Foucault'cu bağlamda yenı̇ medya ve ı̇ktı̇dar: Instagram kullanıcıları
2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Vildan Mahmutoğlu
Özet (TR)
"Foucault'cu Bağlamda Yeni Medya ve İktidar: Instagram Kullanıcıları" isimli bu tezde, kendisini yeniden ve sürekli oluşturan öznenin, günümüz iktidar yapısında, gelişen teknolojiler içinde kendisini nasıl var ettiğini ya da aslında iktidarın bu özellikleri özne yaratırken nasıl kullandığı araştırılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Web 2.0 ile birlikte insan hayatında büyük bir yer edinen sosyal medya platformlarından, Instagram uygulamasının, öznenin kendini temsil etme aracı olarak nasıl kullanıldığını anlayabilmektir. Özne, kendisini yeni teknolojilerle var ederken aslında iktidarın çizdiği çizgiler içinde oynamaktadır. Özne kendi seçimlerini yaptığını ve özgür olduğunu düşünürken bile aslında iktidarın çizdiği rotada ilerlemektedir. Foucault'nun iktidar söylemlerinden ve çalışmalarından yola çıkarak, ağ toplumunun bir gözetim sistemi olduğunu ve iktidar temsilleri ile öznenin tamamen etrafının çevrelendiği hipotezinden yola çıkarak araştırmanın soruları şu şekilde belirlenmiştir: (1) Instagram platformu, kişinin özne oluşumunu ve tüketim alışkanlıklarını etkilemekte midir? (2) Instagram aracılığı ile tüketime yönelen özne, bu davranışını mutluluk ve özgürlükle ilişkilendirmekte midir? (3) Instagram'da bir iktidar temsili olarak fenomenler, öznenin oluşumuna ve satın alım davranışına etki etmekte midir? Bu soruları cevaplayabilmek için önce iktidarın tarihsel oluşum süreci tezin ilk bölümünde incelenmiştir. İlk Çağ'da Polislerle beraber yeni bir yerleşim düzeni ve bir iktidar sistemine geçen insanoğlu, krallıklarla ve şehir devletleri ile yönetilmiş ve iktidar yöneticilerde toplanmıştır. Orta Çağ ile birlikte ise Hristiyanlaşan Batı, sadece tanrının verdiği bir iktidarın varlığını ve bu varlığın aracısı olarak ise kilise ve kralları kabul etmektedir. İktidar gücünü her zaman doğru kullanmamış, bu durum reformlar ve Rönesans'la toplumları büyük bir değişime götürmüştür. Fransız devrimi ile birlikte yeni bir iktidar gücü olarak ulus devletler oluşmaya başlamış, bu oluşum ve endüstriyelleşme ile birlikte günümüz yapısının oluşumuna yön verecek büyük değişimler açığa çıkmıştır. Bu süreçlerin tamamından bahsedilerek, dönemin önemli düşünürlerinin yönetim ve iktidar üzerine düşüncelerinden faydalanılmıştır. Bu bölümde, Yeni Çağ ve Aydınlanma ile birlikte tamamen bir dönüşüme giren iktidar temsilleri ve toplumsal yapı incelenmiş, iktidarın günümüze gelene kadar geçirdiği dönüşümlerin ve değişimlerin bugünün iktidarına ışık tutması hedeflenmiştir. Tezin ikinci bölümünde, Yakın Çağ ve oluşan yeni bir iktidar anlayışı derinlemesine incelenmiş ve araştırmanın temel argümanları bu anlayış üzerine kurulmuştur. Bu çağda iktidar, değişen teknolojik yapılar ve sistemler içerisine nasıl kolayca adapte olabilmektedir sorusu çalışmanın ana ayaklarından olan öznenin oluşumuyla birleştirilmiştir. Bu bağlamda iktidarın incelenmesi ve öznenin oluşumuna beraber değinilmiştir. Foucault için iktidar sistemi özneden ayrıştırılamaz çünkü öznenin varlığı iktidarın varlığına sebebiyet vermektedir. Bu bağlamda İlk Çağ'lardan bu yana kölelikten serfliğe evrilen, Orta Çağ ile birlikte tanrının hizmetkâr kulu olan öznenin, düşünebilen, bilen, anlayan ve sorgulayan bir özneye dönüşüm süreci ve bu süreçte öznenin ve aklın tanrılaşması bölüme dahil edilmiştir. Rönesans ve Reform hareketleri ile özgürleşmeye ve özgürce düşünebilmeye başlayan özne, Fransız devrimi ile vatandaş kimliğine kavuşmuş, kendi kararlarında ve seçimlerinde özgürleşmeye başlamıştır. Ancak Foucault, 18.yy. ile birlikte modern dönemin öznesini boyun eğen olarak görmektedir. Ona göre modern iktidar rejimi, özneyi yönlendirmekte ve kendi anlayışınca öznelleştirmektedir. İktidar özneler aracılığıyla geniş bir ağa yayılarak özneyi hem içerden hem de dışardan etkilerle kendine bağlamaktadır (Arslan, 2012). Öznenin ve iktidarın birlikte yürüttüğü bu varoluş sürecinde Foucault, iktidarın bir Panoptikon sistemi içerisinde özneyi hapsettiğini ve bu sistemi biyo iktidar stratejileriyle yönettiğini savunmuştur. Özneyi hem bir nesne hem de iktidarın bir konusu olarak yavaş yavaş işleyen bu yeni iktidar düzenini anlamak ve anlatmak için bu bölümde Foucault'nun bu konuyla ilgili temel kavramları incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Foucault'nun iktidar üzerine görüşleri, yeni medya stratejileri ile birleştirilecek, bu yeni dijital dünyada, iktidarın bir kişi ya da kurum olmak yerine, güncel teknolojilerden yararlanarak yarattığı sanal dünyada özneleşen ve özgürleşen öznenin gözetlendiği bir sistemde kendini nasıl var ettiği incelenmiştir. İnternetin keşfedilmesi, bilgisayarların yaygınlaşması, WEB 2.0 ve akıllı telefonlar ile birlikte, öznenin bu yeni ortamda kendini var etmesi bu bölümün konusudur. Instagram platformu, dünya üzerinde en çok kullanılan sosyal medya platformlarından biri olması, görsel ve estetik temelli bir kullanım alanı sağlaması bakımından, iktidarın için bir gözetleme, özne için ise görünür olma alanı olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda panoptikon sistemi ile Instagram arasında bir uyum gözlemlenmiştir. Instagram platformu ile birlikte görünür olabilen özne, fenomenlerden etkilenerek kendisini yeniden özneleştirmektedir. Bu yeniden oluşum ve özneleşme sürecinin, dijital ve teknolojik gelişmelerin arka planında bir sistem ve her kuruma yayılan iktidarın varlığı söz konusudur. Instagram uygulamasının da en önemli konularından ve içerik başlıklarından birini oluşturan modadan ve moda endüstrisinin oluşumdan dördüncü bölümde bahsedilmiştir. Tarih boyunca çevresel ve doğal olaylardan korunmak için kullanılan giysiler, zaman geçtikçe, üretim arttıkça ve endüstriyelleşme başladıkça farklı anlamlara bürünmeye başlamıştır. Bu süreçte, bir sınıfa aidiyeti, elitliği, köleliği, krala bağlılığı belirtmek için farklı renkler, kumaşlar, peruklar kullanılmıştır. Bu bağlamda moda endüstrisinin oluşması ile birlikte, özel gruplar için olan nadir kıyafetler, bir kitle için üretilebilir hale gelmiştir. Üretimin artması ile beraber artan tüketim de modanın sektör olarak büyümesi ve gelişmesi için bir imkân yaratmıştır. Dünya genelinde yaşanan 2008 ekonomik krizi sonrası moda markaları, çözümü yeni teknolojileri kullanarak müşteriye ulaşmakta bulmuştur. Bu durum moda sektörünün büyük bir dönüşümüne ve tüketim kültürü içerisinde kendine büyük bir pay yaratmasına yol açmıştır. Özellikle Instagram platformu görsel ve estetik paylaşımların alanı olarak moda markaları için bir dergi ya da bir moda kanalı görevi görmekte ancak dergiden de moda kanallarından da daha büyük getiriler sağlamaktadır. Instagram üzerinde markalar, moda ve güzellik ile alakalı içeriklerle, kendi iletişim stratejilerini yürütmekle kalmamış, aynı zamanda doğru hedef kitleyi belirleyerek bu hedef kitleye sahip fenomen gruplarını kullanarak da pazarlama stratejileri geliştirmişlerdir. Tüm bu çabalar doğru sonuçlar vermekte, Instagram platformu üzerinde özne, ait olmak istediği sınıfı, benzemek istediği fenomeni belirleyerek bu fenomenin tanıttığı, giydiği ve kullandığı markaları rahatlıkla ve güvenerek tüketmektedir. Son olarak, araştırmada edinilen tüm verilerin ve araştırma sorularının cevaplanabilmesi için İstanbul'da ikamet eden, 18-45 yaş arası 163 Instagram kullanıcısı ile online anket yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda araştırma sorularının cevaplarına ulaşılmış, sunulan üç hipotez de doğrulanmıştır. Instagram'ı sürekli olarak kullandığını belirten ve moda alanında fenomenleri takip ettiğini söyleyen kullanıcıların, tüketim alışkanlıklarında bu moda fenomenlerinden etkilendikleri ve bu etki ile birlikte bir satın alma davranışı geliştirdikleri doğrulanmıştır. Satın alma davranışı geliştirdiğini kabul eden kullanıcıların, bu satın alma ve moda takibi sonucunda kendilerini daha mutlu ve özgür hissettikleri ortaya çıkmıştır. Özne, kişisel bilgilerini sunarak daha mutlu ve özgür hissedebilmek, kendisini topluma ve herkese ifade etmek için dahil olduğu bu dijital sosyal mecralardan bir meta olarak çıkmaktadır. Hiçbir ücret ödenmeden indirilen bu uygulamalara veya sitelere, özne kendi bilgilerini vererek kaydolmaktadır. Büyük bir ilgi ile takip edilen fenomenler ise, kapitalizmin dijitalleşmesinde ve devamlılığında sosyal medya ile birlikte büyük bir endüstrinin parçası olmuşlardır. Takipçileri ile sürekli iletişimde olan fenomenler, giydikleri ve kullandıklarını söyledikleri ürünleri takipçilerine önererek dijital pazarlama teknikleri, linkler ve çekilişlerle bu tüketim çılgınlığını desteklemektedirler. Davies' e göre, Panoptik hapis şu an yaşanılan açık toplumun ta kendisidir. Var olan tüketim ve gözetim toplumunun içinde, izlemekten ve izlenmekten keyif alan öznelerin var olan düzenden zevk alması söz konusudur (Davies, 1997 akt. Çoban, 2009). Instagram'ı düzenli olarak kullandığını belirten ve takip ettiği fenomenlerin önerilerini dikkate alan kullanıcılar, Instagram'da gözetlendiğini hissetmekte ve kendi takipçilerinin de modaya dikkat ettiğini düşünmektedirler. Bu şekilde düşünen kullanıcılar, Instagram'da daha fazla takipçi sahibi olmak ve etkileşim almak için paylaşımlarına dikkat etmektedirler. Bu panoptik sistem içerisinde özne, gözetlendiğinin farkındadır bu sebeple kendisini, takip ettiği fenomenlere benzetmeye çalışmaktadır. Bu taklit etme sürecinde etkili olan şey ise, öznenin kendisini kabul edilmiş, bir sınıfa ait hissetmek istemesidir. Bu iktidar sistemi içerisinde Instagram fenomenleri moda sektörünün bir iktidar temsili haline gelmiştir. Özne artık pazarlama stratejilerinin hedef kitlesi, iktidar sisteminin devamlılığını sağlayan bir aracı konumundadır. Bu sistem içerisinde doğru ürünler ve hedeflemeler ile sistemin içine çekilen özne, bu kültür endüstrisi içerisinde iktidar temsillerinin yönlendirmesi ile özneleşmekte, bu durum tek boyutlu bir kitle oluşumunu tetiklemektedir. Anahtar kelimeler: İktidar, Özne, Instagram
Yazar
Dr. Göknur Ercan
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Göknur Ercan (Yüksek Lisans Tezi). Foucault'cu bağlamda yenı̇ medya ve ı̇ktı̇dar: Instagram kullanıcıları, 2020, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
