Medical SpecialtyOpen Access

İmmünsüpresif tedavi alanlarda hepatit B enfeksiyonu reaktivasyon profilaksisi sonuçları ve entekavir ile tenofovir karşılaştırılması

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Ayşe Kefeli

Abstract (TR)

Hepatit B virüsü (HBV), hepadnavirüs ailesine ait, Hepatit B yüzey antijeni (HBsAg), Hepatit B e antijeni (HBeAg) ve Hepatit B kor antijeni (HBcAg) gibi antijenik yapılara sahip çift iplikli bir DNA virüsüdür. Bu virüse bağlı olarak gelişen akut hepatit, fulminan hepatit, kronik hepatit, karaciğer sirozu ve hepatosellüler karsinoma (HSK) gibi tablolar, ülkemizin sağlık sorunları arasında önemli yer tutan hastalık gruplarındandır (1). Başlıca bulaş; parenteral, vertikal, seksüel ve horizontal yolla olur. Virüsün kendisi sitopatik olmayıp, immün sistem aktivasyonu ile hücresel hasar oluşmasına neden olmaktadır (3). 1981 yılından itibaren aşısı mevcut olup, ülkemizde 1997 yılında rutin aşılama programına alınmıştır. HBV'ye bağlı enfeksiyonu önlemek ve tedavi etmek amacıyla çeşitli aşı ve antiviral ilaçlar geliştirilmiştir. Antiviral ilaçların temel amacı HBsAg kaybıdır. Ancak hepatosit nükleusundan 'covalently closed circular DNA' (cccDNA)'nın mutlak kaybı sağlanmadan başarıdan bahsetmek mümkün değildir. Ne yazık ki, günümüzde cccDNA kaybını sağlayan tedavi henüz yoktur. HBV ile temas öyküsü olan, doğal bağışıklık geliştiren veya HBsAg pozitif olup antiviral tedavi endikasyonu olmayan hastalar immünsüpresif tedavi aldıklarında HBV reaktivasyonu ve akut alevlenme açısından risk altındadırlar. Biz bu çalışmada Tokat bölgesinde yaşayan ve Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesinde çeşitli kliniklerce immünsüpresif tedavi başlanan ve antiviral tedavi gerekliliği açısından Gastroenteroloji polikliniğine yönlendirilen hastalarda preemptif antiviral tedavinin etkinliğini, reaktivasyon gelişen hastaların verilerini sunmayı amaçladık. 2016-2018 yılları arasında Gastroenteroloji polikliniğine başvuran hastalar retrospektif olarak tarandı. Preemptif antiviral tedavi açısından değerlendirilmek üzere yönlendirilen 425 hastanın 177'si çalışmaya dahil edildi. Hastalar serolojik durumları ve immünsüpresif tedavilerine göre risk gruplarına ayrıldı. Demografik özelikleri, ilgili karaciğer testleri, aldıkları preemptif tedavi türü, tedavi süresi, tedavi süresince transaminaz düzeyleri ve HBV serolojisi ve klinik durumları kaydedildi. Takiplerinde çalışmamızda belirlenen reaktivasyon kriterlerine göre reaktivasyon geliştiği kabul edilen hastalar ek olarak incelendi. Çalışmaya dahil edilen 177 hastanın 94 (%53,1)'ü erkek, 83 (%46,9)'ü kadın idi. Hastaların 99 (%55,94)'u düşük risk grubunda, 76 (%42,94)'sı orta risk grubunda, 2 (%1,12)'si yüksek risk grubunda yer almaktaydı. Ultrasonografide hepatosteatoz saptanan hasta sayısı 47 (%26,6) idi. Ortalama yaş 61,12 ±10,99 yıl idi. En küçük yaş 27, en büyük yaş 84 idi. Ortalama antiviral tedavi kullanım süresi 19,73 ay idi. Entekavir kullanan hasta sayısı 115 (%65,0) , Tenofovir Disoproksil Fumarat kullanan hasta sayısı 59 (%33,3) idi. Bu hastaların dışında 1 hastada yan etki nedeniyle Tenofovir Disoproksil Fumarat'tan Entekavir'e geçilmişti. 1 hastada ise ilaç direnci nedenli Lamivudin'den Entekavir'e geçilmişti. Başlangıçta Lamivudin kullanan 1 hastada ilaç direnci nedenli Entekavir'e, ardından reaktivasyon nedenli Tenofovir Disoproksil Fumarat'a geçilmişti. Reaktivasyon gelişen hastalar değerlendirildiğinde, ortalama yaşı 54,82/yıl idi. Reaktivasyon gelişmeyen hastaların yaş ortalaması ise 61,54/yıl idi. Reaktivasyon gelişen hastaların ortalama yaşı, istatistiksel açıdan anlamlı olarak düşük bulundu (p=0,049). Reaktivasyon gelişen hastaların 3 (%27,3)'ü erkek, 8 (%72,7)'i kadın idi. Reaktivasyon açısından cinsiyetler arası fark saptanmadı (p=0.66). Tedavi başlangıcında yapılan ölçüm sonuçlarına göre HBsAg pozitif 22 hastanın 8 (%36,36)'inde reaktivasyon gelişmiş iken, HBsAg negatif 155 hastanın 3 (%1,94)'ünde reaktivasyon gelişmiştir. HBsAg pozitifliği reaktivasyon açısından risk faktörü olarak saptanmıştır (p<0,001). Hastalar aldıkları immünsüpresif tedaviye göre iki gruba ayrılmıştı. Her iki grup arasında reaktivasyon gelişimi açısından anlamlı fark saptanmadı (p=0,735). Risk gruplarına göre değerlendirildiğinde ise orta risk grubunda reaktivasyon gelişen hastaların anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptandı (p=0,003). Preemptif antiviral tedaviler açısından değerlendirme yapıldığında reaktivasyon açısından anlamlı fark olmadığı görüldü (p=0,2). Anti-HBs serolojisine göre değerlendirildiğinde, negatif ile pozitif hastaları arasında fark saptanmadı (p=0,366). Başlangıç HBV DNA titreleri göz önüne alındığında, pozitif olan hastalarda reaktivasyon riskinin daha yüksek olduğu saptandı (p<0,001). Sonuç olarak; düşük yaş, başlangıç HBsAg pozitifliği, orta risk grubunda olmak, başlangıç HBV DNA pozitifliği reaktivasyon ile ilişkili bulundu. Cinsiyet, immünsüpresif tedavi türü, preemptif antiviral tedavi türü ve anti-HBs titreleri reaktivasyon ile ilişkili bulunmadı.

Author

Dr. Salim Tutkaoğlu

How to Cite

Salim Tutkaoğlu (Tıpta Uzmanlık Tezi). İmmünsüpresif tedavi alanlarda hepatit B enfeksiyonu reaktivasyon profilaksisi sonuçları ve entekavir ile tenofovir karşılaştırılması, 2020, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity