Yüksek LisansAçık Erişim

Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içerisinde oturmaya elverişli konutu olması sebebiyle kiralananın tahliyesi

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Dörttepe Okutan

Özet (TR)

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun konut ve çatılı işyeri kira ilişkilerine ilişkin düzenlemeleri kiracının barınma hakkını ve kira ilişkisinin zayıf tarafı konumunda olmasını gözeterek kiracının korunmasını ilkesini benimser. Ancak, kiracının temel insan haklarından biri olan barınma hakkının yanında kiraya verenin de kiralanan üzerindeki mutlak hak niteliğindeki mülkiyet hakkının varlığını göz ardı etmemek adına kiraya verene sınırlı sayıda bazı tahliye imkânları tanınmıştır. Çalışmada kiraya verene tanınmış söz konusu tahliye imkânlarından birisi olan ve Türk Borçlar Kanununun 352. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen kira sözleşmesinin akdi esnasında kiraya veren tarafından bilinmemesi şartı ile kiracıya veya birlikte yaşadığı eşine ait kiralanan ile aynı ilçe veya belde belediye sınırlarındaki oturmaya elverişli konut sebebiyle kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açmak suretiyle kira sözleşmesinin sona erdirilmesi konusu incelenmiştir. Türk Borçlar Kanunun 352. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca kiraya veren tarafından tahliye davası açılabilmesi için bazı şartların sağlanması gerekir. Kiraya verenin kiracıya veya birlikte yaşadığı eşine ait kiralanan ile aynı ilçe veya belde belediye sınırlarında yer alan oturmaya elverişli konut sebebiyle kiralananın tahliyesini dava yolu ile talep edebilmesi için kiralananın konut vasfında bulunması gerekir, kiralananın çatılı işyeri olması hâlinde ilgili tahliye imkânına başvurma olasılığı bulunmaz. Konutun kiracıya veya birlikte yaşadığı eşine ait olması gerekmekte; birlikte yaşadığı eşine ait olması hâlinde salt evlilik birliği ile bağlı olduğu eşi olarak algılanmaması gerektiği, birlikte yaşama şartının sağlanması ve birlikte yaşama olgusunun kapsamı detaylı şekilde incelenmiştir. Kiracıya veya birlikte yaşadığı eşine ait konutun kiralanan ile aynı ilçe veya belde belediye sınırlarında yer alması ve objektif ve sübjektif koşulların birlikte sağlanması ile oturmaya elverişli olması gerekmekte; aynı ilçe veya belde belediye sınırlarından anlaşılması gerekenin ne olduğu, kapsamı ve yasal düzenlemenin uygulamadaki yansımasının nasıl olması gerektiği, objektif ve sübjektif koşulların sağlanmasından anlaşılması gerekenin ne olduğu, hangi hallerde oturmaya elverişlilikten söz edilemeyeceği detaylı şekilde incelenmiştir. Kiraya verenin ilgili tahliye imkânına başvurabilmesi için kiracıya veya birlikte yaşadığı eşine ait konutun varlığını kira sözleşmesinin akdi esnasında bilmemesi gerekir. Sonradan öğrenmesi hâlinin kiracı ve ailesi açısından özel hayatın gizliliği ilkesi doğrultusunda detaylı değerlendirilmesi yapılmıştır. Nihai olarak, kiraya verenin tüm şartların sağlanması hâlinde kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açma hakkı mevcuttur. Bu kapsamda çalışmanın amacı, hem doktrindeki görüşleri hem de yargı kararlarını bir arada değerlendirmek sureti ile söz konusu tahliye sebebinin hukuk sistemimizdeki yerini ortaya koymak ve uygulamada yaşanan tereddütlere çözüm önerileri sunmaktır.

Yazar

Aleyna Tunç

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Aleyna Tunç (Yüksek Lisans Tezi). Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içerisinde oturmaya elverişli konutu olması sebebiyle kiralananın tahliyesi, 2025, Antalya Bilim University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Antalya Bilim University tezlerinden daha fazlası