Gömülü yirmi yaş diş çekimi sırasında oksijen uygulamasının hastaların anksiyetesi üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Amaç: Çalışmamızda dental anksiyete ile psikometrik değerlendirmeler, kandaki parametreler, hormon, oksidadif ürünlerin yapım-yıkım oranları ve vital bulgulara dayalı analizlerin ilişkilendirilmesi amaçlanmıştır. Bu değişkenlerin diş çekimi sırasında hastaya nazal kanülle oksijen uygulaması ile korelasyon gösterip göstermediği de değerlendirildi. Materyal ve Metod: Vertikal pozisyondaki gömülü yirmi yaş dişlerine sahip 16-35 yaşları arasında sistemik rahatsızlığı olmayan 32 hasta çalışmamıza dahil edildi. İşlem öncesi hastaların anksiyete seviyelerinin tespitinde Spielberg Süreklilik-Anlık Anksiyete Skalası (SSAS/SAAS) ve Corah Dental Anksiyete Skalası (CDAS) kullanıldı. Hastaların yapılan işlemle ilgili ağrı beklentileri de Görsel Analog Skalası (VİZUEL ANALOG SKALA (VAS)) kullanılarak kaydedildi. Hastalar iki gruba ayrıldı. Bir gruba diş çekimi boyunca nazal kanülle hızı 4-6 L/dk olarak ayarlanan O2 akımı uygulandı. Kontrol grubuna herhangi bir uygulama yapılmadan rutin diş çekimi gerçekleştirilmiştir. Tüm hastalardan cerrahi diş çekiminden 30 dk önce, diş çekimi bitimini takiben ve 24 saat sonra olmak üzere 3 kez kan alındı. Alınan kanlarda IL-6,IL-1β,TAS-TOS, albümin, ürik asit, glukoz, kortizol ve IgG, IgM seviyelerine bakıldı. TAS-TOS seviyeleri Assay kiti kullanılarak, TNF-α, IL-6, IL-1β seviyeleri ELISA kiti kullanılarak tespit edildi. Bulgular: CDAS-Durumluluk ve Durumluluk-Süreklilik testleri aralarında negatif yönlü ilişkili bulundu. Ig-M 2. kanda oksijensiz grupta daha yüksek bulundu. Ürik asit 2. ve 3. kanda oksijenli grupta daha yüksek bulundu. 2. kanda IL-1β seviyesi oksijensiz grupta daha yüksek bulundu. Oksijenli ve oksijensiz grupta işlem sonrası hissedilen ağrı seviyesi işlem öncesi tahmini ağrı seviyesinden daha düşük ve aralarındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Oksijensiz grubun 3 farklı zamanda alınan kanlarındaki biyokimyasal kıyaslaması yapıldı ve 2. kan kortizol seviyesi 1. ve 3. kan kortizol seviyesinden daha yüksek bulundu. Oksijen uygulanan grubun işlem sonrası nabzı daha düşük ölçüldü. Sonuç: Dental tedaviler sırasında nazal kanülle oksijen uygulaması sonrası nabızın düşürülebileceği ilk kez bu çalışmamızla görülmüştür. Stresle birlikte hormonal etkiler kalpte taşikardiye bağlı nabız yüksekliğine sebep olabilir ve oksijen uygulanarak bu sorun engellenebilir. Sonuç olarak dental anksiyete kan biyokimyasını etkileyen bir kaygı durumudur ve sistemik hastalığı olan kişilerde dikkat edilmelidir.
Yazar
Evcim Çeker
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Evcim Çeker (Diş Hekimliği Uzmanlık Tezi). Gömülü yirmi yaş diş çekimi sırasında oksijen uygulamasının hastaların anksiyetesi üzerindeki etkisinin incelenmesi, 2020, İnönü University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İnönü University tezlerinden daha fazlası
- Avenanthramide C'nin meme kanseri üzerindeki etkisinin araştırılması(2022)
- Türkiye'nin ulusal ekonomik güvenliğine yönelik bölgesel tehditler ve fırsatlar(2022)
- Atatürk'ün çağdaşlaşma anlayışı(2009)
- Hans Reichenbach'ta bilgi ve mantık(2026)
- İdrar yolu enfeksiyonu (İYE) tanısı konulmuş gebe kadınlara verilen genital hijyen eğitiminin genital hijyen davranışı ve öz bakım gücüne etkisi(2022)
- Harran bölgesinde konuşulan Arap diyalektinin dil bilimsel özellikleri ve sözlü edebiyat malzemeleri(2022)
