Master'sOpen Access

İmami Şiilikte tekvini velayet anlayışı ve eleştirisi (Celaleddin Sagir örneği)

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Erkan Baysal

Abstract (TR)

Bu araştırmamız, İmamiye Şiası'nda yaygın olarak bahsedilen ve çok sayıda takipçisi bulunan "Velâyet-i Tekvîniyye" kavramını ele almaktadır. Bu kavram, onların çoğu için temel bir mesele olup, Şii düşüncesinde yirminci yüzyılda müteahhirûn âlimlerin terminolojisinde ortaya çıkmıştır. Her ne kadar kavramın özü, lafzıyla değil, mahiyetiyle kadim metinlerde mevcut olsa da, zamanla anlamı genişletilerek bugünkü haline ulaşmıştır. Bir araştırmacı olarak, bu kavramın anlamının, üzerinde uzlaşılan sınırlar çerçevesinde çeşitlilik gösterdiğini tespit ettim. Genel olarak bu kavramla, peygamberlerin evren üzerinde tasarruf sahibi olmaları ve gözlemlenebilir kozmik fenomenlerin maddi sebeplerinin sonuçlarını değiştirebilme yetenekleri kastedilmektedir. Buna ek olarak, şer'î hüküm ve otorite de bu kavram kapsamındadır; zira peygamberler mercî konumundadır ve yaratılmışların hidayeti onların elindedir. Bu, Allah'ın izniyle diğer insanlardan farklı olarak sahip oldukları ruhani bir özelliktir. Bu anlayışa göre Allah, dünya hayatındaki hikmetinin gerçekleşmesi için onlara istisnai bir tasarruf yetkisi vermiştir. Örneğin: Hz. İsa'nın ölüleri diriltmesi veya Hz. Süleyman'ın hayvanlarla konuşması gibi, görüşlerini desteklemek için kullandıkları benzer örnekler mevcuttur. Bu yetki Hz. Muhammed (s.a.v.) için de geçerli olup, diğer peygamberlere verilenler ve daha fazlası ona da verilmiştir. İmamiye Şiası, mezheplerinin temel esaslarından olan On İki İmam'ın masumiyetini ve Ehl-i Beyt imametini kabul etmektedir. Hz. Peygamber'e (s.a.v.) olan bağlılıkları sebebiyle yüce ve özel bir ruhani makama sahip olan bu imamlara, peygamberlere atfedilen özellikleri de nispet etmişlerdir. Kimi zaman bu meseleyi mucize çerçevesinde sınırlarken, kimi zaman tüm evreni kapsayacak şekilde genişletmişlerdir. Bazıları, Allah'ın peygamberlere ve imamlara evrenin gizli ve açık hareketlerinde tasarruf yetkisi verdiğini, onların evrende ve insanda istedikleri değişiklikleri yapabilme gücüne sahip olduklarını düşünmektedir. Bu güç, kendilerinden kaynaklanan bağımsız bir güç olmayıp, Allah'ın onlara bahşettiği bir yetkidir. Bazıları ise bu velayeti sınırsız olarak kabul etmektedir. Bu kavram, Şii âlimleri ve diğer Müslüman âlimler arasında geniş tartışmalara yol açmıştır. Çünkü peygamberleri, resulleri ve imamları olağanüstü güçler ve kozmik nüfuz sahibi farklı bir konuma yükseltmişlerdir. Bu tartışma, kitaplarda, makalelerde veya mezhebin önde gelen şahsiyetleriyle yapılan röportajlarda çeşitli sorularla ortaya çıkarmıştır: Bu kavram nereden kaynaklanmaktadır? Kur'an ve Sünnet'te bu ilahi yetki ve güce açıkça işaret eden deliller var mıdır? Bu inancın Şii mezhebinde kabulü zorunlu mudur? Bu çalışma, Celal el-Din el-Sağir'in "el-Velâyetü't-Tekvîniyye: el-Hakku't-Tabîî li'l-Ma'sûm" adlı eserini eleştirel bir yaklaşımla incelemekte, yazarın görüşlerini, delillerini ve âlimlerin bu görüşlere yönelik Kur'ani, nebevi ve akli delillerle verdikleri cevapları ele almaktadır.

Author

Tasnım Arja

How to Cite

Tasnım Arja (Yüksek Lisans Tezi). İmami Şiilikte tekvini velayet anlayışı ve eleştirisi (Celaleddin Sagir örneği), 2025, Bingöl University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Bingöl University