Tıpta Yan Dal UzmanlıkAçık Erişim

Helikobakter pylori enfeksiyonunda Cag-A ve Vac-A varlığının ve toll-like reseptör -4 Asp299Gly ve toll-like reseptör-9 123T/C polimorfizmi varlığının klinik önemi

2013
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Hasan Erhun Kasırga

Özet (TR)

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada gerek H.pylori'nin taşıdığı patojenite faktörleri CagA ve VacA genlerinin gerekse de hastaya ait toll-like reseptör (TLR-4 ve 9) gen polimorfizmlerinin. etkilerinin tespiti amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Dispeptik yakınmalar ile başvuran. üst gastrointestinal sistem endoskopisi yapılarak elde edilen gastrik biyopsilerinin histopatolojik incelemesi yapılmış olan 5-18 yaşları arasındaki 200 hasta alındı. Hastaların dosyaları retrospektif olarak incelenerek ; 100 H. pylori pozitif , 100'de H. pylori negatif hasta basit tesadüfi örneklem yöntemi ile seçildi. H. pylori pozitif hasta grubu I. Grup, H. pylori negatif hasta grubu II. Grup (kontrol grubu) olarak nitelendirildi. Onam alınan hastalardan Toll-like reseptör [TLR-4(Asp299Gly) ve TLR-9(123T/C)] polimorfizmleri çalışıldı. I.gruba alınan 100 hastanın mide biyopsi parafin bloklarında Cag-A ve Vac-A varlığı araştırıldı. Sonuçlar Ki kare ve Lojistik regresyon analizi yapılarak, Odds oranları ve %95 güvenlik aralıkları hesaplandı. Bulgular: Başvuru yakınmalarından olan retrosternal yanma grup I'de 70(%70), grup II'den 51 (%51) daha sıktı.(p=0.008). Kişisel temizlikte eksiklik , ortak tabak kullanımı, içme suyu olarak şebeke suyu kullanımı, anne-babanın eğitim düzeyi düşüklüğü ve ekonomik durumun kötülüğü grup I'de istatistiksel anlamlı idi(p<0.05). Grup I'de Grup II'ye göre peptik ülser öyküsü daha sıktı(p=0.009). Grup I'de premalign belirtiler olarak da söz edilen atrofi ve intestinal metaplazi istatistiksel olarak anlamlı fazlaydı(p<0.05). Cag A varlığının duodenit görülme olasılığını 3.6 kat arttırdığı tespit edildi( OR: 3.6 ; %95 GA: 1.2-11.3). Aynı zamanda Cag A varlığı ile doudenal ülser sıklığı da 5.6 kat artmaktaydı(OR: 5.6 ; %95 GA: 0.7-40.8). Vac A s ve m1/m2 pozitifliği ile klinik bulgular arasında istatistiksel anlamlılık bulunmadı. Ancak s pozitifliği olan çocuklarda, kronik inflamasyonda 1.3 kat artış, m pozitifliği olan çocuklarda aktivitede 7.5 kat, H.pylori yoğunluğunda da 6.1 kat artış izlendi.TLR4+896A>G polimorfizmi H. pylori pozitifliği ile ilişkili bulunmamıştır. Sadece AG polimorfizmi taşıyan heterozigot bireylerde gastrit tipi açısından eroziv gastrit daha fazla izlendi. Özellikle TLR9 C allelinin varlığı duodenit riskini 4.8 kat, duodenal ülser riskini 2.5 kat, antral nodülarite görülme riskini ise 1.5 kat arttırmaktaydı. Ayrıca histopatolojik açıdan değerlendirildiğinde C alleli varlığı kronik inflamasyonu 2.6 kat, atrofiyi 6.1 kat, intestinal metaplaziyi 13.8 kat arttırdığı tespit edildi. Tartışma ve Sonuç: Cag A hastalarımızın % 71.3'ünde pozitifti ve literatürle uyumlu olarak duodenal ülser riskini 3.6 kat arttırmaktaydı. Vac A s bölgesinin pozitifliğinin kronik inflamasyonda 1.3 kat, m1/m2 bölgesi pozitifliğinin aktivitede 7.5 kat artışa neden olması, bu iki virülan faktörün H. pylori enfeksiyonun şiddeti üzerinde etkili olduğunu düşündürmektedir. H. pylori enfeksiyonunun patogenezinde TLR-4 polimorfizminden ziyade TLR-9 polimorfizminin önemli olduğu, özellikle C allelinin varlığının prekanseröz lezyonlar olan gastrik atrofiyi 6.1 kat, intestinal metaplaziyi 13.8 kat arttırması dikkat çekicidir. Bu konuda geniş hasta gruplarını içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.

Yazar

Ayşegül Cebe Tok

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Ayşegül Cebe Tok (Tıpta Yan Dal Uzmanlık Tezi). Helikobakter pylori enfeksiyonunda Cag-A ve Vac-A varlığının ve toll-like reseptör -4 Asp299Gly ve toll-like reseptör-9 123T/C polimorfizmi varlığının klinik önemi, 2013, Manisa Celal Bayar University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası