Medical SpecialtyOpen Access

Gestasyonel trofoblastik tanısı alan olguların değerlendirilmesi

2021
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Selim Gülücü

Abstract (TR)

Gestasyonel Trofoblastik Hastalık (GTH) trofoblastların anormal proliferasyon gösterdiği hem klinik hem de genetik olarak geniş spektrum gösteren bir hastalık grubu olarak bilinmektedir. Çalışmamızın amacı kliniğimizde GTH tanısı alan hastaların insidansını, demografik özelliklerini ve olası komplikasyonlarının değerlendirilmesidir. Diğer bir amaç ise hastaların takip ve tedavi yaklaşımlarını literatür bilgileri doğrultusunda sunmaktır. Ocak 2005-Aralık 2020 arasında kliniğimize başvuran ve patolojik tanısı GTH lehine yorumlanan 134 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalara ait yaş, gravida, parite, abortus ve yaşayan sayısı gibi demografik veriler, kan grubu, β-hCG, mol gebelik sonrası term gebelik sayısı, gebelik haftası, yapılan işlem öncesi ve sonrası hemoglobin değerleri, tiroid fonksiyon testleri incelendi. Hastaların hiperemezis, hipertiroidi ve preeklempsi gibi durumları tespit edildi. Daha önceki molar gebelik öyküsü, transfüzyon ve kemoterapi gereklilikleri kaydedildi. Hastaların verileri hastane arşiv taramaları ve elektronik veri tabanından incelenerek kaydedildi. Çalışma süresi boyunca 11.498 doğum olmuş ve 134 vakada Gestasyonel Trofoblastik Hastalık (GTH) teşhisi konmuştur. Hesaplanan GTH insidansı 11,65 / 1000 idi. GTH gelişen hastaların yaş ortalaması 29,9±7,49 olarak bulundu. Hastalar ortalama 8. haftada tanı almışlardır. Hastaların patoloji sonuçlarına göre parsiyel mol tanısı alanların sayısı 91 (%67,9),komplet mol tanısı alan 37 hasta (%27,6) idi. Tanısı mol hidatiform olarak bulunan ve alt tipi belirlenemeyen hasta sayısı üç idi (%2,2). İnvaziv mol bir hastada (%0,7), koryokarsinom bir hastada (%0,7), plasental yerleşimli trofoblastik tümör (PSTT) bir hastada (%0,7) tespit edildi. Patoloji sonuçları dikkate alınarak parsiyel mol ile komplet mol hidatiform tanısı alanlar arasında iki grup oluşturuldu ve karşılaştırıldı. TFT, hemoglobin değerleri ve β-hCG değerleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık izlenmedi. İki hastaya histerektomi uygulanırken (%1,49) 132 hastaya D&C/vakum küretaj/terapötik küretaj uygulanmıştır (%98,5). Hastaların belli periyotlarla β-hCG takibi yapılmıştır. β-hCG persistansı gösteren hastalara tek ajan kemoterapi uygulanmıştır (metotreksat). GTH en çok A Rh(+) kan grubunda görülmüş, en az olarak da B Rh(-) ve AB Rh(-) grubunda görülmüştür (her biri için oran %0,7'dir). Bu bilgiler ışığında hastaların ayrıntılı anamnezinin alınması ve uygun takip-tedavinin yapılması gerekmektedir. Erken teşhis, tedavi ve takip hastalıkla ilişkili morbidite ve mortalitenin önlenmesinde kritik bir öneme sahiptir. Yeterli tedavi ve takip ile iyileşme oranı yüksek olan GTH insidansı değişken olup bölgesel ve toplum bazlı araştırmalarla belirlenebilir. Hastaların deneyimli ve belirli merkezlerce takip edilmesi hastalığın takibini ve tedavisini kolaylaştırabilir. Anahtar kelimeler:Gestasyonel trofoblastik hastalık, β-hCG, mol hidatiform, parsiyel mol, komplet mol

Author

Dr. Tuğba Alemdar

How to Cite

Tuğba Alemdar (Tıpta Uzmanlık Tezi). Gestasyonel trofoblastik tanısı alan olguların değerlendirilmesi, 2021, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity