünü etkileyen faktörlerin araştırılması(2023)