Master'sOpen Access

İfade özgürlüğü çerçevesinde nefret söylemi

2021
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Şafak Evran Topuzkanamış

Abstract (TR)

İfade özgürlüğü, İkinci Dünya Savaşı akabinde ve yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin etkisiyle uluslararası hukuk metinlerine girmiştir. Düşüncelere ulaşabilme, düşünceleri yayabilme ve bunlardan ötürü kınanmama haklarını içermektedir. Nefret söylemi kavramı ise ırkçı nefreti, yabancı düşmanlığını, antisemitizmi kapsamakta ve azınlıklara, göçmenlere, göçmen kökenlilere yönelen saldırgan ve ayrımcı biçimde ortaya çıkabilmektedir. Bununla beraber dinsel hoşgörüsüzlük de dahil her türlü nefreti yayan, kışkırtan, teşvik eden veya meşru hale getiren her türlü ifade şeklini kapsamaktadır. Nefret söylemi, günümüzde ifade özgürlüğünün bir istisnası olarak görülmekte ve yaptırım öngörülmektedir. Bu kabulün tek istisnası ise Amerika Birleşik Devletleri'nin hukuk sisteminde görülmektedir. Çalışmada nefret söylemini 'ifade' olarak görmeyen ve nefret söyleminin muhataplarını incitmesine veya rencide etmesine rağmen korunması gerektiğini ileri süren iki uç yaklaşım karşılaştırmalı biçimde ele alınmıştır. İHAM sisteminde, nefret söylemi İHAS m.17'ye dayanan yaklaşıma göre hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında ifade özgürlüğünün kapsamı dışında tutulmuş ve 'ifade' olarak kabul edilmemiştir. Buna göre nefret söylemi İHAS'ta yer verilen değerlere aykırılık teşkil etmektedir. İHAM'ın bu yaklaşımı günümüzde çoğunlukla Holokost inkarı konulu başvurularda görülmektedir. Diğer taraftan Holokost inkarı dışındaki konularla ilgili yapılan başvurularda taraf devletin müdahalesini m.10/2 kapsamında değerlendirmektedir. İHAM bu yaklaşımıyla ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasında bir denge kurma çabasındadır. ABD sisteminde ise nefret söylemi önceki ve güncel yaklaşım olarak ikiye ayrılmaktadır. Önceki yaklaşıma göre nefret söylemi 'kavgacı sözler' ve 'gruba hakaret fiili' kapsamında görülmektedir. Bu dönemde nefret söylemi hakkında getirilen düzenlemelerin Birinci Değişiklik'i ihlal etmediği görüşü hakimdir. Güncel yaklaşım ise, 1969 Bradenburg kararı ile ortaya konulmuştur. Buna göre, nefret söylemini düzenleyen yasalara katı denetim uygulanmış ve açık ve mevcut tehlike kriteri uygulanmıştır. Bu yaklaşıma göre ifadenin mağdurların değerlerini incitmesi veya onları rencide etmesi sebebiyle ifade özgürlüğü sınırlanamayacaktır. Çalışmanın amacı, İHAM ve ABD sistemlerinin nefret söylemine yaklaşımları arasındaki farkı ortaya koymaktır. Bu nedenle ifade özgürlüğü ve nefret söylemi kavramları ve aralarındaki ilişkinin nasıl yorumlandığının anlaşılabilmesi için İHAM ve ABD Yüksek Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararlar incelenmiştir.

Author

Dr. Merve Altıngemi Şanlıalp

How to Cite

Merve Altıngemi Şanlıalp (Yüksek Lisans Tezi). İfade özgürlüğü çerçevesinde nefret söylemi, 2021, Dokuz Eylül University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University