İslamiyetin yayılışına Kadar Keşmir
2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Neslihan Durak
Özet (TR)
Keşmir vadisi, çetin ve dağlık bir bölge olmasının yanı sıra kuzey-güney geçit yolları üzerinde bulunmamasından dolayı, kuzeyden Hindistan'a yönelenlerin istilalarından korunmayı başarmıştır. Ancak Pencap ve Sind'e inen topluluklar burada yerleşip güçlü bir devlet kurduktan sonra Keşmir'i hâkimiyetlerine almak için harekete geçmişlerdir. Coğrafi konumundan kaynaklı bütün zorluklarına rağmen Keşmir bölgesi, tarih boyunca pek çok devlet ve medeniyetin sahip olmak istediği verimli topraklara sahiptir. Doğal güzelliği, ılımlı iklimi ve kültürü ile dikkat çeken Keşmir, stratejik konumu ile yüzyıllarca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmasının yanı sıra; Hinduizm, Budizm ve günümüzde İslam nüfusunun yoğun olduğu önemli bir coğrafyadır. Araştırmanın birinci bölümünde Keşmir'in adına dair rivayetler ve vadinin oluşumu hakkında bilgiler verildikten sonra bölgenin coğrafi sınırları, dağları, su kaynakları ve göller ayrıntılı bir şekilde tasvir edilecektir. Akabinde Keşmir bölgesinde ticari ve stratejik önemi bulunan geçitleri, Aksai Chin, Cammu-Keşmir ve Azad Keşmir olarak üç parçaya bölünen Keşmir'in belli başlı yerleşim merkezleri olan Cammu, Srinagar, Ladakh, Baltistan, Gilgit, Hunza-Nagir, Aksai Chin, Azad Keşmir'in özellikleri ve önemi ortaya konulacaktır. Keşmir'e dair en eski bilgiler tabi olarak arkeolojik belge ve buluntulara dayanmaktadır. Bölgeye dair kaynaklarda Keşmir tarihi, I. Gonanda ile başlatılmaktadır. Akabinde I. Damodara, Yasovati(Yashovati), II. Gonanda kralları yönetimi yürütmüşlerdir. II. Gonanda'dan sonra kayıp krallardan kaynaklarda söz edilmekle birlikte bundan sonraki Harnadeva dönemi kaynaklarda Pandava(Pandu) Hanedanlığı olarak geçmektedir. Bu krallar hakkında bilgiler verildikten sonra bölgenin Pers ve Makedonyalılar tarafından istilası, Çandragupta, Bindusara, Aşoka ve haleflerinin tesis ettiği Maurya hanedanlığı hakkında bilgiler verilecektir. Bu arada bölgenin kuzeyden gelen mukimleri olan Sakalar, Kuşanlar, Guptalar ve Akhunların Keşmir ve çevresindeki faaliyetleri ikinci bölümde izah edilecektir. Akhun kralı Mihirakula'nın ölümünden sonra Keşmir'de mahalli hanedanlar yönetime gelmeye başlamıştır. Bunlar sırası ile Gonanda Hanedanlığı, Vikramaditya Hanedanlığı, Gonanda Hanedanlığının hâkimiyeti yeniden ele geçirmesi, Karkota Hanedanlığı, Utpala Hanedanlığı, I. Lahor ve II. Lahor hanedanlığıdır. Karkota Hanedanlığının sona ermesine rağmen Utpala hanedanlığında Avantivarman'nın başa geçmesi ile Keşmir'de birçok alanda ilerlemeler yaşanmıştır. Ancak bundan sonraki Keşmir tarihinde önemli boşluklar yaşanmaya başlamıştır. Kısa süreli ve baskıcı yönetimler, entrikalar, iç isyanlar ve siyasi amaçlarla işlenen cinayetler krallığın küçük bir prensliğe dönüşmesine yol açmıştır. Tüm bu gelişmeler ile birlikte Gaznelilerin Keşmir hâkimiyeti, tüm bunlar üçüncü bölümün konusunu teşkil edecektir. Dördüncü bölümde ise bahsi gecen dönemlerde Keşmir'in sosyal-Kültürel ve ekonomik yapısı hakkında bilgiler verilirken bölgenin dini, ekonomik, sosyal ve ekonomik özelliklerine yer verilecektir.
Yazar
Dr. Saadet Şeker
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Saadet Şeker (Yüksek Lisans Tezi). İslamiyetin yayılışına Kadar Keşmir, 2019, İnönü University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İnönü University tezlerinden daha fazlası
- Pediatri hemşirelerinin terapötik oyuna yönelik bilgi, görüş ve uygulamaları(2017)
- Deneysel periodontitis oluşturulmuş ratlarda pistacia eurycarpa yalt uygulamasının periodontal kemik yıkımı ve oksidatif stres üzerine etkilerinin incelenmesi(2021)
- Normal doğum inancı düşük olan primipar gebelere yapılan motivasyonel görüşmelerin medikal ve doğal doğum inancına etkisi(2022)
- Epilepsi tanılı çocuk hastalarda genetik etiyolojinin hedeflenmiş yeni nesil dizi analizi verilerine dayanarak retrospektif olarak araştırılması(2022)
- İbn Hacer el-Heytemî ve el-Fethu'l-Mubîn bi-Şerḥi'l-Erbaʿîn isimli eserindeki şerh metodu(2022)
- Bipolar bozukluk tanılı hastaların mani ve remisyon dönemlerindeki serum BDNF, S100B düzeylerinin sağlıklı gönüllülerle karşılaştırılması ve sonuçların nöropsikolojiktestlerle değerlendirilmesi(2022)
