DoctorateOpen Access

Kistik ekinokokkozisde proinflamatuar sitokin, sitokin reseptör ve kemokin yanıtı

2009
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Çiler Akısü

Abstract (TR)

Giriş: Tüm dünyada ve Türkiye'de yaygın olarak bulunan Echinococcus granulosus`un (E. granulosus) larval formlarının neden olduğu kistik ekinokokkozis (KE), hem halk sağlığı yönünden hem de ekonomik yönden çok önemli olan paraziter bir hastalıktır. Hastalığın klinik olarak çeşitli formlarda ve farklı şiddetlerde ortaya çıkması, hastalığa karşı farklı immün yanıtların geliştiğini göstermektedir. Özellikle son 10 yılda olmak üzere, KE'in gelişiminin, klinik seyrinin, sonuçlarının ve farklı immün yanıtların belirlenebilmesinde, birçok immünolojik parametre araştırılmaktadır. Bu alandaki yeni bakış açıları, KE'de Th1 ve Th2 immün yanıtlarının birlikte bulunduğunu ortaya koyan çalışmalardan köken almaktadır. Bu nedenle KE'de bu immün yanıtların meydana gelmesinde görev alan spesifik sitokinlerin, sitokin reseptörlerinin ve kemokinlerin araştırılması büyük önem taşımaktadır.Amaç: Bu çalışmada, cerrahi tedavi sonrası iyileşmiş KE hastaları ile progresif KE hastalarında, IFN gama, interlökin IL4, IL12(p40), IL13 sitokinlerini, solubl IL2 sitokin reseptörünü (sIL2Ralfa), IL1beta proinflamatuar sitokinini, IL8 kemokinini ve bunların birbirleriyle ilişkileri ile hastalığın gelişimindeki rollerini araştırmayı, Türkiye'deki farklı KE hasta gruplarında görülen immün yanıtları tanımlayabilmeyi ve serum IgG antikor yanıtlarını değerlendirmeyi hedefledik.Gereç ve Yöntemler: Cerrahi tedavi sonrası iyileşmiş 10 KE hastasının, 19 progresif KE hastasının ve 13 sağlıklı bireyin periferik kan mononükleer hücre (PKMH) kültürlerindeki IFN gama, IL4, IL12(p40), IL1beta, sIL2Ralfa, IL13 sentezleri ve serumlarındaki IL1beta, sIL2Ralfa, IL8 düzeyleri, ticari ELISA setleri ve kiti kullanılarak araştırıldı. Bunun yanı sıra, hastaların ve kontrol bireylerinin serum IgG antikor yanıtları, in house ELISA yöntemiyle, belirlendi. İstatistik analizi SPSS 16.0 bilgisayar programı kullanılarak yapıldı.Bulgular: İyileşmiş KE hastaları ve kontrol grubu bireylerinin hiçbirisinde spesifik IgG antikor yanıtının bulunmadığı, progresif KE hastalarının ise %74'ünde spesifik IgG antikor yanıtının bulunduğu saptandı. İyileşmiş KE hastalarının PKMH'lerinin IFN gama (Th1 sitokini) sentezi, progresif KE hastalarına ve kontrol grubu bireylerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p<0,0167). Progresif KE hastalarının PKMH'lerinin ise kontrol grubu bireylerininkine göre, istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek miktarda IL4 (Th2 sitokini) sentezlediği tespit edildi (p=0,03). Progresif KE hastaları, akciğer veya karaciğerde kist bulunmasına göre ele alındığında, karaciğerde kisti olanların anlamlı olarak daha yüksek IL4 sentezlediği tespit edildi (p=0,029). Progresif hasta grubunda, IFN gama yanıtları ile IL4 yanıtları arasında, olumlu yönde anlamlı ilişki saptandı (Yirmibeş ? g/ml ve 10 ? g/ml antijen konsantrasyonları için sırasıyla r=0,520 ve r=0,487, p ? 0,05). Bununla birlikte, çalışma kapsamındaki tüm bireyler göz önüne alındığında, 25 ? g/ml, 10 ? g/ml ve 5 ? g/ml antijen konsantrasyonuyla uyarılmış PKMH'lerinin IL4 yanıtları ile serumlardaki IgG yanıtları arasında, olumlu yönde, orta derecede anlamlı ilişki bulundu (sırasıyla r=0,383, r=0,317 ve r=0,419, p ? 0,05). İyileşmiş KE hastalarının PKMH'lerinde, kontrol grubu bireylerine göre istatistiksel olarak anlamlı olarak yüksek düzeyde IL12(p40) yanıtı tespit edildi (p=0,015). IL2sRalfa yanıtları değerlendirildiğinde ise, progresif grup KE hastalarının PKMH'lerinin IL2sRalfa sentezi, kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı olarak yüksek düzeyde bulundu (p ? 0,05). Hem iyileşmiş hem de progresif KE hastalarının PKMH'lerinde, kontrol grubu bireylerininkinden daha yüksek IL13 düzeyleri olduğu tespit edildi (p>0,05). Serumlardaki IL1beta, IL2sRalfa ve IL8 yanıtlarının ise, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark göstermediği saptandı (p> 0,05).Sonuç: Özellikle ilaç ya da cerrahi tedavi sonrası KE hastalarının takibinde, IgG ELISA testi ile birlikte IgG4 ya da IgE gibi farklı antikor yanıtlarını arayan testlerin kullanılması daha yararlıdır. Hem iyileşmiş, hem de progresif hasta grubunda IFN ? ile IL4 sentezinin bir arada bulunması, bu sitokin düzeylerinin kontrol grubundakilerden yüksek olması ve progresif hasta grubunda IL4 yanıtları ile IFN gama yanıtları arasında olumlu yönde bir ilişki tespit edilmiş olması, kist sıvısının farklı antijenler içerdiğini ve dolayısıyla KE'de Th1 ve Th2 hücrelerinin birlikte aktive olduğunu göstermektedir. Cerrahi tedavi sonrasında iyileşmiş hastalarda IFN ? sentezinin artmış olması ise, hastalığa direncin (koruyucu immünite) Th1 hücre aktivasyonu ile ilişkili olduğuna işaret etmektedir. Bu nedenle KE hastalarında, cerrahi tedavi öncesi ve sonrası IFN ? düzeyleri, hastalığın cerrahi sonrası klinik takibinde kullanılabilir. Hem hastaların PKMH'lerinde yüksek IL4 düzeyleri saptandığından, hem de IL4 yanıtları ile serum IgG arasında anlamlı bir ilişki bulunduğundan; hastalığın progresyonunun belirlenmesinde IL4 takibi önemli olabilir. İyileşmiş hastalarda yüksek düzeyde saptanan IL12(p40)'ın, hastalığın cerrahi tedavisi ile bu sitokin arasında bir bağlantının bulunduğuna ve cerrahi sonrası iyileşmede IL12'nin kritik bir role sahip olabileceğine işaret etmektedir. Bu nedenle, IL12, cerrahi sonrası hasta takibinde hem IFN ? yanıtı, hem de spesifik antikor yanıtı ile birlikte yararlı olabilir. Elde etmiş olduğumuz tüm verilerin, bugüne kadar KE'de immünitenin araştırıldığı çalışmaları destekler nitelikte olması ya da yapılacak yeni çalışmalara katkıda bulunması bakımından, konuya yönelik ileri araştırmalar için yararlı olacağını düşünmekteyiz.

Author

Dr. Serap Arcak

How to Cite

Serap Arcak (Doktora Tezi). Kistik ekinokokkozisde proinflamatuar sitokin, sitokin reseptör ve kemokin yanıtı, 2009, Dokuz Eylül University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University