Master'sOpen Access

Geleneksel Antakya evlerinin yapısal sistemlerinin fiziksel çevre denetimi bağlamında analizi

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Uşma

Abstract (TR)

Tüm yapıların üretim biçimlerine ve ana sistemini oluşturan malzemelere, bu malzemelerin bağlayıcılarına bağlı olarak bir ömürleri vardır. Yapı ömrü olarak adlandırılan bu kavram iklimsel koşullar, doğal felaketler, yapıyı oluşturan malzemelerin kimyasal ve fiziksel dayanımlarına bağlı olarak yapı ömrünün belirlenmesindeki faktörlerdir. Yapı ömrünü etkileyen bu koşullar, fizyolojik olarak yapıyı zayıflatan, taşıyıcıların etkisini azaltan ve tam olarak belirlenemeyen dış koşullardır. Geleneksel mimarlık ürünleri, asırlar boyunca deneme yanılma yöntemiyle bulunan, yörenin iklim ve doğa koşullarına uygun birtakım çözümlerin o dönemin imkanlarıyla uygulanmasıyla gelişmiştir. Geleneksel mimarlık ya da diğer adıyla vernaküler mimarlık; halkın kendi çevresinden sağladığı malzemeyle, geleneksel teknikleri ve biçimleri kullanarak gerçekleştirdiği bir çeşit anonim mimarlık olarak da tanımlanmaktadır (Hasol, 1998). Tarihi geleneksel Antakya evlerinin yapım sürecinde çevresel koşullar, kültürel yapının da etkisi ile coğrafi bir alan içerisinde gelişen, bir toplumun muhafaza ettiği birçok döneme tanıklık etmiş günümüze kadar ulaşabilmiş yapılardır. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Antakya kentinde oluşan kültür zenginliği bölgenin mimarisine de katkı sunmuştur. Antakya'nın tarihi geleneksel evleri de bu kültür zenginliğinin bir mirasıdır. Antakya'da bulunan tarihi geleneksel evler genellikle halk arasında eski Antakya diye adlandırılan bölgede olup Habib-i Neccar Dağları ile Asi Nehri arasında özellikle Kurtuluş Caddesi üzerinde bulunmaktadır. ''18. ve 19 yy'a ait olan Antakya evleri ile ilgili geçmişte yapılan bazı seyyahların yorumlarına göz atacak olursak; John Macdonald Kinneir'in 1813 tarihli Antakya ziyaretine ilişkin olarak Antakya'daki evlerin Türk usulü olduğunu, evlerin genellikle küçük ve taştan yapılmış sevimli binalar olduğunu belirtmektedir. Genellikle evlerin bahçeleri bulunduğunu, iki katlı bu evlerde odalara ışıkların kemer şeklindeki pencerelerden girdiğini belirtmektedir. James Silk Buckingham'ın 1816 tarihli ziyaretinde evlerin çoğunlukla taş yapılar olup çatılarının tek eğimli olduğu ve kırmızı kiremitle örtülü olduğunu ifade etmektedir. Buckingham'ın notlarında iki katlı evlerin yanı sıra üç katlı evler de olduğu ve evlerin üst katlarının ahşap olduğu belirtilmektedir. La Baron Taylor'un 1830 tarihli beyanatına göre evler az katlı, kerpiç ve antik yapılardan sökülen taşlarla yapıldığı söylenilmektedir. 1835 tarihinde kenti ziyaret eden Lieut-Colonel Chesney çatıları kiremit kaplı karkasları ahşap olan taş binalardan bahsetmektedir. Geçmişten günümüze doğru yaklaştıkça seyyahların Antakya evleri ile ilgili bilgileri ve tanımlamaları da günümüzdeki evlerle örtüşmekte ve benzeşim göstermektedir''(Cengiz, 2014). Antakya Kenti, kültürel yapısı ve etnik çeşitliliğinin sonucu özgün mimarisi ile karşımıza çıkmaktadır. Tarihi geleneksel Antakya evlerinin yapısal sistem hasarları konutlara ciddi zararlar vererek yapı ömrünü kısaltmaktadır hatta yok olmasına neden olmaktadır. Bu yapıların yapısal sistem hasarlarının önüne geçilerek uzun ömürlü ve kalıcı olabilmesi amaçlanmaktadır. Koruma kullanma kararları doğrultusunda önlemler alınıp bu yapıların daha uzun ömürlü olması amacıyla çalışma alanı Antakya kenti olarak seçilmiştir. İncelenen geleneksel yapılar Antakya kentinin 3.derece sit alanı bölgesinde Kurtuluş Caddesi güzergahında bulunmaktadır. Bu yapıların 3.derece sit alanı bölgesinde seçilmiş olmasının sebebi koruma tüzükleri doğrultusunda mevcut yapıların korunması ve değerlendirilmesini sağlayacak çözümler üretmektir. İlk olarak Antakya kent tarihi, kentteki önemli tarihi anıt değeri taşıyan yapılar ve geleneksel Türk evlerinin tipolojik özellikleri, Antakya Kenti için Türk Evi'nin tarihsel gelişim süreci ve yapım sistem kurgusunun incelenmesi planlanmıştır. Antakya tarihi geleneksel evlerinin çevresel koşullar sebebiyle ciddi hasarlar alarak varlığını koruyamadığı görülmüştür. Tarihi konutların devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla hasar tespitlerinin yapılıp, yapım sistem kurgusu incelenip elde edilen veriler sonucunda koruma tüzüklerine bağlı kalarak önlemler alınmasına karar verilmiştir. Bu doğrultuda Antakya tarihi geleneksel evlerinin yapım sistemleri ve elemanları ile ilgili olarak yapılmış olan çalışmalar, tüzükler, uluslararası standart ve yönetmelikler incelenmiştir. Her bir yapı ölçeği için arşiv taraması yapılıp, fotoğraf ve yapı ile ilgili bilgilere ulaşılmış, yapı elemanları durum değerlendirmesi amacıyla tahribat nedenleri araştırılmış, rölöveleri alınmış, aletli analizler ve grafiksel raporlar düzenlenmiş, bina kimlik formu oluşturulmuştur. Ayrıca tahribat düzeyini belirten hasar tabloları ile yapı elemanlarının performans analizleri hazırlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda geleneksel evlerdeki hasarların çevresel koşullara bağlı olarak yapısal sistemin hasara uğrattığı, yapının zemin suyuna karşı direncini kaybetmesi, kaplama malzemelerinin fiziksel ve kimyasal değişimler sonucu yapıyı koruyamaması sebebiyle kayıplar olduğu öngörülmüştür. Oluşan hasarların yapının taşıyıcı sistemine kadar ciddi hasarlar vererek tahribata yol açtığı öngörülmektedir. Su yalıtımına karşı eksikliğinden dolayı hasara uğrayan yapı elemanlarının tespiti ile koruma önerileri çerçevesinde bir yaklaşım planlanmıştır. Bu yaklaşım doğrultusunda müdahaleye karar vermeden önce, taşıyıcı sistemin ve bileşenlerinin durumu, daha önce yapılmış olan müdahaleleri de kapsayacak şekilde, dikkatle belgelenip ahşap yapıların korunmasına ilişkin koruma kuralları göz önüne alınarak genel ilkelerin uygulanması hedeflenmektedir. Tarihi geleneksel yapıların sürdürülebilirliğinin sağlanması amacı göz önüne alınarak hasarlı yapılar incelenmiştir. İncelenen yapılar bir model çerçevesinde daha çok yapısal sistem hasarları olan tarihi geleneksel yapılara uyarlanarak koruma tüzükleri doğrultusunda çalışmalara katkı sağlanması planlanmıştır. Çalışma sonucunda Antakya geleneksel evlerinin yapısal sistem hasarlarının önüne geçilerek yapıların sürdürülebilirliğinin sağlanması öngörülmüştür. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Antakya Evleri, Türk Evleri, Hasar, Nem, Koruma, Tarihi Çevre, Antakya

Author

Dr. Semanur Dönmez

How to Cite

Semanur Dönmez (Yüksek Lisans Tezi). Geleneksel Antakya evlerinin yapısal sistemlerinin fiziksel çevre denetimi bağlamında analizi, 2023, Adana Alparslan Türkeş University of Science and Technology.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Adana Alparslan Türkeş University of Science and Technology