DoctorateOpen Access

Göksu havzası'nın (Seyhan) su potansiyelinin belirlenmesi ve sürdürülebilirliği

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Halil Günek

Abstract (TR)

Göksu Havzası (Adana-Seyhan), ülkemizde 26 akarsu havzasından biri olan Seyhan Havzası'nın bir alt havzası olup, su potansiyeli açısından oldukça zengindir. Göksu Havzası su bölümü cizgisine göre sınırlandırılan, büyük bir bölümü Akdeniz Bölgesi, Adana bölümü, sınırları içinde Orta Toros Orojenik kuşağının doğu kesiminde olup, 4392 km²'lik bir alan kaplamaktadır. Havza, kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanış göstermekte olup, 37° 33' - 38° 40' kuzey enlemleri ile 35° 35 - 36° 41 doğu boylamları arasında yer almaktadır. Havza, topografik olarak Tahtalı dağlık kuşağı içerisinde bulunup, doğusunda; kuzeyden güneye doğru Binboğa ve Dibek dağlık(2225 m) kütleleri yer alırken, batısında; kuzeyden güneye doğru Soğanlı Dağları(2909 m), Beydağ(3058 m) ve Bekirdağ Tepe(2706 m) şeklinde yüksek zirvelere sahiptir. Çalışma alanı, jeolojik ve jeomorfoloik açıdan; kireçtaşı, şeyl, marn gibi çeşitli litolojik, yanal, geçişli, bindirme, diskordans gibi farklı yapısal, kırık ve çatlak gibi aktif tektonik, zive düzlükler, plato, havza, polye v.b olmak üzere farklı morfolojik özellikler sunmaktadır. Havzada, Paleozoyik, Mesozoyik ve Senozoyik olmak üzere değişik yaşlarda, Köroğlu, Evciköy, Yüceyurt, Sümbüldağ v.b farklı formasyonlar yer alır. Bu formasyonlar altında; kireçtaşı, dolomit, kumtaşı, marn, çakıltaşı v.b çeşitli kayaçlar bulunmaktadır. Sahada; Toros otoktonu, metamorfitler, allokton birimler ile Kireçlikaya ve Andırın karmaşıkları gibi farklı stratigrafik yapılar da yüzeylenir. Bu yapılar, çeşitli formasyonlar altında yanal, geçişli, bindirme ve diskordans şeklinde değişik yapısal özellikler sunmaktadır. İnceleme alanında, Paleozoyikten Kuvaterner'e kadar çeşitli fazlar altında orojenez, blok tektonizmaları yaşanmış olup, bunların sonucu denizel ve karasal süreçler yaşanmıştır. Bu aktif tektonik rejim kontrolünde, çeşitli faylarla birlikte antiklinal ve senklinaller gelişmiştir. Sahanın kuzey ve güney kesimleri tektonik rejim kontrolünde; farklı morfolojik-jeomorfolojik gelişim özellikleri içermektedir. Özellikle havza, aktif tektonik rejimle beraber Orta Miyosen'den itibaren yükselerek büyük ölçüde karalaşma sürecine girmiştir. Bu sayede Tufanbeyli ve Sarız çevrelerindeki dağlık kütleler yükselirken, iç kesimlerde çanaklaşarak çökmüş ve böylece havza olarak şekillenmiştir. Güney kesimlerde ise yine tektonik rejimin etkisiyle güneydoğu yönde eğimlenme (sürüklenim) ve beraberinde faylanmalar ile çökmeler gerçekleşmiştir. Bu sayede antiklinal ve senklinal yapılar ile derin fay hatları oluşmuştur. Akarsu ağının da kurulmasıyla Tufanbeyli ve Sarız çevrelerinde aşındırma ve biriktirme süreçleriyle havza tabanında alüvyonlaşma gerçekleşirken, Saimbeyli ve Feke yörelerinde ise etkin aşındırma ve taşıma faaliyetleriyle dik, derin vadi ve yamaçlar oluşmuştur. Bütün bu tektonik ve hidrografik süreçler ile çevre yüksek dağlık kütleler üzerinde zirve düzlükler, fayların etkisiyle alçakta kalıp aşınan yüzeylerde alçak, orta yükseklik ve yüksek platolar oluşmuştur. Etkin akarsu aşındırma ve taşıması sonucu derin vadi ve yamaçlar, sekiler ile kireçtaşı, dolomit gibi karstik litolojik etkilerle şekillenen polye, uvala, lapya gibi jeomorfolojik yapılar gelişmiştir. Göksu Havzası'nın fiziki koşulları üzerinde; farklı litolojik, yapısal, morfolojik-jeomorfolojik özellikler, aktif tektonik rejim ile zengin akarsu ağı önemli rol oynamıştır. Bu faktörler altında; 300 m ile yaklaşık 3000 m arasında değişen yükselti farkları, akarsular tarafından dik ve derin bir şekilde yarılmış vadiler, yüksek eğim değerleri, kısa mesafelerde değişen büyük yükselti farkları ile oldukça engebeli topografya sunmaktadır. Bu durum; akarsuların yatak eğimlerini arttırarak havzada akış gösteren akarsuların hidrolik enerji potansiyellerini yükseltmişlerdir. Böylece Göksu Nehri ve kolları üzerinde 30'u aşkın baraj, hidro-elektrik santral (HES), regülatör, gölet gibi su yapıları yaygın dağılış göstermektedir. Araştırma sahasının Feke, Saimbeyli yöreleri gibi güney kesimlerinde, 961 mm'ye kadar yağış, 15.3 ˚C sıcaklık değerleriyle Akdeniz iklim özellikleri etkili olurken, havzanın kuzeyinde ise 517.5 mm'ye kadar düşen yağış, 7.4 ˚C sıcaklık değerleriyle Tufanbeyli ve Sarız çevrelerinde karasal iklim özelliklerinin etkisi gözlenmektedir. Havzada, İzohyet (eş-yağış) yöntemine göre ortalama 860.6 mm civarında yağış seyrederken, 12.8 ˚C ortalama sıcaklık değerlerine sahiptir. Havzada, iklim tipinin belirlenmesinde; Erinç, Geliştirilmiş Erinç, Thornthwaite ve De Mortanne formülleri uygulanmıştır. Bu formül sonuçlarına göre Erinç ve Geliştirilmiş Erinç formülleri, havzanın iklim tipini başarılı bir şekilde yansıtırken, Thornthwaite ve De Mortanne formül sonuçları ise sahanın iklim tipi yansıtmada yetersiz kalmıştır. Göksu Irmağı ise Tahtalı Dağları kesimindeki Şarlak Pınarları'ndan doğarak çevre dağlık kesimlerdeki çeşitli pınarlar ile birleşerek Sarız Çayı'nı oluşturmaktadır. Sarız Çayı, çevre yan kollardan çeşitli dereleri de toplayarak Şarköy mevkiinde Göksu Nehri adıyla akışa devam ederken, antesedant bir şekilde yatağını derinleştirerek kanyon vadi şeklinde güneye doğru akış göstermektedir. Bu arada tektonik etkilere bağlı akış yönünde çeşitli sapmalar yaparak soldan ve sağdan Kandil, Hocabey, Kazan, Saimbeyli, Salam, Kocadere, Balık dereleri ve Asmaca Çayı ile birleşip, debilerini arttırarak Gökdere mevkiinde çalışma alanını terk etmektedir. Havzanın akarsu ağının oluşumunda; litolojik, morfolojik, tektonik etkilere bağlı dantritik, sentripetal, kancalı ve kafesli olmak üzere çeşitli drenaj sistemleri gelişmiştir. Göksu Nehri; yüzeysel akış sürecinde, yüksek debili kaynaklarla beslenerek Sarız-Şarköy akım gözlem İstasyonu(AGİ) da 55 milyon m³'lük akımla başlayıp, artarak havza mansabındaki 1805 nolu Göksu Nehri-Gökdere akım gözlem istasyonunda (AGİ) yaklaşık 1.821.170.000 m³ toplam akımla güçlü hidrolojik-hidrojeolojik su potansiyeline sahiptir. Havzada farklı iklim koşulları altındaki toprak oluşumu ise iklim (yağış-sıcaklık) temel etkiye sahip olup, ana materyal, topografya, bitki örtüsü, zaman ve diğer organik amiller pedojenez süreçlerinde önemli rol oynar. Buna süreçler altında; Göksu Havzası'nda, zonal ve azonal türde temel toprak grupları oluşmuştur. Buna göre sahanın güney kesimlerinde; kireçsiz kahverengi orman toprağı, Tufanbeyli havza tabanında, kireçsiz kahverengi topraklar, Sarız çevresinde, kestanerengi topraklar, çevre yüksek dağlık alanlarda, kahverengi orman toprakları, sahanın güneybatı uç kesimlerinde, kırmızı Akdeniz toprakları gibi zonal topraklar oluşmuştur. Havzanın sınırlı kesimlerindeki akarsu yatağı ve eğimli yamaçlarda alüvyal ve kolüvyal toprak grupları dağılış göstermektedir. Göksu Havzası'nda farklı iklim özellikleri, bitki türlerinde de çeşitlilik oluşturarak ardıç, göknar, karaçam, sedir, kızılçam, kayın, maki, bozkır ve diğer bitki türlerinden oluşan zengin bir flora sahası oluşturmaktadır. Havzanın güney-güneydoğu kesimlerinde; vadilerin uzanış istikameti ve hava kütlelerinin geliş yönü ile yağış ve sıcaklık değerlerinin etkisine bağlı olarak vadi taban ve yamaçlarında maki ve kızılçam türleri yaygın dağılış gösterirken, yükseltinin artmasıyla birlikte karaçam, sedir, göknar ve ardıç gibi türler kuşaklar oluşturmak suretiyle dağılış göstermektedir. Kuzey-kuzeydoğu kesimlerinde ise bozkır bitki örtüsü geniş yer kaplarken, çevre yüksek dağlık sahalarda ise bitki türlerinin zayıf veya bulunmadığı çıplak yüzeyler geniş yer kaplamaktadır. Göksu Havzası'nın su bilanço ve potansiyelinin belirlenmesinde; havzada daha önce uygulanan Penman-Monteith yönteminin sonuçlarından yararlanılmıştır. Havzanın su potansiyelini ve hidrolojik döngü üzerindeki doğal faktörlerin etki düzeylerini belirlemek için coğrafi bilgi sistemi (CBS), analitik hiyerarşi süreci (AHP) model program, uzaktan algılama(UA) teknikleri ile geliştirilen sayısallaştırma formülüyle yeni bir hidrolojik model geliştirilmiştir. Geliştirilen bu hidrolojik modelleme havzada uygulanmış ve model sonuçları, havzanın mansabındaki (1805 Nolu-AGİ) akım yüksekliği verisi ile kıyaslanmıştır. Buna göre havzanın yüzeysel akış ve sızma düzeylerinin 0.95 gibi bir oranla oldukça başarılı olduğu ortaya çıkmıştır. Havzanın hidrolojik su döngüsüne ait sızma ve yüzeysel akış üzerinde; litoloji, toprak, arazi kullanım/örtüsü, toprak örtüsü (Normalleştirilmiş bitki indeksi-NDVI), eğim, bakı gibi etkili olan doğal faktörlerin etki düzeyleri belirlenmiştir. Buna göre; litoloji % 57.29, toprak % 12.93, arazi kullanım/örtüsü % 10.27, toprak örtüsü(NDVI) % 8.13, eğim % 5.66, bakı % 5.66 oranlarında sızma ve yüzeysel akış üzerinde etkili olmuşlardır. Havzanın sürdürülebilirliği kapsamında ise sahaya ait su potansiyel ve döngüsüne etki eden tüm doğal ve beşeri faktörlerin riskleri ve avantajları belirlenip, sürdürülebilir bütünleşik havza yönetimi öngörülmüştür. Anahtar Kelimeler: Göksu Havzası, Buharlaşma, Hidrolojik döngü, Su potansiyeli

Author

Dr. Fatih Karaosmanoğlu

How to Cite

Fatih Karaosmanoğlu (Doktora Tezi). Göksu havzası'nın (Seyhan) su potansiyelinin belirlenmesi ve sürdürülebilirliği, 2020, Fırat University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Fırat University