Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

İmmün hematolojik hastalıklarda eşlik eden diabetes mellitus veya steroide bağlı diabetes mellitus bulunmasının, bazı inflamatuar belirteçler ve prognoz üzerine etkisinin araştırılması

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Hayriye Mine Miskioğlu

Özet (TR)

Giriş ve Amaç: İmmün trombositopenik purpura (İTP), immün trombotik trombositopenik purpura (iTTP) ve otoimmün hemolitik anemi (OİHA) gibi hayatı tehdit eden immünolojik hematolojik hastalıkların tedavisinde ilk sırada steroidler kullanılır. Steroidler güçlü anti-inflamatuar ve immünsupresif ilaçlar olduğundan birçok hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Terapötik etkinliklerine rağmen, steroidlerin birçok yan etkisi vardır ve en bilinenlerinden biri hiperglisemi ve buna bağlı diyabet gelişimidir. Steroid kaynaklı diyabet, hastaneye yatışlara ve hastanede kalış süresinin uzamasına neden olabilen ve sık karşılaşılan bir tıbbi sorundur. Bu çalışmada immün hematolojik hastalıklarda diabetes mellitus (DM), steroide bağlı diabetes mellitus (Sb-DM) ve glukoz metabolizma bozukluğunun, inflamatuar parametreler ve prognoz üzerine etkisinin araştırılması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2021 ile Ocak 2024 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Hafsa Sultan Hastanesi Hematoloji servisi ve polikliniğinde İTP, iTTP ve OİHA tanısıyla değerlendirilen hastalar retrospektif olarak incelendi; bu hastaların demografik verileri (yaş, cinsiyet, kilo, boy, VKİ), öykü, laboratuvar, görüntüleme sonuçlarına ait bilgiler (abdomen ultrasonografisi), tanı öncesi ve tanı anındaki komorbiditeleri, kullandığı ilaçlar, aldığı tedaviler ve genel sağ kalım geriye dönük olarak hastane bilgi yönetim sisteminden taranarak kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya 66 (%58,9) İTP, 18 (%16,0) iTTP, 28 (%25,1) OİHA tanılı olmak üzere 112 hasta alındı. Çalışmaya alınan hastaların 22'sinde (19,6) prediyabet, 20'sinde (%17,9) önceden DM (öDM) ve 58'sinde (%63,0) steroide bağlı DM (Sb-DM) saptandı. Toplam 66 İTP hastasının 11'i (%16,7) öDM ve 35'i (%53,0) Sb-DM tanılı olduğu saptandı. iTTP tanılıların 1'i (%5,6) öDM ve 10'u (%55,5) Sb-DM tanılıydı. OİHA tanılı hastaların ise 8'i (%28,5) öDM ve 13'ü (%46,4) Sb-DM tanılı bulundu ve hastalık tanı grupları ile öDM veya Sb-DM olması arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmadı (p=0,088). Hastaların yaşı, VKİ değeri ve kilosu ile öDM veya Sb-DM olup olmaması arasında anlamlı ilişki bulundu. Önceden DM tanılı hastaların laboratuvar değerlerinden üre (p=0,009), glukoz (p<0,001), trigliserid (p=0,048) ve HbA1C (p=0,002) değerindeki yükseklik ve GFR'deki (p=0,002) düşüklük istatistiksel olarak anlamlı saptandı. İnflamatuar parametrelerden NLO, Sb-DM tanılı hastalarda; PLO, MLO, MPV, RDW ve PNİ DM olmayan hastalarda daha yüksek olmakla birlikte aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. İTP'li hastalarda iTTP ye göre MPV anlamlı daha yüksek ve PLO değeri daha düşük saptandı. NLO seviyeleri ise iTTP ve OİHA hastalarında İTP hastalarına göre daha yüksek bulundu ancak istatistiksel olarak tanılar ile NLO ve PLO arasında anlamlı fark saptanmadı. Tanı gruplarına göre en yüksek PNİ, medyan 52,8 (32,3-81) ile İTP hastalarında ve en düşük PNİ, medyan 47,15 (25-65,7) ile OİHA tanılılarda bulundu ve istatistiksel olarak PNİ ile hastalık tanıları arasında anlamlı ilişki saptandı (p=0,004). DM olmayan (50,58±8,12) hastalarda PNİ en yüksek, önceden DM olanlarda (47,73±6,01) en düşük bulunmakla birlikte istatistiksel olarak PNİ ile DM durumu arasında anlam saptanmadı (p=0,485). Hastaların tedavi için servise yatışın olup olmaması açısından incelendiğinde; hastaların %74,1'inde yatış yapıldığı görüldü. Çalışmadaki 18 iTTP hastasının ilk tedavileri yatış yapılmasını gerektirdiğinden bütün hastalarda yatış yapıldığı saptandı. İTP tanılıların %74,2'si ve OİHA tanılıların %57,1'inde yatış yapıldığı görüldü. Hastalık tanı grupları ile hastane yatışı arasında anlamlı ilişki bulundu. Yatışı olan hastalarda en fazla DM tanılı (%80) hastaların yatışı yapıldığı görüldü. İstatistiksel olarak öDM veya Sb-DM olması ile hastane yatışı arasında anlamlılık saptanmadı. DM tanılı ve steroide bağlı DM tanılı hastaların yatış sayıları daha fazla saptandı. İstatistiksel olarak ise yatış sayıları ile tanılar arasında anlamlı ilişki saptandı (p=0,005). Önceden DM veya Sb-DM olmasına göre ise anlamlılık saptanmadı (p=0,467). Ortalama yatış sürelerine bakıldığında 14,97±12,32 gün ile en uzun steroide bağlı DM tanılılarda yatış yapıldığı saptandı. Hastalık tanı gruplarına göre ise en uzun yatış İTP hastalarında saptandı. İstatistiksel olarak yatış süresi ve hastalık tanı grupları arasında anlamlı ilişki saptandı; ancak öDM veya Sb-DM olması ile anlamlılık saptanmadı. İzlem sürelerine göre en uzun izlem öDM tanılılarda, en kısa izlem ise DM olmayanlarda saptandı. Hastalık tanı gruplarına göre en uzun izlem İTP tanılılarda, en kısa izlem ise iTTP tanılılarda bulundu. İstatistiksel olarak izlem süresiyle hastalık tanı grupları arasında anlamlı fark saptandı, öDM veya Sb-DM olmasına göre ise anlamlı farklılık bulunmadı. İTP, iTTP ve OİHA tanılı hastalarda tedavi yanıtı ile öDM veya Sb-DM olup olmama arasında istatistiksel anlamlı ilişki saptanmadı. Sağ kalım oranları incelendiğinde DM tanılılarda ölüm oranı daha yüksek bulunmakla birlikte istatistiksel olarak öDM veya Sb-DM olmasıyla sağ kalım arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Tanılarına göre bakıldığında ise en düşük ölüm oranı İTP hastalarında, en yüksek ölüm oranı ise OİHA hastalarında bulundu ve sağ kalım ile hastalık tanı grupları arasında istatistiksel anlam saptandı. Sonuç: İmmün hematolojik hastalığı olan hastalarda DM ve prediyabet sıklığının toplumdan daha fazla olduğu görülmektedir. Yapılan çalışmalardaki diğer hastalıklara göre Sb-DM sıklığı da immün hematolojik hastalıklarda oldukça yüksektir. Bu durum hastalarda önemli ölçüde tedavi değişikliği ve hastane yatışı gerektirmektedir. Steroide bağlı DM çıkma ihtimali olan hastaların önceden tespit edilerek gerek diyet gerek diğer tedavi düzenlemelerinin yapılarak hastaların yakından takip edilmesi ve hastanın Sb-DM konusunda bilgilendirilmesi önem arz etmektedir. Daha çok hastanın, daha uzun süre izlendiği araştırmalarla diyabet varlığı ve prognostik belirteçlerin immün hematolojik hastalıkların prognozu üzerine etkisinin araştırılması daha iyi sonuçlar verecektir. Anahtar Kelimeler: Diabetes mellitus, immün trombositopenik purpura, immün trombotik trombositopenik purpura, otoimmün hemolitik anemi, prognostik nutrisyonel indeks, steroide bağlı diyabet, inflamatuar belirteçler

Yazar

Dr. Irmak Kırçiçeği Önal

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Irmak Kırçiçeği Önal (Tıpta Uzmanlık Tezi). İmmün hematolojik hastalıklarda eşlik eden diabetes mellitus veya steroide bağlı diabetes mellitus bulunmasının, bazı inflamatuar belirteçler ve prognoz üzerine etkisinin araştırılması, 2024, Manisa Celal Bayar University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası