Master'sOpen Access

Hepimiz mekânı üretiriz

2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ayşe Şentürer

Abstract (TR)

Edward Soja, 1990'ların ortasında Londra, Bartlett'de, Lefebvre'nin mekânın üretimi kuramından yola çıkarak kurguladığı "Üçüncümekândan" söz ettiği bir konuşmasının sonunda, Jeremy Till'in kendine yönelttiği, mimarlar mekânı gerçekten üretirken, coğrafyacılar onun üzerine yalnızca spekülasyon yapıyor diyerek başlayan soruyu yarıda keserek ona şu cevabı verir: Hepimiz mekânı üretiriz! Till ile Soja arasındaki bu diyaloğu sonlandıran ifade, burada gerçekleştirilen çalışmanın başlangıcını oluşturur. Başladığı bu noktadan sonuca doğru ilerlerken ise çalışma, öncesinde varılmış bir sonucun sistematik bir aktarımından ziyade kimi zaman çelişkili gibi görünen sonuçları içerisinde barındıran bir tartışma niteliği kazanır. Söz konusu bu tartışmanın ilk aşamasını hepimiz mekânı üretiriz ifadesini ve belki de daha da önemlisi Soja'nın neden onu kullanmaya ihtiyaç duymuş olabileceğini, Till ile arasında geçen diyalogda kazandığı anlamı açığa çıkarmaya yönelik bir çaba oluşturur. Böylece çizilen rota tartışmayı öncelikle Lefebvre'nin (toplumsal) mekân (toplumsal) bir üründür tezine, yani mekânın mimarlığı da kapsayan fakat onunla sınırlandırılamayacak, ona indirgenemeyecek ve ancak bir bütün olarak topluma mal edilebilecek üretimi sürecine ulaştırır. Ulaştığı bu noktadan itibarense artık tartışma, bir taraftan çeşitli örnekler üzerinden böyle bir yaklaşımın gerekliliğine ilişkin bir sorgulama, diğer taraftansa onun olası sonuçlarını açığa çıkarmaya ve bu sonuçlarla yüzleşmeye yönelik bir çaba halini alacaktır. Bütün bunlar tartışma süresince ele alınan ve farklı nitelikleriyle öne çıkan üç örneğin yardımıyla gerçekleşir. İlk olarak ele alınan Pruitt-Igoe örneği, yıkımı ardından yapılan yorumların içerdiği sağlam bir temele oturmayan varsayımlarla birlikte neden mekânın üretiminin yalnızca mimarın çabalarına indirgenemeyeceğini gösterir. Fakat bunu gerçekleştirirken aynı zamanda mimarın üretimde neredeyse hiçbir söz sahibi olmadığı bir çerçeve çizer. Tartışmada ele alınan ikinci örnek olan Soykırım Anıtı da bu noktada devreye girer ve mimarlığın, sürecin diğer aktörlerine olan bağımlılığını sorgulayarak, mekânın üretiminde nasıl daha etkin bir rol oynayabileceği sorusunu cevaplamaya çalışır ve bunu mimari eylemler ile onların mekândaki karşılıkları arasında doğrusal bir neden sonuç ilişkisi kurarak gerçekleştirir. Bu noktada, Soykırım Anıtı ile sonuçları açısından büyük benzerlik gösteren ancak üretim süreci göz önüne alındığında ondan tamamen farklı olan Torre David örneği devreye girerek bunun her durumda doğrulanamayacağını, açıkça gözler önüne serer. Böyle bir tartışmanın sonucunda artık bağımsız materyal bir gerçeklik olarak değil de sürekli olarak üretilen ve yeniden üretilen karmaşık bir ilişkiler ağı olarak mekânda mimarlığın yerine ilişkin bir değerlendirme yapmak mümkün olacaktır.

Author

Dr. İsmail Özgür Gültekin

How to Cite

İsmail Özgür Gültekin (Yüksek Lisans Tezi). Hepimiz mekânı üretiriz, 2015, Istanbul Technical University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Istanbul Technical University