Medical SpecialtyOpen Access

İntraoperatı̇f ı̇ntravenöz ketamı̇n ı̇nfüzyonunun sağ hepatektomı̇ uygulanan canlı karacı̇ğer verı̇cı̇lerı̇nı̇n postoperatı̇f depresı̇f duygudurumu üzerı̇ne etkı̇sı̇

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mehmet Ali Erdoğan

Abstract (TR)

Amaç: Kadaeverik karaciğer, karaciğer nakli için bekleme listesine alınan hastalar için önemli organ kaynağı olmuştur. Kadaverik karaciğer yetersizliği, organ bekleme listesindeki artan ölüm oranlarına ve son zamanlarda canlı vericili karaciğer nakli dahil olmak üzere transplantasyonda daha yenilikçi ve riskli yaklaşımların kullanılmasına yol açtı. Organ nakli süreci, doğası gereği stresli bir durumdur, ayrıca alıcılar ve vericiler üzerinde olumsuz psikolojik etkiler yaratabilen birkaç aşamayı kapsamaktadır. Nakil sürecinde de olduğu gibi, donörler üzerinde bağışın psikiyatrik komplikasyonları ve psikolojik sonuçları hakkında çok fazla literatür bulunmamaktadır. Organ bağışından sonra vericilerde en yaygın psikiyatrik bozuklukların depresyon ve anksiyete olduğu bildirilmiştir. Vericilerde intihar gibi ciddi psikiyatrik komplikasyonlara dair artan kanıtlar da vardır. Postoperatif depresyon, hastanın iyileşmesini ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen perioperatif psikolojik bir komplikasyondur. Aşırı durumlarda, intihar davranışına yol açabilir. Kalp dışı cerrahi hastalarının yaklaşık %24'ü ve kalp cerrahisi hastalarının %47'si postoperatif olarak depresif semptomlar yaşamaktadır. Cerrahi popülasyonda, ağrı, koroner arter baypas greftleme, aşırı obezite, bariatrik cerrahi ve doğum sonrası hormon dalgalanmaları gibi perioperatif ve hasta faktörleri psikolojik durumdaki değişikliklere katkıda bulunabilir. Postoperatif depresif semptomların varlığı, artmış enfeksiyon riski ve bilişsel işlev bozukluğu ile ilişkilidir. Ameliyattan sonra depresif semptomları ele almak, cerrahi hastaların bakımının önemli bir yönünü temsil eder, ancak etkili stratejiler henüz belirlenmemiştir. Çok sayıda randomize kontrollü çalışma, ketaminin antidepresan etkilerini göstermiştir. Bu antidepresan etkiler için önerilen mekanizmalar arasında hipokampal nörojenez artışı, glutamat salınımının yeniden dengelenmesi ve stres kaynaklı sinaptik eksikliklerin tersine çevrilmesi yer alır. Bu veriler, ameliyat sonrası depresif semptomların önlenmesi ve hafifletilmesi için perioperatif ortamlarda rutin ketamin kullanımının olası bir rolü olduğunu düşündürmektedir. Güncel literatür eksikliği göz önüne alındığında, donörlerdeki psikiyatrik sonuçların değerlendirilmesine odaklanmanın faydalı olacağını düşünerek bu çalışmayı canlı karaciğer vericilerinde yapmayı planladık. Birincil amacımız düşük doz ketamin infüzyonu uygulanmasının canlı karaciğer vericilerinde depresyon düzeyine etkisini incelemektir. İkincil amacımız da canlı karaciğer vericilerinde preoperatif ve postopertif depresyon görülme sıklığını araştırmaktır. Materyal ve Metot: Sağ hepatektomi operasyonu yapılan, American Society of Anesthesiologists (ASA) skoru I-II ve 18-65 yaş 90 karaciğer nakli vericisi çalışmamıza alındı. Olgular rastgele iki gruba ayrıldı. İntraoperatif ketamin uygulanan olgular, ketamin grubu ve serum fizyolojik uygulanan grup ise kontrol grubu olarak atandı. Olgular operasyon odasına alındıktan sonra standart anestezi ( EKG, periferik oksijen saturasyonu, kan basıncı) ve BİS (Bispektral İndex) monitörizasyonu yapıldı. Anestezi indüksiyonu; propofol ve fentanil ile yapıldı ve kas gevşemesi için roküronyum uygulandı. İdame desfloran ve hava karışımı ile sürdürüldü. BİS değeri 40-60 olacak şekilde desfloran dozu 0,6 ve 1 minimum alveolar concentration (MAC) uygulandı. Ketamin Grubuna; indüksiyondan sonra 0.5 mg/kg ketamin bolusu yapıldı ve anestezi idamensinin başlamasıyla 0.25 mg/kg/saat ketamin infüzyonu başlandı.Kontrol grubu için ise indüksiyondan sonra ve anestezi idamensinin başlamasıyla maskelenmiş bir şekilde serum fizyolojik bolusu ve serum fizyolojik infüzyonu uyguladı. Cerrahi işlemin bitmesiyle her iki gruba da uygulanan infüzyonlar sonlandırıldı. Olgular ekstübasyon sonrası derlenmede 45 dk takip edildi. Olguların depresyon duygu durumu Beck depresyon skalası ile değerlendirildi. Beck deprasyon skalası preoperatif ve postoperatif 7. gün yapıldı. Olguların cinsiyet, eğitim, çalışma, medeni ve akrabalık durumu ile depresyon arasındaki korelasyon incelendi. Bulgular: Gruplar arasında preoperatif ve postoperatif depresyon skorları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktu. Ketamin grubunda; preoperatif depresyon skoruna göre postoperatif dönemde istatistiksel olarak anlamlı bir değişim görülmedi Kontrol grubunda; preoperatif depresyon skoruna göre postoperatif dönemde görülen artış istatistiksel olarak anlamlıydı (p:0.031). Kontrol grubunda kadınlarda hem preoperatif hem de postoperatif depresyon skoru erkeklerden daha yüksekti. Kontrol grubunda çalışmayan kişilerin çalışan kişilere göre depresyon skoru daha yüksekti. Eğitim durumu, medeni durum ve akrabalık durumunun depresyonla ilişkisi görülmedi. Sonuç: Canlı karaciğer vericilerinde intraoperatif süre ile sınırlı düşük doz ketamin infüzyonunun postoperatif depresif ruh hali için geliştirilmiş skorlarda anlamlı bir fark oluşturmadığını gördük. Ancak ketamin alan grupta, postoperatif depresyon skorunda preoperatif dönemdekine göre anlamlı bir değişim görülmezken, Kontrol grubunda; postoperatif depresyon skoru preoperatif döneme göre anlamlı olarak daha yüksekti. Anahtar kelimeler : Ketamin , Depresyon , Canlı karaciğer vericileri

Author

Dr. Fatih Şaşmaz

How to Cite

Fatih Şaşmaz (Tıpta Uzmanlık Tezi). İntraoperatı̇f ı̇ntravenöz ketamı̇n ı̇nfüzyonunun sağ hepatektomı̇ uygulanan canlı karacı̇ğer verı̇cı̇lerı̇nı̇n postoperatı̇f depresı̇f duygudurumu üzerı̇ne etkı̇sı̇, 2023, İnönü University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İnönü University