Medical SpecialtyOpen Access

Kaşeksi tanısıyla takip edilen ergen hastaların sol ventrikül mekaniğinin doku doppler incelemesi ve insülin rezistansı ile ilgili klinik ilişkilerin değerlendirilmesi

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Fırat Kardelen

Abstract (TR)

GİRİŞ-AMAÇ: Malnütrisyon çocukluk çağında sık karşılaşılan hastalıklardan bir tanesidir. Malnütrisyonu olan çocuklarda gastrointestinal sistem, endokrin sistem, nörolojik sistem, bağışıklık sistemi, solunum sistemi ve kardiyovasküler sistem başta olmak üzere pek çok sistem etkilenmektedir. Malnütrisyonlu çocuklarda vücudun diğer sistemlerindeki değişiklerle birlikte olduğu düşünülen hipotansiyon, kardiyak aritmi, diyastolik fonksiyon bozukluğu, kalp yetmezliği ve ani ölüm gibi kardiyak anormal bulgular görülmektedir. Kaşeksi herhangi bir kronik hastalığa bağlı proinflamatuar sitokinlerin yol açtığı kilo kaybıyla karakterize karmaşık bir metabolik sendromdur. Zayıflık ise kronik hastalık varlığı olmadan bireyin vücut kitle indeksinin VKİ -2 SDS ve -3 SDS arasında olma durumudur. Bu çalışmanın amacı 13 - 18 yaş grubundaki zayıf ve ciddi zayıf çocuk hastaların elektrokardiyografik, ekokardiyografik, biyokimyasal parametrelerini ve efor kapasitelerini incelemek ve insülin rezistansıyla aralarındaki korelasyonu araştırmaktır. GEREÇ-YÖNTEM: Çalışmaya 13-18 yaş arasında VKİ<-2 SDS, herhangi bir kronik hastalığı olmayan 25 hasta(15 kız %60, 10 erkek %40) dahil edilmiştir. Bu hastaların boy, kilo, VKİ, yaş ve cinsiyet gibi klinik verilerine göre hastalar çalışmaya dahil edildi. VKİ -2 ile -3 SDS arasında olan hastalar zayıf, VKİ<-3 SDS olan hastalar ise ciddi zayıf olarak adlandırılmaktadır. Daha önce tetkikleri yapılmış olan hastaların serum glukoz, insülin, lipidler, ALT, kreatinin, Pro-BNP, troponin, CK-MB tetkikleri ile birlikte tek bir uzman tarafından yapılan M-mod ve doku doppler ekokardiyografileri, 24 saatlik ambulatuvar holter ritmleri ve efor stres testi sonuçları dahil edilmiştir. BULGULAR: Çalışmaya VKİ<-2 SDS olan 13-18 yaş arası 25 hasta dahil edilmiştir. Hastaların %60'ı kız, %40'ı erkektir. HOMA-IR, insülin direncini değerlendiren bir indeks olup çalışmamızdaki 7 hastanın (6 K, 1 E, %28) insülin direnci olduğu gözlenmiştir. Çalışmamızdaki zayıf ve ciddi zayıf insülin rezistansı açısından kendi arasında karşılaştırıldığında ciddi zayıf grupta anlamlı şekilde insülin rezistansı daha fazla saptanmıştır. Çalışmamızdaki 5 hastanın (%20) LDL seviyesi beklenenden yüksektir. Bulgularımıza göre EDV (3 kişi, %12) ve LVDMass (9 kişi, %36) değerlerinde beklenenden düşük değerler gözlenmiştir. FS ve ESV değerlerinde tüm hastalar normal seviyelerde bulunmuştur. LV Diyastolik kitle ve LV sistolik kitle ile VKİ arasındaki korelasyonlarda benzer bir şekilde VKİ ile arasında anlamlı ilişki gözlenmemiştir (sırasıyla r =0.13, p =0.55; r =0.22, p =0.36). Sistolik fonksiyonlar ile VKİ ilişkisinin incelenmesi için ayrıca EF% (r =0.12, p =0.58) ve FS% (r =0.07, p =0.75) değerleri incelenmiştir ancak anlamlı sonuçlara ulaşılamamıştır. Araştırmamızın amaçları kapsamında LV MPİ ile VKİ arasındaki korelasyon incelenmiş anlamlı sonuç gözlenmemiştir (r =0.03, p =0.92) ancak insülin direnci ile LV MPİ arasında anlamlı ilişkisi bulunmaktadır (r =0.44, p =0.08) Bulgularımızda VKİ (r = -0.08, p =0.70) ve insülin rezistansı (r = -0.27, p =0.26) ile sağ ventrikül disfonksiyonu arasında anlamlı ilişkiler gözlenmemiştir. Zayıf ve ciddi zayıf hastaların doku doppler ekokardiyografi verileri karşılaştırıldığında zayıf hastaların LV lateral ventrikül A dalgası velositesi ciddi zayıf hastalara göre anlamlı derecede yüksek çıkmıştır (p<0.05). Hastaların 6'sında (%31,6) SVE, 3'ünde(%15,8) ST-T değişkenliği ve 3 hastada(%15,8) VES saptanmıştır. SVE görülen hastaların 1 tanesinde %10 SVE saptanmış, diğer hastalar nadir SVE olarak yorumlanmıştır. VES görülen bu hastaların ise tamamında nadir VES saptanmıştır. Ancak SVE ve VES'le ilgili saptadığımız bu bulgu normal popülasyondakiyle aynıdır. Kalp hızı değişkenliği verilerine göre pNN50'nin 15'ten düşük olduğu gözlenen 4 hasta (%21.1), RMSSD'nin 25'ten düşük olduğu 1 hasta(%5.2) ve trianguler indeksin 30'dan düşük olduğu 4 hasta(%21.1) hasta tespit edilmiştir. SONUÇ: Çalışma grubumuzun %28'inde insülin rezistansı bulduk ve bu, ciddi zayıf grupta daha yaygındı. İnsülin rezistansı ve sol ventrikül diyastolik disfonksiyonu arasında bir ilişki vardı, ancak VKİ ve diastolik ya da sistolik fonksiyonlar arasında bir ilişki bulunmamıştır. Zayıf grupta, LV lateral ventrikül A dalgası hızı ciddi zayıf gruptan daha yüksekti. Kalp hızı değişkenliği verilerine göre, belirli değerlerin altında olan hasta sayısı şu şekildedir: pNN50<15 olan 4 hasta(%21), RMMSD<25 olan 1 hasta(%5.2), ve trianguler indeks<30 olan 4 hasta(%21). Zayıf ve ciddi zayıf hastaların, insülin rezistansı ve diastolik fonksiyonlar açısından ekokardiyografi ve biyokimya parametreleri ile takibi gerekmektedir.

Author

Dr. Orhan Göksu

How to Cite

Orhan Göksu (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kaşeksi tanısıyla takip edilen ergen hastaların sol ventrikül mekaniğinin doku doppler incelemesi ve insülin rezistansı ile ilgili klinik ilişkilerin değerlendirilmesi, 2024, Akdeniz University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University