İnflamatuar barsak hastalıklarında serolojik markerların rolü
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Amaç: İnflamatuar barsak hastalıklarının ayırıcı tanısında bazı serolojik markerların önemini değerlendirmek. Arka plan: İnflamatuar barsak hastalıklarının tanısında klinik, laboratuar, endoskopik ve radyolojik bulgular gereklidir. ANCA, ASCA, Anti-Goblet antikoru ve Ekzokrin Pankreas antikoru gibi noninvazif serolojik belirteçlerin inflamatuar barsak hastalıklarının tanısında rolü artmaktadır. Bu çalışmada ANCA, ASCA, Anti-Goblet antikoru ve Ekzokrin Pankreas antikoru düzeylerinin ülseratif kolit ve Crohn hastalığı tanılı hastalarda pozitiflik oranları ve ayırıcı tanı açısından katkısı değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Etik Kurul onayı alındıktan sonra, AÜTF Gastroenteroloji Polikliniğine ardarda başvuran 122 inflamatuar barsak hastalığı tanılı hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya alınan 122 hastanın 70'i (%57.3) ülseratif kolit, 52'si (%42.7) Crohn hastasıydı. Antikor titreleri için hastalardan kan örnekleri alınarak 2500 rpm'de 10 dakika santrifüj edilmesinin ardından elde edilen serumlar eppendorflar içine alınarak -20°C'de donduruldu ve çalışmaya dek saklandı. Antikor pozitiflikleri immünflöresans yöntemi ile çalışıldı ve değerlendirildi. Hastaların demografik ve klinik verileri SPSS 17.0 programı ile analiz edildi. Frekans analizleri olarak kategorik değişkenler için ki-kare, sürekli değişkenler için Mann-Whitney U testleri kullanıldı. Değişkenler arası rölatif risk tayinini gerçekleştirmek için binary lojistik regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan ülseratif kolit ve Crohn hastalarında, anti-TNF tedavi kullanımı Crohn hastalarında daha yaygındı. Geçirilen atak sayısı ülseratif kolit hastalarında daha fazla olmakla beraber, Crohn hastalarının ilk şikayetten tanı konulana kadar geçirdiği süre daha uzundu. Çalışmaya alınan Crohn hastalarının hastalık tutulum alanı ülseratif kolit hastalarından karşılaştırmalı olarak daha genişti. Çalışmaya alınan 70 ülseratif kolit hastasından 18'inde (%25.7) ANCA pozitiftir. Crohn hastalarından (n=52) sadece 2 hastada ANCA pozitif bulundu. 122 hastalık çalışma grubunda 2 hastanın Anti-Goblet antikoru pozitif bulunmuştur. Her iki hasta da ülseratif kolit hastası olup her iki hastanın da aynı zamanda ANCA antikorları pozitiftir. Çalışma grubunda 70 ülseratif kolit hastasının 4'ünde ASCA pozitif bulunmuştur. 52 Crohn hastasının 24'ünde ASCA pozitiftir (%46). 70 ülseratif kolit hastasının 1'inde Ekzokrin Pankreas antikoru pozitif bulunmuştur. 52 Crohn hastasının 15'inde Ekzokrin Pankreas antikoru pozitiftir (%28.8). Çalışmamızda, ekzokrin pankreas antikoru, Crohn hastalığının ÜK'dan ayırıcı tanısında %95.5 özgüllük ve %93.5 pozitif prediktif değerde bulunmuş olup, ASCA ise Crohn hastalığının ÜK'dan ayırıcı tanısında %94.2 özgüllük ve %85.7 pozitif prediktif değerde bulunmuştur. Çalışma grubunda ASCA pozitiflik frekansı, ekzokrin pankreas antikor pozitifliğinden daha sıktır. ASCA ve Ekzokrin Pankreas antikorlarının ortak kullanımı, herhangi birinin pozitifliği göstergeç olarak kabul edildiğinde, tek başına ASCA'nın kullanılmasına göre özgüllük ve pozitif prediktif değer açısından benzer, duyarlılık ve negatif prediktif değeri daha yüksektir. Sonuç: Çalışmamızda ülseratif kolit hastalığının Crohn'dan ayırıcı tanısından ANCA, Crohn hastalığının ülseratif kolit hastalığından ayırıcı tanısında ASCA ve Ekzokrin Pankreas antikorları yüksek özgüllük ve pozitif prediktif değerlere sahip olduğu gösterilmiştir. Ancak antikorların hasta popülasyonlarında pozitiflik oranlarının düşük olması, sadece pozitif olduklarında anlamlı olmaları nedeniyle klinik kullanımları kısıtlıdır. Çalışma sonuçları literatürdeki diğer çalışmalar ile uyumludur. Bu çalışma klinik tanısı kesin olan hastalarda yapılmış olsa da, literatürde sınıflandırılmamış İBH hastalarında da bu antikorların pozitifliklerinin Crohn veya ÜK lehine sınıflandırma sağlayabileceğine dair yayınlar mevcuttur; sınıflandırılmamış İBH hastalarında da bu antikorların kullanımı ile ilgili ileri çalışmalar gereklidir.
Yazar
Mehmet Bakırtaş
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Mehmet Bakırtaş (Tıpta Uzmanlık Tezi). İnflamatuar barsak hastalıklarında serolojik markerların rolü, 2016, Akdeniz University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Akdeniz University tezlerinden daha fazlası
- Sıkı geçme bağlantılarında çentik etkisinin sayısal olarak incelenmesi(2023)
- Çocuk sporcuların durumluk kaygı düzeylerinin kalp atım hızı değişkeni ile incelenmesi(2022)
- The effect of project-based learning on English preparatory class students' speaking proficiency and willingness to communicate(2025)
- Doğu-Batı etkileşimi kapsamında Orta Çağ İslam iktisat düşüncesinin oluşumu(2024)
- Taş dolgu dalgakıranlarla antifer bloklu dalgakıranların maliyetinin karşılaştırılması(2018)
- Enderunlu Fazıl – Hûbân-nâme (Tenkitli metin)(2024)
