Medical SpecialtyOpen Access

Gebeliğinde preeklampsi öyküsü olan kadınlarda serum tiyol disülfid dengesi ve kardiyovasküler risk değerlendirmesi

2018
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Ülkü Mete Ural

Abstract (TR)

Gebeliğinde preeklampsi öyküsü olan kadınların daha sonraki yaşamlarında kardiyovasküler hastalık gelişme olasılığının arttığına dair artıran kanıtlar bulunmaktadır ve ve preeklampsinin kadınların yaşamlarında ilerleyen dönemde artmış kardiyovasküler riske neden olduğunun gösterilmesi, bu grup hastalarda riske neden olduğunun gösterilmesi, bu grup hastalarda riski azaltma yönünde önlemlerin alınması konusunda farkındalık oluşturacaktır. Çalışmamızın amacı, gebeliğinde preeklampsi öyküsü olan ve olmayan kadınların kardiyovasküler risk ve antioksidan mekanizmalar açısından karşılaştırmaktadır. Çalışmamızda kardiyovasküler risk değerlendirmesi için; BMI, demografik ve obstetrik veriler, tansiyon değerleri, karotis intima media ve ekstra medial kalınlık ölçümleri, oksidatif stresi belirlemek için de serum tiyol disülfid dengesine bakılacaktır. Hasta ve kontrol grubu olmak üzere yaklaşık 8 aylık bir süreçte 52+52 toplam 104 hasta sayısına ulaştık. Bu grupları çalışma şartlarına uygun koşullardaki hastalardan oluşturduk. Çalışmamızda toplanan veriler ve bakılan markır ve ultrason sonuçlarının istatiksel olarak yorumlanmasına göre preeklampsi öyküsü olan grupta native tiyol ve total tiyol düzeyleri preeklampsi öyküsü olmayan gruba göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Disülfid seviyesi ise preeklampsi grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek çıkmıştır. Sonuç olarak, preeklampsi grubunda tiyol/disülfid dengesinin bozulduğunu tespit ettik. Bu bulgular preeklampsinin etyolojisi konusunda yön gösterici olabilir.Sonuç olarak; tiyoller serumda başlıca bulunan antioksidan bileşenlerdendir. Preeklampside native ve total tiyol seviyeleri azalır ve tiyol/disülfid homeostazı bozulur. Tiyol/ disülfid homeostazı preeklampsinin patofizyolojisinde rol oynayabilir ve native tiyol, total tiyol ve tiyol/disülfid oranı preeklampsiyi öngörmede belirteç olarak kullanılabilir. Preeklamptik hastaların yönetiminde tiyol/disülfid homeostasisinin düzenlenmesi etkili bir tedavi seçeneği olabilir.Gebeliğinde preeklampsi öyküsü olan hastaların içinden HELLP sendromu gelişenleri ayrı bir grup olarak değerlendirdiğimizde, sonuçlar üç grup arasında istatistiksel olarak anlamlıydı. Gebeliğinde şiddetli preeklampsi (HELLP) tanısı alan grupta karotis arter intima media ve karotis arter ektra medial kalınlık ölçümlerini diğer iki gruba göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek tespit ettik. Çalışmamızda bu iki ultrasonografik markırı anlamlı olarak yüksek bulmamız, preeklampsinin patofizyolojisinde yer alan vasküler endotel disfonksiyonun göstregesi olabilir. Aynı zamanda bu belirteçler, preeklamptik hastalarda ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek kardiyovasküler hastalık risk artışına neden olan aterosklerozun erken dönem bulguları olabilir. Sonuç olarak, non invaziv ultrasonografik belirteçler, preeklampsi öyküsü olan hastaların takibinde ve risk değerlendirmesinde kullanılabilir parametreler olabilir. Fazla sayıda hasta içeren yeni çalışmalarla sonuçlarımızın desteklenmesi gerekmektedir.

Author

Dr. Gizem Banu Büyükküpcü

How to Cite

Gizem Banu Büyükküpcü (Tıpta Uzmanlık Tezi). Gebeliğinde preeklampsi öyküsü olan kadınlarda serum tiyol disülfid dengesi ve kardiyovasküler risk değerlendirmesi, 2018, Bolu Abant Izzet Baysal University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Bolu Abant Izzet Baysal University