Master'sOpen Access

Hapishanelerde ifade özgürlüğü bağlamında kitap yasakları

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Özen Ülgen Adadağ

Abstract (TR)

Bu çalıĢmanın konusunu hapishanelerde ifade özgürlüğü bağlamında kitap yasakları oluĢturmaktadır. Mahpusların ifade özgürlüğü temelinde süresiz yayınlara eriĢim özgürlüğü, ulusal ve uluslararası insan hakları mekanizmaları tarafından, taraf devletin ve ilgili hapishane idaresinin geniĢ takdir yetkisine bırakılmaktadır. ÇalıĢmamızda, anılan geniĢ takdir yetkisinin yasal ve yargısal sınırlarına ıĢık tutabilmek bakımından Amerika BirleĢik Devletleri (ABD), Avrupa ve Türk hukuk sistemleri incelenmiĢtir. ÇalıĢmanın amacı, Amerika, Avrupa ve Türkiye'de hapishanelerde ifade özgürlüğü ve alt bir özgürlük alanı olan süresiz yayınlara eriĢim konusundaki farklılıkları, benzerlikleri değerlendirerek, hakkın kapsam ve sınırlarını göstermektir. Bu doğrultuda, söz konusu sistemler tarafından benimsenen yasal düzenlemeler ile yüksek mahkeme kararlarına baĢvurulmuĢtur. ABD'de konuya iliĢkin geliĢtirilen anlayıĢı görebilmek için, ABD Anayasası'nın ifade özgürlüğünü düzenleyen Birinci DeğiĢiklik (First Amendment) hükmü ile ABD Yüksek Mahkemesinin (US Supreme Court) içtihadı, ilk verilen karardan günümüze kadar tarihsel süreç içerisinde değerlendirilmiĢtir. Avrupa sisteminde, Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesi'nin (AĠHS) ifade özgürlüğüne iliĢkin 10. maddesi temelinde Avrupa Ġnsan Hakları Komisyonu (AĠHK) ve Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi (AĠHM) kararları, yine tarihsel süreç içinde ele alınmıĢtır. Daha ayrıntılı incelenen Türk hukuk sistemi ise, Türk Anayasası temelinde infaz hukukuna iliĢkin mevzuatta yer alan düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları çerçevesinde değerlendirilmiĢtir. Bu inceleme sonucunda; ifade özgürlüğüne iliĢkin birbirinden oldukça farklı içtihatlar geliĢtiren ABD ile Avrupa ve Türk hukuk sistemlerinin, bu konuda aynı paydada birleĢtiği tespit edilmiĢtir. Bu ortak payda ise hapishane idarelerinin mahpusun ifade özgürlüğü hususunda ilk elden yetkili olmasına dayanan geniĢ takdir yetkisidir. Böylece çalıĢmamızda karĢılaĢtırmalı hukuka baĢvurulmasının esas amacı, bakıĢ açıĢı farklılıklarını ortaya koymaktan öte her üç sistemde de genel olarak benimsenen geniĢ takdir yetkisinin keyfiliğe dönüĢüp dönüĢmediğini araĢtırmak ve çözüm önerileri sunmaktadır. Mahpusların ifade özgürlükleri bağlamında süresiz yayınlara eriĢimi, ceza hukuku temelinde infaz hukuku, idare hukuku, insan hakları hukuku ve anayasa hukuku Ģeklinde sayılabilecek birçok hukuk dalıyla doğrudan iliĢkilidir. Bununla birlikte çalıĢmamızda, cezalandırmanın amacı, hapsedilmenin birey üzerindeki etkisi, tarih içinde mahpusların hak sahibi özneler olarak kabul edilmeleri gibi hususlar incelendiğinden felsefe ve sosyoloji alanlarına da temas edilmiĢtir. ÇalıĢmada tüm disiplinleri kapsayacak Ģekilde bir incelemenin yapılması, bir yüksek lisans tezinin sınırlarını aĢacaktır. Bu nedenle esasen hak temelli bir yaklaĢımdan hareket edilmiĢ, konu baĢlıklarının gerektirdiği ölçüde disiplinlerarası yönteme baĢvurulmuĢtur. ÇalıĢma, iki bölümden oluĢmaktadır. Ġlk bölümde, hapishanelerde ifade özgürlüğünün teorik ve normatif temellendirilmesi yapılmıĢ, ardından karĢılaĢtırmalı hukukta konunun kapsamı, tarihsel geliĢimi ve ortaya konulan içtihatlar değerlendirilmiĢtir. Ġkinci bölümde ise yetkili idari ve yargısal makamların müdahaleleri ile AYM kararları çerçevesinde Türkiye hapishanelerinde ifade özgürlüğü ve kitap yasakları tartıĢılmıĢtır. ÇalıĢmanın ilk bölümü, iki kısımdan oluĢmaktadır. Ġlk kısım, hapishanelerde ifade özgürlüğünün temellendirilmesine ayrılmıĢtır. Temellendirmenin yapılabilmesi amacıyla mahpusların ifade özgürlüklerinin teorik ve normatif dayanaklarından hareket edilmiĢtir. Teorik yapının açıklanmasında öncelikle, ifade özgürlüğünün genel olarak temellendirilmesine kaynaklık eden tezlere yer verilmiĢtir. Nitekim, amaç, bu tezlere hâkim olan görüĢlerin, hapishane duvarları ardında geçerliliğini yitirmediğini göstermektir. Ġfade özgürlüğünün temellendirilmesinde; gerçekliğe ulaĢma, bireyin kendini gerçekleĢtirmesi ve demokrasinin yerine getirilmesi tezleri kullanılmaktadır. Mahpusların ifade özgürlükleri, yukarıdaki tezler kullanılarak çeĢitli çalıĢmalarda temellendirilmiĢtir. Ancak daha çok fikirlerin pazaryeri olarak da adlandırılan gerçekliğe ulaĢma ile demokrasiye dayanan tez ön plana alınmıĢtır. Buna göre, mahpuslar, yasal düzenlemeler veya idari uygulamalarla ifade özgürlüğünden yoksun bırakıldığında kamusal tartıĢmaların dıĢında tutulacaklar ve toplumla iliĢkileri engellenecektir. Böylece demokrasinin iĢlerliği tezi, tam anlamıyla sağlanamayacaktır. Nitekim, demokrasilerde ifade özgürlüğünün esaslarından biri, dezavantajlı konumda bulunanların söylemlerini serbestçe ifade edebilmesidir. Aynı zamanda bu durum, gerçekliğe dayanan tez ile de doğrudan ilgilidir. Fikirlerin pazaryerinden belirli bir grup dıĢlanacağı için farklı düĢünceler çarpıĢtırılamayacak, gerçekliğe ulaĢma hedefi de eksik kalacaktır. Bununla birlikte, mahpusların ifade özgürlüğüne ket vurulması, hapishanelerde insan haklarının ve ceza infaz rejiminin mevcut durumu hakkında toplumun bilgi edinme özgürlüğünü kısıtlayacaktır. Ancak sadece toplumsal iyiyi gözeten yaklaĢımlar, mahpusların ifade özgürlüklerini korumaya yetmemektedir. Bireyin kendi kendini gerçekleĢtirmesi tezinin getirdiği, ifade özgürlüğünün bireysel özerklik ve geliĢim için temel gereklilik olması anlayıĢı, mahpuslar bakımından da tanınmalıdır. Mahpusların ifade özgürlüklerinin bir diğer teorik temeli ise ceza infaz hukukunun temel amaçlarından biri olan yeniden sosyalleĢtirme ilkesidir. Ġkinci Dünya SavaĢı esnasında meydana gelen ağır hak ihlallerinin boyutu, hapishane ortamında katlanarak artmıĢtır. SavaĢ sonrasında insan hakları alanında yaĢanan geliĢmeler ile birlikte hapishane koĢullarında da "insanileĢtirme" adımları atılmaya baĢlamıĢtır. Bu doğrultuda ceza infazının amacı, intikam duygusuyla azap çektirme anlayıĢından sıyrılmıĢ, hukuk devletinin gereği olarak insan onuruna yaraĢır bir rejim hedeflenmiĢtir. Bu hedefin gerçekleĢmesi için mahpusların hapishane içerisinde sosyal yaĢamın mümkün olan her yönüne katılarak, suçtan arınmıĢ bir gelecek bilinci kazanması yolunda gösterilen gayretlerin toplamı ise yeniden sosyalleĢtirme ilkesi olarak tanımlanmaktadır. Ancak bu ilkenin infaz kanunlarında ve yargı kararlarında yer bulması için 1960'ların sonuna değin beklemek gerekmiĢtir. Yeniden sosyalleĢtirme amacının gerçekleĢtirilmesi için kullanılması gereken araçlardan biri de ifade özgürlüğüdür. Fakat uygulamada genellikle, ifade özgürlüğü kullanılarak yeniden sosyalleĢtirme amacının gerçekleĢtirilmesi ile hapishane idarelerince öne sürülen kurum güvenliği ve düzeninin sağlanması amacı çatıĢmaktadır. Hapishane idareleri sıklıkla mahpusların ifade araçlarına eriĢimini güvenlik problemleri oluĢturacağı gerekçesiyle engelleyebilmektedir. ÇalıĢmamızda bu iki amacın adil bir denge kurularak uzlaĢtırılıp uzlaĢtırılmadığı incelenmiĢtir. Hapishanelerde ifade özgürlüğünün normatif dayanakları açıklanırken yeniden sosyalleĢtirme ilkesini de içerecek Ģekilde uluslararası hukuk metinlerine ve ulusal mevzuata baĢvurulmuĢtur. Öncelikle BirleĢmiĢ Milletler bünyesinde kaleme alınmıĢ; Mahpuslara Uygulanacak Muamele Ġçin Asgari Standart Kuralları, Herhangi Bir Biçimde Tutulan veya Hapsedilen KiĢilerin Korunması Ġçin Prensipler Bütünü ve son olarak Mahpuslara Muamelede Temel Ġlkeler Ģeklinde sayılan üç metnin ifade özgürlüğüne dair maddeleri ele alınmıĢtır. Sonrasında Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen Avrupa Cezaevi Kuralları'nın ilgili maddesi belirtilmiĢtir. Görüldüğü üzere sözleĢme biçiminde düzenlenmemiĢ bu metinler, daha çok konuya iliĢkin tavsiye niteliğindeki ilke ve prensiplerdir. Ancak bu kurallar gerek taraf devletler gerekse uluslararası denetim ve gözlem mekanizmalarınca asgari ölçütler olarak benimsenmiĢtir. Ulusal mevzuat bakımından ise ilk olarak, Anayasa'da "herkesi" kapsayacak biçimde düzenlenen ifade özgürlüğüne iliĢkin 26. madde ile konunun genel çerçevesi belirlenmiĢtir. Mahpusların ifade özgürlüğü temelinde süresiz yayınlara eriĢim haklarının doğrudan düzenlendiği metinler; Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Ġnfazı Hakkında Kanun, Ceza Ġnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Ġnfazı Hakkında Yönetmelik ve Cezaevi Ġnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi'dir. Bu belgelerden Ġnfaz Kanunu ile Ġnfaz Yönetmeliği, oldukça güncel bir tarihte değiĢikliğe uğramıĢtır. Söz konusu değiĢiklik sonucunda, mahpusların süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma hakkına iliĢkin Ġnfaz Kanunu'nun 62. maddesine yeni sınırlama sebepleri eklenerek hakkın özgürlük alanı daraltılmıĢtır. ÇalıĢmamızda bu değiĢiklikler, mevzuatın önceki haliyle kıyaslanarak hak eksenli tartıĢılmıĢ ve çözüm önerileri getirilmiĢtir. Ġlk bölümün ikinci kısmında, karĢılaĢtırmalı hukukta hapishanelerde ifade özgürlüğünün kapsamı ve kitap yasakları, ABD ve Avrupa hukuk sistemleri tercih edilerek, tarihsel geliĢim içerisinde ele alınmıĢtır. ABD Anayasası Birinci DeğiĢiklik metninde, ifade özgürlüğünün beraberinde din ve vicdan, basın, örgütlenme özgürlükleri ile dilekçe haklarını da düzenlemektedir. Bu bağlamda ABD hapishanelerinde ifade özgürlüğü; mahpusların kendi aralarında veya medya ile kurdukları haberleĢme özgürlüğü, internete, süreli ve süresiz yayınlara eriĢim özgürlüğü, ziyaretçi kabul ve dilekçe hakkı, hapishane basınının kurulması, hapishane avukatlığı da denilen bir mahpusun diğerine yasal danıĢmanlık sağlama hakkı da dahil olmak üzere bir dizi özgürlük içermektedir. AĠHS'in 10. maddesi ise yalnızca ifade özgürlüğünü kapsayacak Ģekilde kaleme alınmıĢtır. Avrupa sistemi altında hapishanelerde ifade özgürlüğü, oy hakkını da içerecek Ģekilde düĢünce ve kanaat özgürlüğü ile medyaya, internete, süreli ve süresiz yayınlara eriĢimi kapsayan bilgi alma ve yayma özgürlüğü olarak kabul edilmektedir. Ziyaretçi hakkı, mektuplaĢma ve medyayla iletiĢim özgürlüğü, AĠHS'te özel ve aile hayatına saygı baĢlıklı 8. maddede anılan haberleĢme hürriyetinin kapsamında kalmaktadır. Bu durumun, iki sistemin karĢılaĢtırmasını yapabilmek ve çalıĢmanın sistematiğini koruyabilmek bakımından çeĢitli zorlukları beraberinde getirdiği düĢünülebilir. Ancak çalıĢmanın ifade özgürlüğü baĢlığı ile sınırlı olması nedeniyle diğer özgürlük alanları incelenmemiĢ, sadece ifade özgürlüğü ile kimi durumlarda çakıĢan mektuplaĢma hakkına dair içtihatlara yer verilmiĢtir. Böylece ABD ile Avrupa sistemlerinin benzer özgürlük alanında kalan içtihatlarıyla konu tartıĢılmıĢtır. Öncelikle ABD Yüksek Mahkemesi kararları ıĢığında mahpusların ifade özgürlükleri ve kitap yasakları incelenmiĢtir. Yüksek Mahkeme, konuya iliĢkin ilk kararını verdiği 1974 yılına kadar, mahpusların ifade özgürlükleriyle ilgili gelen Ģikayetlerde, hapishane idaresini denetleme ve hapishane düzenlemelerine müdahale etme yetkisinin olmadığını kabul etmekteydi. Mahkeme'ye göre, hapishane idarelerince gerçekleĢtirilen müdahaleler, her bir kurumun en iyi Ģekilde belirleyebileceği takdir alanında kalmakta ve Mahkeme, bu geniĢ takdir yetkisine riayet etmektedir. Öğretide Mahkeme'nin bu yaklaĢımı, "müdahale etmeme" (handsoff) doktrini olarak ifade edilmiĢtir. Mahkeme'nin müdahale etmeme doktrinini terk ettiği ilk kararı ve sonrasında verdiği iki kararla birlikte üç ayrı denetim standardı getirilmiĢtir. ÇalıĢmamızda bu üç standart karĢılaĢtırılarak, diğer kararlarla birlikte mahpusların ifade özgürlüklerinin ne ölçüde korunduğu incelenmiĢtir. Zira Yüksek Mahkeme, güncel tarihli bir kararında dahi 1974 yılında ortaya koyduğu ilk standardından hareket etmiĢtir. ABD hapishanelerinde kitap yasakları baĢlığında ise Yüksek Mahkeme kararlarına ve basına da yansıyan güncel ve çarpıcı kitap yasaklarına yer verilmiĢtir. Avrupa hapishanelerinde ifade özgürlüğünün kapsamı ve kitap yasakları baĢlığında ise ülke bazında inceleme yapılmamıĢ, AĠHS temel alınarak AĠHM kararları ıĢığında konu incelenmiĢtir. AĠHM tarafından konuya iliĢkin insan hakları ve insan onuruna uygun denetim ölçütlerinin geliĢtirilmesi için 1990'lı yıllara kadar beklemek gerekmiĢtir. YaĢanan bu gecikme, ABD ile paralellik göstermektedir. AĠHM ifade özgürlüğünün, hapsedilmeye bağlı kaybedilen bir hak olmadığını ve mahpusların ifade özgürlüklerini ellerinde tutmaya devam ettiklerini kabul etmiĢtir. Ancak bununla birlikte Mahkeme, hapsedilmenin kaçınılmaz olarak mahpusların ifade özgürlükleri üzerinde çeĢitli kısıtlamalar getirdiğini de belirtmiĢtir. Mahkeme, mahpusların ifade özgürlükleri konusunda sahip oldukları bireysel çıkarlar ile kamusal çıkarların adil Ģekilde dengelenmesinde bir Avrupa konsensüsünün olmadığını kabul ederek, yerel makamlara geniĢ bir takdir yetkisi vermiĢtir. Mahkeme'ye göre, hapishane idarelerince yapılan denetimin, hapsedilmenin olağan ve makul gereklilikleri ile suçun ve düzensizliğin önlenmesi gibi haklı nedenlere dayanması gerekmektedir. Buna ek olarak elbette ki yapılan sınırlandırmanın, temel hak ve özgürlüklerin genel sınırlandırma rejimine uygun olması, keyfiliğin önüne geçecek güvenceleri taĢıması aranmaktadır. Mahpusların ilgili ifade özgürlüğü aracına kontrollü ve sınırlı eriĢiminin sağlanması yolunda imkanlar tanınmadan, doğrudan yasaklama yoluna gidilmesi ihlal sebebi olarak değerlendirilmiĢtir. Ağırlıklı olarak hapishanelerde ifade özgürlüğü ve kitap yasaklarına iliĢkin Mahkeme'nin ilk içtihadından günümüze kadar verdiği kararlar tartıĢılmıĢtır. ÇalıĢmanın ikinci kısmında ise Türkiye hapishanelerinde ifade özgürlüğü ve kitap yasakları incelenmiĢtir. Bu baĢlığa bir bölüm ayrılmasının sebebi, konuya iliĢkin olarak son yıllarda, AYM tarafından çok sayıda ihlal kararı verilmesine rağmen hapishane idarelerinin uygulamalarında özgürlük lehine bir tutumun benimsenememesidir. Bu nedenle ikinci bölümün ilk kısmında öncelikle, mahpusların ifade özgürlüklerine yönelik müdahaleler konusunda yetkili olan idari ve yargısal makamların yapısı, iĢleyiĢi, görev ve yetkileri açıklanmıĢtır. Ardından AYM kararlarında mahpusların ifade özgürlüklerinin kapsamı ortaya konulmuĢtur. Bu doğrultuda öncelikle, AYM'nin ifade özgürlüğüne dair genel olarak geliĢtirdiği içtihat anlatılmıĢtır. Mahkeme, mahpusların, Anayasa ve AĠHS'in ortak alanında kalan temel hak ve özgürlüklerin tümüne sahip olduğunu kabul etmektedir. Böylece Anayasa'nın 26. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğü, mahpuslar için de aynı ölçüde korunmaktadır. Ancak Mahkeme'ye göre, 26. maddede belirtilen meĢru sınırlama sebepleri, hapishanelerin kendine özgü koĢulları altında değerlendirilmelidir. Mahkeme, ABD Yüksek Mahkemesi ve AĠHM ile paralel Ģekilde, mahpusların ifade özgürlüklerine yapılan müdahalelerde, suçun önlenmesi, kurum güvenliği ve düzeninin sağlanmasında hapishane idarelerinin geniĢ takdir yetkisi olduğunu kabul etmiĢtir. AYM kararlarında mahpusların ifade özgürlüklerinin kapsamı; süreli ve süresiz yayın hakkı, kitap ve dilekçe yazmak, film izlemek, radyo dinlemek, televizyon veya bilgisayar kullanmak gibi çeĢitli araçları içermektedir. Ġkinci bölümün ikinci kısmında ise AYM kararlarında hapishanelerde kitap yasakları, olağan ve olağanüstü dönem olmak üzere iki ayrı baĢlık altında değerlendirilmiĢtir. AYM'nin olağan dönemde hapishanelerde kitap yasakları konusunda verdiği kararlar oldukça fazladır. Bu nedenle, söz konusu kararlara hâkim olan genel içtihat açıklanarak konuya baĢlanmıĢtır. Mahkeme'ye göre, hapishane idaresi, mahpuslara verilecek yayınların değerlendirilmesinde öncelikle ilgili yayının bir mahkeme kararıyla yasaklı olup olmadığını tespit etmelidir. Zira dıĢ dünyada yasaklı olan bir kitap evleviyetle hapishanelerde de yasaklı olmalıdır. Hakkında yasaklama kararı olmayan yayınlar için ise Mahkeme, uzunca bir liste halinde çok sayıda denetim kriteri ortaya koymuĢtur. ÇalıĢmamızda değinilen kararlardaki ihlal iddiaları, sıklıkla bu kriterler ıĢığında değerlendirilmiĢtir. Ardından kararlar, belirli ortak konular etrafında tasnif edilmek suretiyle tartıĢılmıĢtır. Hakkında yasaklama kararı bulunan ve bulunmayan kitaplar bakımından yapılan baĢvurular, temel ayrım teĢkil etmiĢtir. ÇalıĢmamız bakımından esas tartıĢma konusunu ise hakkında herhangi bir yasaklama kararı bulunmayan kitaplar oluĢturmuĢtur. Bu doğrultuda, fotokopi biçimindeki dökümanlara yönelik kararlar ile kurum içerisinde mahpuslar tarafından yazılan kitaplara iliĢkin kararlar üzerinde durulmuĢtur. Olağanüstü hâl (OHAL) süresince hapishanelerde kitap yasakları baĢlığında ise öncelikle olağanüstü halin temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırma rejimine etkisi irdelenmiĢtir. OHAL'de çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin mahpus hakları üzerindeki kısıtlayıcı etkisi ve kitap yasakları konusunda hapishane idarelerince benimsenen fiili uygulamalar ele alınmıĢtır. Son olarak, AYM'nin OHAL döneminde kitap yasaklarına iliĢkin vermiĢ olduğu kararlar tartıĢılmıĢtır.

Author

Dr. Evin Naz Ercan

How to Cite

Evin Naz Ercan (Yüksek Lisans Tezi). Hapishanelerde ifade özgürlüğü bağlamında kitap yasakları, 2020, Galatasaray University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University