Medical SpecialtyOpen Access

Katamenial migrende serebral vazomotor reaktivite ve oksidatif stresin rolü

2012
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ali Akyol

Abstract (TR)

Migren, nörovasküler disfonksiyon, trigeminal sinir ağrı yolaklarının periferik ve santral bileşenlerinin rol oynadığı, kompleks patofizyolojiye sahip nörovasküler bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Migrenin patofizyolojisinde serebrovasküler faktörler ve hemodinamik degişikliklerin önemli rol oynadığı belirtilmektedir. Çok sayıda migren hastasında perimenstrüel dönem ve menstrüasyon sırasında başağrısının artması, menstrüel migren (MM) kavramını gündeme getirmiştir. Perimenstrüel dönemde oluşan hormonal değişiklikler migren eşiğini düşürmektedir. Bu dönemde var olan östrojen piki sonrası ani östrojen düşmesinin migren için bir sebep değil, tetikleyici olduğu düşünülmektedir. Östrojen düşüşünün hangi mekanizma ile migrene sebep olduğu tam anlamıyla açıklığa kavuşmuş değildir.Premenopozal kadınlarda arteriyel reaktivitenin geçici değişiklik göstermesinin primer mekanizmalarından biri mentrüel siklusta NO üretimindeki değişiklikler olabilir. NO vasküler yapıda vazodilatasyona yol açarak vazomotor reaktiviteyi olumsuz etkileyebilir. Transkraniyal Doppler (TCD), noninvaziv, kolay uygulanabilen, bir yöntem olup fonksiyonel testlerle, migrende hemodinaminin değerlendirilmesi üzerine çalışmalar yapılmaktadır.Vazoreaktivite damarın dilate olabilme potansiyelini gösterdiğinden otoregülasyon ile yakından ilişkilidir ve dolayısıyla dokunun gerekli durumlarda serebral kan akımını sabit tutabilme, azaltma veya arttırabilme potansiyelini göstermektedir. Literatüre bakıldığında migren hastalarında vazomotor reaktiviteyi, oksidatif stres parametrelerini ve bunlar arasındaki ilişkiyi inceleyen yayınlar olmasına karşın menstruel migrene dair çalışma yoktur. Çalışmamızda menstruel migrenli hastalarda foliküler ve luteal fazlarda transkranial doppler ölçümleri ile serebral vazoreaktiviteyi BHI, VEBF üzerinden değerlendirmeyi ve bu durumun serum östrojen, NO, MDA, SOD, GSH, GSH-Px, GSH-Rd serum düzeyleri ile ilişkisini incelemeyi amaçladık.Çalışmamıza IHS 2004 tanı kriterleri ile tanısı konan 20 menstruel migren hastası ve 20 sağlıklı gönüllü kadın katıldı. Düzensiz menstrüel siklus olması, oral kontraseptif kullanımı, migren profilaksi tedavisi ve sigara kullanması, enfeksiyon veya ek başka hastalığı ve ilaç kullanımı olması ve ölçüm öncesi en az 24 saat alkol ve kafeinli içecek kullanmış olması dışlama kriterleri olarak belirlendi. Katılımcılar foliküler (menstrüel siklusun 3-8. günleri) ve luteal fazda (menstrüel siklusun 18-23. gün) sabah östrojen, NO, MDA, SOD, GSH, GSH-Px, GSH-Rd kan düzeyleri tespit edilmek üzere kan örnekleri alındıktan sonra serebral vazomotor reaktivite, BHI ve VEBF ölçümü ile değerlendirildi.Hasta ve kontrol grupları arasında yaş, aylık menstrüel periyod günü yönü ile anlamlı istatistiksel farklılık saptanmadı. Öte yandan iki grup arasında foliküler ve luteal fazda çalışılan oksidatif stres göstergeleri karşılaştırıldığında, hasta grubunda foliküler fazda GSH-Px enziminin kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu saptandı. Vazomotor reaktivite bulgularında ise sol BHI foliküler faz değerleri hariç tüm vazomotor reaktivite değerleri hem foliküler hem de luteal fazlarda hasta grubunda belirgin olarak daha düşük elde edildi. Vazomotor reaktivite foliküler ve luteal fazlar göz önüne alınarak karşılaştırıldığında kontrol grubunda bilateral VEBF ve sol BHI değerlerinde luteal fazda belirgin artış gösterirken aynı farklılık hasta grubunda izlenmedi. Antioksidan etkili GSH-Rd ve SOD değerleri hasta grubunda luteal fazda anlamlı artış gösterdi ancak bu fark kontrol grubunda izlenmedi. Kontrol grubunda ise; NO foliküler fazda, GSH-Px ise luteal fazda anlamlı düzeyde artmaktaydı. Vazomotor reaktivite ile oksidatif göstergeler arası herhangi bir korelasyon saptanmadı.Bu çalışmada kontrol grubunda izlenen foliküler fazda düşük, luteal fazda artış gösteren vazomotor reaktivite yanıtları menstrüel migren hastalarında mevcut olmadığı gibi düşük elde edildi. Bu durum serebral otoregulasyonun menstrüel migrenli hastalarda bozuk olduğunu düşündürmekte olup bu konuda literatürde yeterli veri yoktur. Öte yandan oksidatif stres parametrelerine bakıldığında literatürle uyumlu olarak kontrol grubunda foliküler fazda luteal faza göre artmış NO düzeyleri saptandı. Migren hastalarında antioksidan etkili GSH-Rd ve SOD ise kontrol grubundan farklı olarak luteal fazda yüksek, foliküler fazda ise düşük olarak elde edildi. Bu sonuç, östrojen hakimiyetin de ki luteal fazda, serbest oksijen radikallerinin artışına bağlı antioksidan savunma sisteminin devreye girmesi lehine yorumlandı. Diğer antioksidan etkili GSH-Px foliküler fazda hasta grubuna göre kontrol grubunda anlamlı olarak yüksekti. Yine foliküler dönem verileri incelendiğinde GSH-Px'in kontrol grubuna göre migren hastalarında daha düşük elde edilmesi, migren hastalarında antioksidan savunma sisteminin foliküler fazda normal bireylere göre daha yetersiz olduğunu düşündürdü. Bununla beraber kontrol grubunda fizyolojik olarak ortaya çıkan vazomotor reaktivitenin luteal fazda artış göstermesi migrenlilerde izlenmedi. Bu durum serebral otoregulasyonun menstrüel migrenli hastalarda bozuk olduğunu düşündürmektedir. Menstrüel migren patofizyolojisi ve serebral otoregülasyon ile ilişkisi ileri çalışmalarla daha net ortaya konarak yeni tedavi stratejileri geliştirilebilinir.

Author

Dr. Hasibe Özgeçen Dincel

How to Cite

Hasibe Özgeçen Dincel (Tıpta Uzmanlık Tezi). Katamenial migrende serebral vazomotor reaktivite ve oksidatif stresin rolü, 2012, Adnan Menderes University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Adnan Menderes University