Göğüs hastalıkları polikliniğinde 2019 ve 2021 yıllarının şubat- mart-nisan dönemlerinde verilen yüz yüze–tele-tıp sağlık hizmetlerinin karşılaştırılması
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre tele-tıp, bireylerin ve toplumların sağlık düzeylerinin iyileştirilmesi, hastalıkların ve kazaların önlenmesi, sağlık personelinin sürekli eğitimi ile sağlık profesyonelleri tarafından bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak, uzaktan ve geçerli bilgi iletişim yöntemleri ile sağlık hizmetlerinin verilmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Pandemi ile tele-tıp dünyada yaygınlaştı. Ülkemizde de örnekler olsa da veriler kısıtlıdır. Kliniğimizde üç yılı aşkın süredir Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergur tarafından tele-tıp yöntemi uygulanmaktadır. Bu çalışmadaki amacımız, Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergur tarafından 2019 yılı Şubat-Mart-Nisan ayında yüz yüze yapılan hasta-hekim görüşmelerinin verileri ile 2021 yılı Şubat-Mart-Nisan ayında yapılan tele-tıp hekim görüşmelerinin verilerini karşılaştırmaktır. Çalışmaya 365'i tele-tıp yöntemi ile, 465'i geleneksel yöntem ile görüşülen toplam 830 hasta dâhil edildi. Hastaların dosyalarından tele-tıp hasta grubu için hastanın demografik bilgileri, sosyoekonomik özellikleri, bu görüşme yöntemi hakkında bilgi sahibi olma ve görüşmeyi gerçekleştirme yolları, hastalık bilgileri, daha önce yüz yüze görüşme yapıp yapmadığı, muayene gerekliliği, tetkik gerekliliği, ön-tanı ve tanı uyumu, tedavi planının yapılma şekli, sonuçlandırma durumu, kontrol muayeneye gelme durumu ele alındı. Geleneksel görüşme grubu için hastanın demografik bilgileri, sosyoekonomik özellikleri, hastalık bilgileri, tetkik sonuçlarının değerlendirilme zamanı ve şekli, ön-tanı ve tanı uyumu, tedavi planının yapılma şekli, sonuçlandırma durumu, kontrol muayeneye gelme durumu, izlem süreleri ele alındı. Tele-tıp ile yüz yüze yapılan hasta hekim görüşmelerinin dağılım ve özellikleri tanımlanıp karşılaştırıldı. Gruplara göre dağılımda tele-tıp yöntemi ve geleneksel yöntem ile görüşülen hastalarda kadın ve erkek sayıları birbirine benzerdi (p=0,887). Tele-tıp yöntemi ile görüşülen hastaların yaşı geleneksel yöntem ile görüşülen hastaların ortalama yaşından anlamlı düzeyde küçüktü (p=0,0001). Tele-tıp grubunda 100 km üzerinde uzaklıktan gelen hasta oranının geleneksel yönteme göre daha fazla olduğu görüldü (p=0,0001). Hastalar meslek gruplarına göre değerlendirildiğinde, çalışma popülasyonunun tamamında, istatistiksel anlamlılık olmamakla birlikte, en çok emeklilerin olduğu görüldü (%24,2). Çalışmaya dâhil edilen hastaların büyük kısmında eşlik eden hastalık mevcuttu (%90,7). Geleneksel grupta komorbidite oranı %94,2 iken tele-tıp grubunda %86,3 bulundu (p=0,0001). Solunumsal hastalıklar açısından değerlendirildiğinde tele-tıp grubunda hastaların %58,4'ünde solunumsal hastalık mevcut iken, geleneksel grupta %48,6'sında mevcuttu. Hem tele-tıp hem de geleneksel grupta araştırıcının daha önceden takip ettiği hasta oranı ilk kez başvuranlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı. Hasta görüşme süreleri incelendiğinde, tele-tıp görüşme süresi ortalama 14,67±7,07 dakika olarak saptandı. Tele-tıp grubundaki hastaların %37'sinde görüşme sırasında e-Nabız sisteminde kişisel sayfalarına girilerek sağlık verilerine bakılırken bu oran geleneksel yöntemle değerlendirilen grupta %18,3 olup istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşüktü (p=0,0001). Tele-tıp grubunda izlemde kalan hastaların ortanca değeri 18 (0-184) gün, geleneksel yöntemde izlemde kalan hastaların ortanca değeri 30 (0-303) gün bulundu (p=0,665). Çalışma popülasyonundaki bütün hastalar değerlendirildiğinde en sık olan astım tanısı %36,4 oranında görüldü. Her iki grup açısından incelendiğinde tele-tıp grubunda kontrole çağırılan hastaların %26'sının, geleneksel grupta kontrole çağırılan hastaların %39,4'ünün kontrole gelmediği saptandı (p=0,000). Tele-tıp grubunda mevcut tedaviye devam edilen hastaların oranı %38,6 iken geleneksel grupta daha fazla oranda mevcut tedaviye devam edilen hasta bulunmaktaydı (%53,8)(p=0,0000). Süreç sonundaki değerlendirmede tele-tıp grubundaki hastalardan %12,9'unun sonuçlanarak hekim tarafından takipten çıkarıldığı, geleneksel gruptaki hastaların ise %28,4'unun bu şekilde takibine son verildiği saptandı (p=0,000). En sık görülen hastalıklar olan astım, KOAH ve İAH özelinde daha ayrıntılı değerlendirme yapıldı. KOAH ve astım tanısı alan, geleneksel yöntem grubundaki hastaların araştırıcı hekime ilk başvuru oranı tele-tıp grubundan fazla iken, İAH tanılı hastaların ilk başvuru için tele-tıp ile görüşme başvurusu yapma oranı geleneksel yöntemdekinden yüksekti (p=0,000). Her üç hastalık grubunda da e-nabızdan hasta bilgilerine ulaşma tele-tıp yönteminde daha fazlaydı. Astım tanılı hastalarda geleneksel grupta kontrole gelmeme oranı (%37,6) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde tele-tıp grubundan daha (%12,8) yüksekti. Aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0,000). Yazında incelenebildiği kadarıyla ülkemizde tele-tıp ile geleneksel yüz yüze hasta değerlendirme verilerini karşılaştıran bu ilk çalışmada geleneksel yöntemle görüşülen hastalara büyük oranda benzer popülasyonda hasta grubu ile tele-tıp görüşmeleri yapıldığı görülmüştür. Köyde yaşama, uzak mesafe tele-tıp yönteminin kullanılmasına engel olmamıştır. Tele-tıp grubunda aktif çalışmaya devam eden hastaların, geleneksel grupta ise daha sıklıkla emeklilerin olması zaman açısından tele-tıp yönteminin avantajı ile ilişkilendirilmiştir. Geleneksel grupta göğüs hastalıkları polikliniğinde sıklıkla görülen astım, KOAH, İAH hasta grubu tele-tıp yöntemi ile de takip edilmiştir. Takip açısından her iki yöntem değerlendirildiğinde tele-tıp grubunda takipten çıkma oranı daha az olup takip ve tedavi sonuçları açısından da tele-tıp yöntemi ile geleneksel yöntemin benzer etkinliği olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, aynı hekimin farklı iki yöntemle değerlendirdiği ayaktan hastalarda hasta çeşitliliği ve sağlık hizmetinin niteliği konusunda birbirine üstünlük bulunmamıştır. Küresel salgının öncesi ve sonrası dönemleri içermesi nedeniyle koşullar farklı olsa da olağanüstü dönemlerde tele-tıp uygulamasının devreye sokulması uygunken, olağan koşullarda da hasta kontrolleri için tele-tıbbın bir seçenek olarak devam edebileceği sonucuna varılmıştır.
Yazar
Merve Türkarslan
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Merve Türkarslan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Göğüs hastalıkları polikliniğinde 2019 ve 2021 yıllarının şubat- mart-nisan dönemlerinde verilen yüz yüze–tele-tıp sağlık hizmetlerinin karşılaştırılması, 2023, Pamukkale University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Pamukkale University tezlerinden daha fazlası
- Seyitömer Höyük VI. tabaka mimarisi ve çanak çömleği(2023)
- 19. Yüzyılda Aydın Vilayetinde (İzmir, Aydın, Denizli, Muğla, Manisa) Alçı Mihraplar(2023)
- Ütopya ve distopyalarda din ve Tanrı tasavvuru(2023)
- Polipirol kaplı Fe3O4 nanotanecik kullanımıyla eser düzeydeki bazı elementlerin zenginleştirilmesi ve AAS ile tayinleri(2023)
- Yeni Ateizm'de ahlâkın kaynağı sorunu(2023)
- Ta katkılı Hf3AlC2 bileşiğinin yapısal, elektronik ve mekaniksel özelliklerinin incelenmesi(2023)